Her yaz aynı heyecanla beklediğimiz Heyamola Deniz Şenlikleri ve Festivali, İnebolu'nun denizle kurduğu kadim dostluğun, sokaklarında dolaşan çocuk seslerinin, gurbetten gelen hemşehrilerin, esnafın yüzünü güldüren hareketliliğin ve yıllardır aynı meydanda buluşan insanların ortak sevincinin adıdır. Festival elbette eğlencedir, elbette konserdir, elbette meydanların dolmasıdır; fakat bunların hepsinden önce bir şehrin kendisini dünyaya nasıl anlattığı, nasıl hatırlanmak istediği ve gelecek kuşaklara nasıl bir miras bırakmak istediğinin de en güçlü ifadesidir.

Çünkü festival dediğimiz şey, birkaç gün süren etkinliklerin toplamı değildir; bir şehrin hafızasının vitrine çıktığı, kültürünün kendisini yeniden hatırlattığı, geçmişiyle geleceği aynı sahnede buluşturabildiği zaman gerçek anlamına kavuşur.

İşte tam da bu nedenle İnebolu Belediyesi tarafından düzenlenen Heyamola Deniz Şenlikleri ve Festivali'nin artık yalnızca müzik ve eğlence ekseninde değil, İnebolu'nun kültürel kimliğini taşıyan değerleri de merkezine alan daha büyük bir anlayışla yoluna devam etmesi gerektiğine inanıyorum.

Çünkü bizim elimizde yalnızca güzel bir sahil, güzel bir meydan ya da güzel bir yaz akşamı yok. Bizim elimizde Türkiye'nin pek çok şehrinin bugün yeniden üretmeye çalıştığı ama bizim yıllardır farkına varamadığımız çok kıymetli bir kültürel miras bulunuyor.

Mesela Kemaneci Murat...

Bugün adını her geçen gün daha fazla duyurmaya çalıştığımız, belgeselini hazırladığımız, tanıklıkları kayıt altına aldığımız, İnebolu kemanesi kültürünü yeniden ayağa kaldırmaya gayret ettiğimiz Kemaneci Murat, yalnızca bir müzisyen değildir. O, İnebolu'nun sesi, düğünlerinin neşesi, sokaklarının ezgisi, insanlarının ortak hafızasıdır. Onun adı artık sadece hatıralarda değil, festival programlarında da yaşamalıdır.

Neden festival kapsamında "Kemaneci Murat Anma Gecesi" yapılmasın?

Neden İnebolu kemanesi ustaları aynı sahnede buluşturulmasın?

Neden gençler bu kültürü canlı olarak dinleme fırsatı bulmasın?

Neden belgesel gösterimleri, söyleşiler, sergiler ve dinletiler festivalin ayrılmaz bir parçası olmasın?

Bunun yanında İnebolu'nun yetiştirdiği ya da yolu İnebolu'dan geçmiş yazarlar, şairler, araştırmacılar, gazeteciler, sanatçılar ve kültür insanları da festivalin doğal misafirleri hâline gelebilir. Bir gün şiire, bir gün edebiyata, bir gün yerel tarihe, bir gün halk müziğine ayrılabilir. Kitap stantları kurulabilir, imza günleri yapılabilir, çocuklarla yazarlar buluşturulabilir, söyleşiler düzenlenebilir. Çünkü kültür, yalnızca alkışlanan konserlerden ibaret değildir; okunan bir kitapta, anlatılan bir hikâyede, söylenen bir türküde ve paylaşılan bir hatırada da yaşamaya devam eder.

Bunun en güzel örneklerinden biri yıllardır Cide'de gerçekleştirilen Rıfat Ilgaz etkinlikleridir. Bugün insanlar yalnızca denizi görmek için değil, Rıfat Ilgaz'ın adını yaşatan kültürel atmosferi solumak için de Cide'ye gidiyor. Bir yazarın adı bir ilçenin hafızasına dönüşebiliyor, bir kültür etkinliği zamanla o kentin marka değerlerinden biri hâline gelebiliyor.

Peki neden İnebolu da kendi kültürel zenginliğini aynı cesaretle sahiplenmesin?

Neden Heyamola Festivali, Karadeniz'in yalnızca en güzel yaz festivallerinden biri değil, aynı zamanda kültür, sanat ve edebiyatın da buluşma noktası olmasın?

Çünkü biliyoruz ki konser biter, sahne sökülür, ışıklar kapanır; ama bir kitap yıllarca rafta kalır, bir belgesel nesilden nesile izlenir, bir kemane ezgisi hafızalarda yaşamaya devam eder.

İnebolu'nun buna fazlasıyla layık olduğuna inanıyorum.

Bu yıl olmazsa gelecek yıl...

Ama şimdiden konuşmalı, şimdiden planlamalı ve şimdiden hayal kurmalıyız.

Belki de Heyamola Deniz Şenlikleri'nin ikinci büyük hikâyesi tam da burada başlayacaktır.

Çünkü festival dediğimiz şey, sadece birkaç gün eğlenmek değil; yüz yıl sonra bile "İşte o şehir, kendi değerlerine sahip çıkmıştı." dedirtebilmektir.

Ve inanıyorum ki İnebolu bunu başarabilecek birikime, insana, tarihe ve ruha fazlasıyla sahiptir. Yeter ki kendi sesimizi, kendi kemanemizi, kendi yazarımızı, kendi hikâyemizi festivalin en görünür yerine koymayı başarabilelim.