İnebolu’da 9–15 yaşındaki bir çocuk, öğle arasında cebindeki parayı hesaplayıp en ucuz çiğköfteyi alıyorsa, artık “Çocuk ne yemek istiyor?” sorusunu değil, “Çocuk neden sağlıklı bir öğüne ulaşamıyor?” sorusunu sormalıyız.
Çünkü mesele yalnızca karın doyurmak değildir. Büyüme çağındaki çocukların yeterli ve dengeli beslenmesi; sağlıklarını, gelişimlerini ve okul başarılarını doğrudan etkiler.
O halde soruyu açıkça soralım:
İnebolu’da bu sorun için kim, ne yapacak?
Belediye, okul çağındaki çocukların sağlıklı ve ekonomik öğünlere ulaşabilmesi için ilgili kurumlarla birlikte ücretsiz veya düşük maliyetli okul yemeği modelini gündemine almalı.
Okullar ve eğitim kurumları, çocukların öğle saatlerinde ne tükettiğini görmezden gelmemeli. Ailelerin ekonomik durumunu teşhir etmeden, ihtiyaç sahibi çocuklara yönelik gizli, erişilebilir ve düzenli destek mekanizmaları oluşturulmalı.
İlçe düzeyindeki kamu kurumları ise çocukların beslenme durumunu veriye dayalı biçimde izlemeli; sorunun boyutunu rakamlarla ortaya koymalı ve çözüm için yerel yönetimle koordinasyon sağlamalı.
Esnaf da bu sorumluluğun dışında değildir. Okul çevresindeki işletmeler, çocukların ulaşabileceği fiyatlarda sağlıklı menü seçenekleri sunabilir. Bir sandviç, ayran, meyve ya da dengeli bir öğünün çocukların bütçesine uygun hale getirilmesi bile önemli bir katkıdır.
Ancak bu mesele bir kampanya fotoğrafına, günlük ikrama veya birkaç koli gıdaya indirgenmemeli.
Sürdürülebilir bir sistem kurulmalı.
Kim, kaç çocuğa ulaşıyor?
Kaç çocuk düzenli destek alıyor?
Sunulan öğünler hangi besinlerden oluşuyor?
Maliyeti ne?
Sonuçları ne?
Bu soruların yanıtları kamuoyuyla açıkça paylaşılmalı.
Çünkü 9 yaşındaki bir çocuk ekonomi hesabı yapmak zorunda değildir.
“Bugün ne yiyebilirim?” diye değil, “Bugün ne yiyeceğim?” diye düşünmelidir.
Mesele çiğköfte değil.
Mesele, bir çocuğun neden her gün çiğköfte yemek zorunda kaldığıdır.
Bu nedenle İnebolu Belediyesi, okullar, kamu kurumları, veliler ve esnaf için artık somut bir görev vardır:
Çocukların okul saatlerinde sağlıklı ve ulaşılabilir bir öğüne sahip olmasını sağlayacak yerel bir “Okul Beslenme Masası” kurulmalı.
Bu masa etrafında belediye, eğitim kurumları, ilgili kamu birimleri, okul aileleri ve gönüllü yerel paydaşlar bir araya gelmeli; ihtiyaçlar belirlenmeli, kaynaklar oluşturulmalı, uygulama başlatılmalı ve sonuçlar düzenli olarak açıklanmalı.
Çünkü çocukların beslenmesi bir lütuf ya da geçici yardım konusu değil, ciddiyetle ele alınması gereken bir kamusal sorumluluktur.
Çocuğun tabağına bakmadan İnebolu’nun geleceğine bakamayız.