Erbilgin: ‘AKP zehirli bir propaganda aracıdır’

CHP Kastamonu İl Başkanı Hikmet Erbilgin ‘’Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşünde AK Parti’nin seçim müziği olan Dombra çalındı’’

Erbilgin: ‘AKP zehirli bir  propaganda aracıdır’
banner3

CHP Kastamonu İl Başkanı Hikmet Erbilgin Parti binasında basın açıklamasında bulundu. 

Hikmet Erbilgin yaptığı basın açıklamasında, “ Türkiye Cumhuriyeti, bir 100 yılı devirmek üzere. Cumhuriyet’imizin o şanlı yüz yılını geride bırakıp ikinci yüzyılımızı karşılamaya hazırlanıyoruz. Daha önceki basın açıklamalarımızda söylediğimiz gibi, Cumhuriyet’imizin inşasında Kastamonu’nun ayak izleri çok fazla ve dün İnebolu Şeref ve Kahramanlık Günü’nün, 1921’in yüzüncü yılında yaşadık. Ancak İnebolu’da ilk kez 9 Haziran’dan önce bir program düzenlendiğini, bir şehrin tarihine ayak uydurması gereken bakanın kaprisleri nedeniyle tarihte bakana ayak uydurulduğunu hep birlikte gördük. Yine ilimiz Milletvekillerinden Metin Çelik’in Atatürk demeden kürsüye indi açıklamam üzerine kendisi bizi hem haysiyetsizlik, hem yalan söylemekle itham ettiğini, kürsüde Atatürk dediğini sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla paylaştı” dedi.

Metin Çelik, İl Başkanı olarak beni ve Milletvekilimizi seviyesizlik ve yalancılıkla itham etmişti. Programın ismi dışında Atatürk ve İstiklal Yolu yürüyüşü demek dışında Metin Çelik program boyunca bir kez Mustafa Kemal ve Atatürk demedi diye konuşmasını sürdüren Erbilgin, “ Buradan kendisini müfteri ilan ediyorum. Ancak burada iyi olan bir şey var Metin Çelik, ben Atatürk dedim diyebilmek için sosyal medyada yaptığı açıklamada tam 13 kez Atatürk ifadesini kullandı. Bundan memnun olduğumuzu kendisine de iletmek isterim.  Bir ülkenin tarihi birkaç biçim ile çarpıtılır. 9 Haziran’ı 8 Haziran’a çekerek bu çarpıtmayı gerçekleştirebilirsiniz. İlginç bir şekilde AKP kaynakları İnebolu Şeref ve Kahramanlık Günü’nü Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşü’nü, ulus düzeyinde kutlanacağını ilan ederken İl Genel Meclis Başkanı da bunun aslında bir yerel kutlama olduğunu, 8 Haziran’ın farklı 9 Haziran’ın farklı olduğunu ifade etmeye çalışmış. Biz AKP İl Genel Meclis Başkanı’nın İl Başkanı’nın Milletvekili’nin hiçbir zaman uyumlu bir açıklama yapamadığını kaymakam polemiğinden hatırlıyoruz. Bunlar sabah kalkıp akıllarına ne gelirse o açıklamayı yapıyorlar. Bunların daha birbirlerinden haberi yok. İl Genel Meclisi Başkanı’nın da Bakanı’nı dinlemediğini anlıyoruz” ifadelerini kullandı. 

Hikmet Erbilgin konuşmasının devamında da şunları söyledi, “Buradan bizleri üzen daha çarpıcı olan başak bir şey yaşandı. Şeref ve Kahramanlık gününde yürüyüşün işaret verilmesiyle birlikte yürüyüş güzergâhı boyunca sadece AK Parti’nin seçim müziği olan Dombra çalındı. Bu ülkenin hiçbir marşı yokmuş gibi bu ülkenin hafızaya nakşedilmiş hiçbir marşı yokmuş gibi bir siyasi partinin seçim propagandasını sağlayan müziği çaldılar. İl Başkanı olarak yadırgadım mı? Kesinlikle yadırgamadım. Çünkü AKP, kendi seçim müziğini, bir ülkenin tarihine entegre etmekte ne kadar mahirse, kendi il ve ilçe başkanları Yargıtay’a hakim ve savcı yapmakta da o kadar mahir. Bunu AKP’de geçmişte yönetim kurulu üyelerinde yer almış il ve ilçe başkanlığı yapmışları Yargıtay’a hâkim ve savcı yapmalarından biliyoruz. Yargı sistemini zehirlemelerinden biliyoruz. Şimdi bir ülkenin tarihini zehirlemeye çalışıyorlar. Diğer taraftan kendilerini milletvekilliğini yapmış, ancak bugün itibariyle meclis dışında kalmış olanları da bizlerin çocukları açken 4-5 ballı maaşla kitlenin yönetim kurullarına atadığını biliyoruz. AKP bu yönüyle ülkenin değerlerini zehirlemeye devam etmektedir. Keşke o yürüyüşte bütün ulusu bütün Türkiye’yi bütün Kastamonu’yu birleştirecek marşlarla çocuklarımızı yürütselerdi. AKP zehirli bir propaganda aracıdır. Hal buyken dün akşam saatlerinde aslında başkanlık sisteminin ne kadar sıkıntılı olduğunu, başkanlık sisteminde seçilmişlerin saf dışı bırakıldığını bir kez daha yaşadık. AKP bu şehirde, mekânları cennet olsun Mustafa Sarımsakçı gibi İl Başkanlarını gördü. Bu şehir Mehmet Seydibeyoğlu gibi İl Başkanlarını gördü, Bu şehir Şaban Küçükoğlu gibi İl Başkanlarını gördü. Ahmet Urgancıları Refik Aslanları unutmadık. İl Başkanları hükümetin İl Başkanları olduklarında orada yapılan her faaliyette her icraate müdahil oldukları gibi haberleri olurdu. Bir ülkenin atanmış bakanı ilimize geliyor,  Doğan Ünlü’nün haberi yok, Bakan’ın yanında değil. Mecliste bizi temsil etsin diye seçip gönderdiğimiz iktidarın Milletvekili’nin Bakan’dan haberi yok varsa da yanında değil. Bakan seçilmişleri istememiş. Bakanın Başkanı istememiş. Bakan kendi milletvekilini istememiş. Sessiz sedasız gelmiş Pınarbaşı’na ziyaretini yapmış. Şu saate kadar İktidarın İl Başkanı’nın ve Milletvekili’nin ve diğer ilçe başkanlarının sosyal medyada bakan şehrimizde diye bir tane açıklaması yok. Bu nasıl bir acziyettir. Bu nasıl Kastamonu’yu savunmaktır. Bu nasıl siyaset yapma halidir. Bu, biraz önce saydığım İl Başkanlarını örnek almıyorsa Doğan Ünlü bir an önce görevi bırakması gerekir. Metin Çelik, milli iradenin tecellisi, atanmış bakanın şehre geldiğinden haberi yok. Bunu da Kastamonuluların takdirine sunuyorum.  Dolayısıyla bizler bütün basın açıklamalarımızda söylediğimiz gibi, AKP’li makul ailelerin çocuklarına ailelere büyüklere ve özellikle gençlere bu ülkenin milli değerlerine ortak değerlerine savunmak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi’ne davet ediyorum. Kendisini milliyetçi görenleri, kendisini muhafazakâr görenleri, bu partinin çatısı altında hem Kastamonu’yu hem ülkemizi hem de kendi geleceğimizi savunmaya davet ediyorum. Metin Çelik’i de şahsımdan ve bizlerden özür dilemeye davet ediyorum. Kendi kamera kaydını kendi basın toplantısını muhtemelen dinlememiş. Buradan bütün Kastamonululara yeniden bunları ifade etmek isterim”

YORUM EKLE
YORUMLAR
mustafa37
mustafa37 - 4 ay Önce

Bir de aynaya baksanız da konuşsanız keşke.

SIRADAKİ HABER