<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İnebolu Postası</title>
    <link>https://www.inebolupostasi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafsız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.inebolupostasi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 10 Apr 2026 14:34:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İnebolu Devlet Hastanesi’nde Yeni Göz Doktoru göreve başladı]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/inebolu-devlet-hastanesinde-yeni-goz-doktoru-goreve-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/inebolu-devlet-hastanesinde-yeni-goz-doktoru-goreve-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan atama kapsamında, Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Rumeysa Koçak, İnebolu Devlet Hastanesi’nde göreve başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tıp eğitimini tamamladıktan sonra uzmanlık eğitimini İstanbul Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başarıyla tamamlayan uzman hekim, ilk görev yeri olarak İnebolu’yu tercih etti.</p>

<p>İnebolu ve çevresindeki hastalara erişilebilir, etkin ve güncel tıbbi yaklaşımlarla hizmet sunmayı ve cerrahi tedavileri uygulamayı amaçladığını ifade etti.</p>

<p>İnebolu Devlet Hastanesi yetkilileri ise söz konusu atamanın, bölgedeki göz sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir katkı sağlayacağını belirterek, yeni göreve başlayan uzman doktora başarı dileklerini iletti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/inebolu-devlet-hastanesinde-yeni-goz-doktoru-goreve-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2026/04/661625835-1721241349271003-4054367177445053307-n.jpg" type="image/jpeg" length="51161"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnebolu Toplum Sağlığı Merkezi’nden Meme Kanseri Farkındalık Ayı etkinliği]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/inebolu-toplum-sagligi-merkezinden-meme-kanseri-farkindalik-ayi-etkinligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/inebolu-toplum-sagligi-merkezinden-meme-kanseri-farkindalik-ayi-etkinligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnebolu Toplum Sağlığı Merkezi Başkanlığı, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla Atatürk Anıtı önünde bilgilendirme etkinliği düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu Toplum Sağlığı Merkezi Başkanlığı, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla Atatürk Anıtı önünde bilgilendirme etkinliği düzenledi.</p>

<p>Etkinlik kapsamında sağlık personeli tarafından vatandaşlara meme kanserinde erken teşhisin önemi anlatıldı, bilgilendirici broşürler dağıtıldı. Kadınlara kendi kendine meme muayenesi konusunda eğitim verilerek düzenli kontrollerin hayat kurtardığı vurgulandı.</p>

<p>Yetkililer, “Meme kanseri erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksektir. Bu nedenle tüm kadınlarımızı düzenli tarama yaptırmaya davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Farkındalık çalışmaları kapsamında açılan stantta KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) hizmetleri hakkında da bilgi verilerek vatandaşlar ücretsiz taramalara davet edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>1-31 EKİM MEME KANSERİ FARKINDALIK AYI NEDİR?</strong></p>

<p>Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de Ekim ayı, “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” olarak kabul edilmektedir. Her yıl Ekim ayında kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve medya organları iş birliği ile toplumda farkındalık oluşturacak etkinlikler gerçekleştirilmektedir.</p>

<p>Bu çalışmaların amacı; toplumun meme kanserine neden olan risk faktörleri hakkında bilgilendirilmesi ve erken teşhis için düzenli taramaların zamanında yaptırılmasının teşvik edilmesidir.</p>

<p><strong>MEME KANSERİ HAKKINDA TEMEL BİLGİLER</strong></p>

<p>Meme kanseri, dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Genellikle memedeki süt salgılayan bezlerde (lobüller) veya süt taşıyan kanallarda (duktuslar) başlar. Daha nadir olarak meme dokusundaki yağ veya bağ dokusunda da gelişebilir.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı verilerine göre her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadına meme kanseri teşhisi konmaktadır. Bu hastalık, kadınlarda yeni tanı konulan tüm kanserlerin %23,8’ini oluşturarak birinci sırada yer almaktadır. Ülkemizde ise yılda yaklaşık 27 bin kadına meme kanseri tanısı konmakta ve her 18 kadından biri, yaşamı boyunca bu hastalığa yakalanma riski taşımaktadır. Bu nedenle meme kanseri, erken teşhis ve bilinçlendirme yoluyla etkili bir şekilde mücadele edilmesi gereken önemli bir halk sağlığı sorunudur.</p>

<p><strong>MEME KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?</strong></p>

<p>Erken dönemde meme kanseri genellikle belirti vermez. Bu nedenle tarama büyük önem taşır. Meme kanserinin en sık rastlanan belirtisi; memede ağrısız, zamanla büyüyen bir yumrunun (kitlenin) ele gelmesi, hissedilmesidir.</p>

<p><img alt="Tsm2 1067X800" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/10/tsm2-1067x800.jpg" width="1067" /></p>

<p><img alt="Tsm3 1067X800" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/10/tsm3-1067x800.jpg" width="1067" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/inebolu-toplum-sagligi-merkezinden-meme-kanseri-farkindalik-ayi-etkinligi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Oct 2025 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/10/tsm-1-1067x800.jpg" type="image/jpeg" length="42292"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnebolu Devlet Hastanesi'ne göz doktoru görevlendirildi]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/inebolu-devlet-hastanesine-goz-doktoru-gorevlendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/inebolu-devlet-hastanesine-goz-doktoru-gorevlendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti İnebolu İlçe Başkanı Mehmetali Kömürcü, yaptığı açıklamada, İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuz Yılmaz’ın girişimleri sonucu iki göz hastalıkları uzmanının ilçede görevlendirildiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu Devlet Hastanesi’nde uzun süredir eksikliği hissedilen göz hastalıkları alanında önemli bir gelişme yaşandı.</p>

<p>AK Parti İnebolu İlçe Başkanı Mehmetali Kömürcü, yaptığı açıklamada, İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuz Yılmaz’ın girişimleri sonucu iki göz hastalıkları uzmanının ilçede görevlendirildiğini duyurdu.</p>

<p>Açıklamaya göre, Op. Dr. Osman Özen ve Op. Dr. Menekşe İnal Özen, 21-22 Ekim tarihinden itibaren her hafta Salı ve Çarşamba günleri İnebolu Devlet Hastanesi’nde geçici görevle hizmet verecek.</p>

<p>Vatandaşlar, göz sağlığı hizmetlerinden yararlanmak için randevu sisteminin aktif hale getirildiği belirtilirken, randevular artık alınabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca, Aralık ayındaki atama döneminde kalıcı bir Göz Hastalıkları Uzmanı kadrosu için de Sağlık Bakanlığı’na resmi talebin iletildiği bildirildi.</p>

<p>İlçe Başkanı Mehmetali Kömürcü, açıklamasını “İnebolu halkımıza hayırlı olsun” sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/inebolu-devlet-hastanesine-goz-doktoru-gorevlendirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/10/hastane-2.jpg" type="image/jpeg" length="53732"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnebolu Devlet Hastanesi'nde bir ilk daha...]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/inebolu-devlet-hastanesinde-bir-ilk-daha-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/inebolu-devlet-hastanesinde-bir-ilk-daha-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu Devlet Hastanesi’nde ilk defa bir hastaya endoskopik beslenme tüpü yerleştirme işlemi başarı ile gerçekleştirildi.</p>

<p>Hastanede Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hasan Berke Atalay ve ekibi tarafından ilk defa "perkütan endoskopik gastrostomi” (PEG) işlemi başarıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>İnebolu Devlet Hastanesi’nden yapılan açıklamada “Bu önemli operasyon, uzun dönem beslenme güçlüğü yaşayan, farklı hastalıklar nedeniyle yutma fonksiyonlarını kaybedebilen hastalarda, ameliyatsız bir şekilde mideye bir beslenme tüpünün açılması ile hastalarımıza daha kaliteli bir yaşam sunmak adına önemli bir işlemdir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnebolu Devlet Hastanesi ve yönetimi olarak bu başarılı işlem için genel cerrahi uzmanımız Op. Dr. Hasan Berke Atalay ve tüm cerrahi ekibimizi yürekten tebrik ediyor, hastamıza acil şifalar diliyoruz. Sağlığınız için buradayız!” denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/inebolu-devlet-hastanesinde-bir-ilk-daha-1</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Oct 2025 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/10/basliksiz-1-15.jpg" type="image/jpeg" length="46909"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnebolu Devlet Hastanesi’ne iki yeni uzman atandı]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/inebolu-devlet-hastanesine-iki-yeni-uzman-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/inebolu-devlet-hastanesine-iki-yeni-uzman-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu Devlet Hastanesi’ne yeni Dahiliye Uzmanı ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ataması gerçekleştirildi.</p>

<p>İnebolu Devlet Hastanesi doktor kadrosu iki uzman doktorun katılımıyla güçlendi.</p>

<p>İnebolu Devlet Hastanesine atanan İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Emre Cesur ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Havva Nur Gökyar, hasta kabulüne başladı.</p>

<p>İnebolu Devlet Hastanesinden yapılan açıklamada; ‘’İnebolu Devlet Hastanesi ve yönetimi olarak kendilerine aramıza hoşgeldiniz diyor, yeni görevinde başarılar diliyoruz. İnebolu'muza ve hastalarımıza sağlıklı günler temenni ediyoruz.’’ denildi.</p>

<p><strong>9 PRATİSYEN HEKİM ATANDI</strong></p>

<p>İnebolu Devlet Hastanesi’nin sağlık hizmeti kapasitesi artırıldı. Vatandaşlara daha hızlı ve etkili sağlık hizmeti sunmak amacıyla 9 pratisyen hekim hastaneye atandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni görevlerine başlayan hekimlerle birlikte acil servis ve polikliniklerdeki yoğunluğun azaltılması, hasta memnuniyetinin yükseltilmesi ve sağlık hizmetlerinin daha etkin sunulması hedefleniyor.</p>

<p>Hekimler için hastane başhekimi Op. Dr. Berk Yasin Ekenci başkanlığında, acil servis uzmanı Uzm. Dr. Aytaç Nergiz’in eşliğinde bir tanışma ve istişare toplantısı düzenlendi. Toplantıda karşılıklı iyi niyet dilekleri paylaşıldı.</p>

<p>Hastane yönetimi, göreve başlayan hekimlere başarılar dileyerek bu atamaların hem hastane hem de İnebolu halkı için hayırlı olmasını temenni etti. (Haber Merkezi)</p>

<p><img alt="556480938 1563885445006595 5340454592092045460 N" class="detail-photo img-fluid" height="1388" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/09/556480938-1563885445006595-5340454592092045460-n.jpg" width="1594" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/inebolu-devlet-hastanesine-iki-yeni-uzman-atandi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Sep 2025 17:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/09/uzman-1.jpg" type="image/jpeg" length="92645"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağrı hakkında sık sorulan sorular]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/agri-hakkinda-sik-sorulan-sorular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/agri-hakkinda-sik-sorulan-sorular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>1. Ağrı neden olur?</strong></p>

<p>Ağrı, vücudumuzun bir şeylerin yanlış gittiğini haber veren doğal bir alarm sistemidir. Sinirler aracılığıyla beyne iletilen bu sinyaller, bizi tehlikeye karşı uyarır. Örneğin, elinizi sıcak bir yüzeye koyduğunuzda ağrı hissedersiniz çünkü vücut, dokunun zarar gördüğünü bildirir.</p>

<p></p>

<p><strong>2. Ağrı her zaman tedavi edilmeli midir?</strong></p>

<p>Hayır. Ağrı çoğu zaman vücudun yardım çağrısıdır. Bir sorun olduğunu bildirir. Önce sorunun anlaşılması daha doğrudur. Ancak kontrolsüz ve sürekli ağrı, kişinin yaşam kalitesini düşürebilir. O zaman tedavi edilmesi gerekir.</p>

<p></p>

<p><strong>3. Ağrı neden herkeste farklı hissedilir?</strong></p>

<p>Ağrı kişiseldir. Aynı yaralanmaya sahip iki kişi, farklı düzeyde ağrı hissedebilir. Bu fark; yaş, cinsiyet, genetik yapı, psikolojik durum ve önceki deneyimlere bağlıdır.</p>

<p></p>

<p><strong>4. Psikolojik ağrı olur mu?</strong></p>

<p>Stres, anksiyete (kaygı) veya depresyon gibi ruhsal durumlar, ağrıyı artırabilir ya da doğrudan ağrıya neden olabilir.</p>

<p></p>

<p><strong>5. Ağrı kesici ilaçlar zararlı mıdır?</strong></p>

<p>Ağrı kesiciler doğru dozda ve doktor kontrolünde kullanıldığında güvenlidir. Ancak uzun süreli, kontrolsüz kullanımları; mide, karaciğer, böbrek gibi organlara zarar verebilir. Özellikle ağrıya neden olan sebep tedavi edilmeden sadece ilaç almak, geçici rahatlama sağlar.</p>

<p></p>

<p><strong>6. Alternatif yöntemlerle ağrı geçer mi?</strong></p>

<p>Bazı kişiler akupunktur, masaj, fizik tedavi, terapi, meditasyon gibi farklı yöntemlerden de fayda görebilir. Mutlaka hekim önerisiyle uygulanmalıdır.</p>

<p></p>

<p><strong>7. Hangi durumlarda ağrı kesilmez ya da kesilmemelidir?</strong></p>

<p>Bazı durumlarda ağrı kesmek sakıncalı olabilir, çünkü ağrı, altta yatan ciddi bir hastalığın tek belirtisi olabilir. Örneğin:</p>

<p>Ani ve şiddetli karın ağrısı: Apandisit, mide delinmesi gibi durumlar olabilir.</p>

<p>Göğüs ağrısı: Kalp krizi belirtisi olabilir. Ağrı kesiciyle geçici rahatlama yaşanabilir.</p>

<p>Baş ağrısı: Ani, patlayıcı tarzda başlayan baş ağrısı beyin kanamasına işaret edebilir.</p>

<p>Travma sonrası ağrı: Kırık, iç kanama gibi durumlar varsa ağrı kesici vermeden önce tıbbi değerlendirme gerekir.</p>

<p>Bu tür tanı koyulmamış ve acil olasılığı olan durumlarda, takip sırasında, asıl neden anlaşılana kadar ağrı kesici verilmesi ertelenebilir.</p>

<p></p>

<p><strong>8. Vücutta ağrıya neden olabilecek başlıca vitamin ve mineral eksiklikleri nelerdir? </strong></p>

<p>· D vitamini eksikliği: Kas ve kemik ağrıları, yorgunluk, halsizlik.</p>

<p>· B12 vitamini eksikliği: Kas ağrısı, sinirsel ağrılar (özellikle el-ayak uyuşması), yorgunluk.</p>

<p>· Magnezyum eksikliği: Kas krampları, kas spazmları, baş ağrısı, yorgunluk.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>· Demir eksikliği (anemi): Kas yorgunluğu, baş ağrısı, halsizlik</p>

<p>· Kalsiyum eksikliği: Kas ağrıları, kas spazmları, kemik ağrıları.</p>

<p></p>

<p><strong>9. Ağrıyı doğal yollarla azaltmaya yardımcı olabilecek besinler ve takviyeler nelerdir?</strong></p>

<p>Ağrı Kesici Özelliği Olan Besinler:</p>

<p>· Zencefil: Doğal anti-inflamatuar/iltihap önleyicidir. Çay olarak, toz halinde ya da rendelenmiş halde kullanılır.</p>

<p>· Zerdeçal (Kurkumin): Kurkumin maddesi iltihap ve ağrıyı azaltabilir. Yemeklerde, sütle birlikte ya da takviye formunda kullanılır.</p>

<p>· Sarımsak: Antibakteriyel ve anti-inflamatuar özelliklidir. Ezilerek kullanılır.</p>

<p>· Somon, sardalya gibi yağlı balıklar: Omega-3 yağ asitleri sayesinde iltihap azaltıcıdır.</p>

<p>· Kiraz ve vişne: Antioksidan ve antienflamatuar etkili (özellikle egzersiz sonrası kas ağrısına karşı</p>

<p>· Zeytinyağı (soğuk sıkım): İltihabı azaltan "oleocanthal" içerir</p>

<p>· Ananas: Bromelain enzimi sayesinde şişlik ve ağrıyı azaltabilir (özellikle cerrahi sonrası ve spor sonrası)</p>

<p>Ağrıyı Azaltmaya Yardımcı Takviyeler:</p>

<p>· Omega-3 takviyesi (balık yağı)</p>

<p>· Zerdeçal/Kurkumin kapsülleri</p>

<p>· Magnezyum: Kas ağrısı, kramp ve baş ağrılarında rahatlama sağlayabilir</p>

<p>· Vitamin D: Eksikliği kemik ve kas ağrısına neden olabilir; takviye ağrıyı hafifletebilir</p>

<p>· Glukozamin ve Kondroitin: Özellikle diz ve eklem ağrılarında (kireçlenme) kullanılan desteklerdir</p>

<p>· Boswellia (Hint günlük reçinesi): Doğal iltihap önleyici; özellikle eklem ağrılarında kullanılır.</p>

<p>· MSM (Metilsülfonilmetan): Kas-iskelet sistemi ağrılarına karşı takviye olarak kullanılabilir.</p>

<p>Tüm takviye ve ilaçların doktor önerisi ile alınması gerektiği unutulmamalıdır. Sağlıklı günler dileriz...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/agri-hakkinda-sik-sorulan-sorular</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Aug 2025 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/03/saglikkosesi-1.jpg" type="image/jpeg" length="95958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadın Doğum Uzmanı Op. Dr. Işıl Ada Uçar, İnebolu’da görevine başladı]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/kadin-dogum-uzmani-op-dr-isil-ada-ucar-ineboluda-gorevine-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/kadin-dogum-uzmani-op-dr-isil-ada-ucar-ineboluda-gorevine-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzman Doktoru Op. Dr. Işıl Ada Uçar, İnebolu’da görevine başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzman Doktoru Op. Dr. Işıl Ada Uçar, İnebolu’da görevine başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2010-2016 İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimini tamamlayan Dr. Uçar, 2017-2019 Şişli Etfal Eğitim Araştırma Hastanesi Pratisyen Hekim olarak hekimlik hayatına başladı. 2019-2024 Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği Asistan Hekimliği görevini tamamladıktan sonra çalışmalarını yurt dışında sürdüren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı. Op.Dr.Işıl Ada Uçar, Nisan 2025 itibariyle İnebolu Devlet Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İNEBOLU, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/kadin-dogum-uzmani-op-dr-isil-ada-ucar-ineboluda-gorevine-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Apr 2025 19:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/04/u-c-a-r.jpg" type="image/jpeg" length="61537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Feyzanur Yıldırım, İnebolu'da göreve başladı]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/ic-hastaliklari-uzmani-feyzanur-yildirim-ineboluda-goreve-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/ic-hastaliklari-uzmani-feyzanur-yildirim-ineboluda-goreve-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu Devlet Hastanesi’ne atanan İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Feyzanur Yıldırım, hasta kabulüne başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnebolu Devlet Hastanesinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada; ‘’ İç Hastalıkları Uzmanı Uzm.Dr. Feyzanur Yıldırım Nisan 2025 itibariyle hastanemize hasta kabulüne başlamıştır. Alo 182 veya (MHRS) Merkezi Hekim Randevu Sistemi üzerinden randevularınızı alabilirsiniz.İnebolu Devlet Hastanesi olarak doktor hanıma İnebolu'muza ve Hastanemize hoşgeldiniz diyor yapacak olduğu görevlerinde başarılar diliyoruz. ‘’ denildi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İNEBOLU, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/ic-hastaliklari-uzmani-feyzanur-yildirim-ineboluda-goreve-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Apr 2025 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/04/feyzanur-yildirim.jpg" type="image/jpeg" length="27470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[En Sık Sorulan Sağlık Sorunları ve Çözüm Önerileri]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/en-sik-sorulan-saglik-sorunlari-ve-cozum-onerileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/en-sik-sorulan-saglik-sorunlari-ve-cozum-onerileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan&nbsp;ayında&nbsp;yaşam&nbsp;ve&nbsp;beslenme&nbsp;alışkanlıklarımızındeğişmesiyle&nbsp;birlikte&nbsp;aşırıya&nbsp;kaçıldığında&nbsp;ve&nbsp;dikkatedilmediğinde&nbsp;bazı&nbsp;sağlık&nbsp;sorunları&nbsp;yaşanabilmektedir.&nbsp;Vücudumuzun&nbsp;bu&nbsp;duruma&nbsp;adapte&nbsp;olmasını&nbsp;kolaylaştıracakbazı&nbsp;önlemler&nbsp;alındığında&nbsp;bu&nbsp;sorunları&nbsp;azaltmak&nbsp;mümkündür.</p>

<p>1. Kan&nbsp;Şekeri&nbsp;Düşebilir</p>

<p>Ramazan&nbsp;ayında&nbsp;uzun&nbsp;süreli&nbsp;açlık,&nbsp;özellikle&nbsp;diyabet&nbsp;hastalarıiçin&nbsp;risk&nbsp;oluşturabilir.&nbsp;Ancak&nbsp;sağlıklı&nbsp;bireyler&nbsp;de&nbsp;insülindirenci&nbsp;veya&nbsp;beslenme&nbsp;hataları&nbsp;nedeniyle&nbsp;kan&nbsp;şekeriseviyelerinde&nbsp;dengesizlik&nbsp;yaşayabilir. Bu da&nbsp;halsizlik,&nbsp;başdönmesi,&nbsp;sinirlilik&nbsp;ve&nbsp;konsantrasyon&nbsp;güçlüğü&nbsp;gibi&nbsp;belirtilereyol&nbsp;açabilir. Kan&nbsp;şekerinin&nbsp;düşmesini&nbsp;engellemek&nbsp;için&nbsp;enönemli&nbsp;önerimiz&nbsp;dengeli&nbsp;ve&nbsp;besleyici&nbsp;bir&nbsp;sahur&nbsp;yapmaktır.</p>

<p>•&nbsp;Karbonhidratlar:&nbsp;Sahurda&nbsp;kompleks&nbsp;karbonhidratlar&nbsp;(tam&nbsp;buğday&nbsp;ekmeği,&nbsp;yulaf, bulgur,&nbsp;baklagiller&nbsp;gibi)&nbsp;tüketmek,&nbsp;kan&nbsp;şekerinin&nbsp;daha&nbsp;stabil&nbsp;kalmasına&nbsp;yardımcı&nbsp;olur. Bu&nbsp;türkarbonhidratlar&nbsp;sindirimi&nbsp;daha&nbsp;yavaş&nbsp;olduğu&nbsp;için&nbsp;kanşekerinin&nbsp;yavaşça&nbsp;yükselmesini&nbsp;sağlar.</p>

<p>•&nbsp;Protein: Protein&nbsp;açısından&nbsp;zengin&nbsp;gıdalar&nbsp;(yumurta,&nbsp;peynir,&nbsp;yoğurt,&nbsp;tavuk,&nbsp;balık)&nbsp;sahurda&nbsp;yer&nbsp;almalıdır. Protein,&nbsp;uzunsüre&nbsp;tokluk&nbsp;hissi&nbsp;verir&nbsp;ve&nbsp;kan&nbsp;şekeri&nbsp;dengesini&nbsp;korur.</p>

<p>•&nbsp;Yağlar:&nbsp;Sağlıklı&nbsp;yağlar&nbsp;(zeytinyağı,&nbsp;avokado,&nbsp;badem,&nbsp;cevizgibi) da&nbsp;sahurda&nbsp;tercih&nbsp;edilebilir.&nbsp;Ancak&nbsp;aşırıyakaçmamak&nbsp;gerekir.</p>

<p>•&nbsp;Lifli&nbsp;Gıdalar:&nbsp;Lifli&nbsp;gıdalar&nbsp;(sebzeler,&nbsp;meyveler, tam&nbsp;tahıllar)&nbsp;sindirimi&nbsp;rahatlatır&nbsp;ve&nbsp;kan&nbsp;şekerinin&nbsp;düzenlişekilde&nbsp;yükselmesine&nbsp;yardımcı&nbsp;olur.</p>

<p>2.&nbsp;Dehidrasyon&nbsp;(Su&nbsp;Kaybı)</p>

<p>Oruç&nbsp;tutarken&nbsp;uzun&nbsp;süre&nbsp;susuz&nbsp;kalmak,&nbsp;dehidrasyona&nbsp;nedenolabilir.&nbsp;Vücutta&nbsp;su&nbsp;kaybı;&nbsp;baş&nbsp;ağrısı,&nbsp;halsizlik,&nbsp;kabızlık, kuru&nbsp;cilt&nbsp;ve&nbsp;dudaklar&nbsp;gibi&nbsp;belirtilerle&nbsp;kendini&nbsp;gösterebilir.</p>

<p>•&nbsp;Önlemek&nbsp;için: İftar&nbsp;ve&nbsp;sahur&nbsp;arasında&nbsp;bol&nbsp;su&nbsp;içmeye&nbsp;özengösterin.&nbsp;Ortalama&nbsp;30&nbsp;dakikada&nbsp;bir&nbsp;bardak&nbsp;su&nbsp;içmeyeçalışın.&nbsp;Şekerli&nbsp;veya&nbsp;gazlı&nbsp;içecekler&nbsp;yerine&nbsp;su,&nbsp;ayran,&nbsp;şekersiz&nbsp;komposto, kefir&nbsp;veya&nbsp;şekersiz&nbsp;yeşil&nbsp;çay,&nbsp;ıhlamur,&nbsp;adaçayı&nbsp;gibi&nbsp;bitki&nbsp;çaylarını&nbsp;tercih&nbsp;edin.&nbsp;Günlük&nbsp;en&nbsp;az&nbsp;1,5&nbsp;litre&nbsp;su&nbsp;veya&nbsp;3,5&nbsp;litre&nbsp;toplam&nbsp;sıvı&nbsp;tüketmeye&nbsp;özengösterin.&nbsp;Sucuk&nbsp;gibi&nbsp;tuzlu&nbsp;ve&nbsp;baharatlı&nbsp;işlenmişgıdalardan&nbsp;kaçının.</p>

<p>3.&nbsp;Kabızlık</p>

<p>Oruç&nbsp;tutarken&nbsp;yeterli&nbsp;miktarda&nbsp;su&nbsp;içmemek&nbsp;ve&nbsp;lifli&nbsp;gıdaların&nbsp;aztüketilmesi&nbsp;kabızlık&nbsp;sorununa&nbsp;yol&nbsp;açabilir.&nbsp;Ayrıca,&nbsp;yetersizegzersiz&nbsp;de&nbsp;sindirim&nbsp;sorunlarına&nbsp;neden&nbsp;olabilir.</p>

<p>•&nbsp;Önlemek&nbsp;için:&nbsp;Sahurda&nbsp;ve&nbsp;iftarda&nbsp;lifli&nbsp;gıdalar&nbsp;(sebzeler, tam&nbsp;tahıllar,&nbsp;baklagiller)&nbsp;tüketmek,&nbsp;bol&nbsp;su&nbsp;içmek&nbsp;vehareket&nbsp;etmek&nbsp;kabızlık&nbsp;riskini&nbsp;azaltabilir.&nbsp;Kayısılı&nbsp;çaylarve&nbsp;kabızlık&nbsp;için&nbsp;bitki&nbsp;çayı&nbsp;tarifleri&nbsp;hazırlayabilirsiniz.&nbsp;Ayrıca, kefir&nbsp;gibi&nbsp;probiyotik&nbsp;gıdalar&nbsp;ile&nbsp;elma,&nbsp;armut, Trabzon&nbsp;hurması&nbsp;gibi&nbsp;lif&nbsp;içeriği&nbsp;yüksek&nbsp;besinleritüketmeye&nbsp;çalışın.&nbsp;</p>

<p>o&nbsp;Örnek&nbsp;kür:&nbsp;Geceden&nbsp;beklettiğiniz&nbsp;suda&nbsp;kuru&nbsp;incirveya&nbsp;kuru&nbsp;kayısıyı&nbsp;sahurda&nbsp;suyuyla&nbsp;beraber&nbsp;tüketin.&nbsp;Salatalarınızı&nbsp;zeytinyağlı&nbsp;olarak&nbsp;tüketmeye&nbsp;özengösterin.</p>

<p>4.&nbsp;Dispepsi&nbsp;(Hazımsızlık)&nbsp;ve&nbsp;Reflü</p>

<p>Ramazan&nbsp;ayında&nbsp;dispepsi&nbsp;(hazımsızlık)&nbsp;sık&nbsp;karşılaşılan&nbsp;birsağlık&nbsp;sorunudur.&nbsp;Dispepsi,&nbsp;mide&nbsp;bölgesinde&nbsp;rahatsızlık,&nbsp;şişkinlik,&nbsp;gaz,&nbsp;mide&nbsp;ağrısı&nbsp;ve&nbsp;asidite&nbsp;gibi&nbsp;belirtilerle&nbsp;kendinigösterir.&nbsp;Reflü&nbsp;ise&nbsp;mide&nbsp;asidinin&nbsp;veya&nbsp;içeriğinin&nbsp;yemekborusuna&nbsp;geri&nbsp;kaçması&nbsp;sonucu&nbsp;oluşan&nbsp;bir&nbsp;sağlık&nbsp;durumudur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oruç&nbsp;tutarken&nbsp;bu&nbsp;sorunların&nbsp;yaşanmasının&nbsp;nedenleri&nbsp;şunlardır:</p>

<p>1.&nbsp;Yavaş&nbsp;Sindirim&nbsp;ve&nbsp;Aşırı&nbsp;Yemek: İftar&nbsp;sırasında&nbsp;uzun&nbsp;biraçlık&nbsp;sonrası&nbsp;kişiler&nbsp;genellikle&nbsp;daha&nbsp;fazla&nbsp;ve&nbsp;hızlı&nbsp;şekildeyemek&nbsp;yemeye&nbsp;eğilimlidir.&nbsp;Aşırı&nbsp;yemek,&nbsp;mideyi&nbsp;aşırıdoldurur;&nbsp;mideye&nbsp;yük&nbsp;binmesine&nbsp;ve&nbsp;sindiriminyavaşlamasına&nbsp;yol&nbsp;açabilir. Bu da&nbsp;hazımsızlık,&nbsp;şişkinlikve&nbsp;mide&nbsp;rahatsızlıklarına&nbsp;neden&nbsp;olabilir.</p>

<p>o&nbsp;İftarı&nbsp;hurma&nbsp;veya&nbsp;çorba&nbsp;ile&nbsp;açtıktan&nbsp;sonra&nbsp;5-10&nbsp;dakikabekleyin&nbsp;ve&nbsp;ardından&nbsp;salata&nbsp;ile&nbsp;devam&nbsp;ederek&nbsp;yemekyeme&nbsp;hızınızı&nbsp;yavaşlatın.</p>

<p>o&nbsp;Tatlı&nbsp;veya&nbsp;meyveyi&nbsp;hemen&nbsp;yemek&nbsp;sonrası&nbsp;değil, 2-3&nbsp;saat&nbsp;ara&nbsp;verdikten&nbsp;sonra&nbsp;tüketin.</p>

<p>o&nbsp;İftar&nbsp;sonrası&nbsp;yürüyüş&nbsp;yapmaya&nbsp;çalışın.</p>

<p>2.&nbsp;Ağır&nbsp;ve&nbsp;Yağlı&nbsp;Yiyecekler: İftar&nbsp;yemeği&nbsp;genellikle&nbsp;yoğun,&nbsp;ağır&nbsp;ve&nbsp;yağlı&nbsp;yiyeceklerden&nbsp;oluşur.&nbsp;Yağlı&nbsp;ve&nbsp;baharatlıyiyecekler&nbsp;mide&nbsp;asidini&nbsp;artırabilir&nbsp;ve&nbsp;mideyi&nbsp;zorlayarakdispepsiye&nbsp;yol&nbsp;açabilir.</p>

<p>o&nbsp;İftar&nbsp;sonrası&nbsp;maden&nbsp;suyu&nbsp;veya&nbsp;mideyi&nbsp;rahatlatmakiçin&nbsp;bitki&nbsp;çayı&nbsp;içebilirsiniz.</p>

<p>3.&nbsp;Gece&nbsp;Geç&nbsp;Saatlerde&nbsp;Yiyecek&nbsp;Tüketimi:&nbsp;Geç&nbsp;saatlerdeyemek&nbsp;yenmesi,&nbsp;mideyi&nbsp;zorlayarak&nbsp;sindirim&nbsp;sisteminiolumsuz&nbsp;etkileyebilir. Hemen&nbsp;sonrasında&nbsp;yatmak&nbsp;isereflüyü&nbsp;tetikler.</p>

<p>o&nbsp;İftar&nbsp;sonrası&nbsp;yatmadan&nbsp;1-2&nbsp;saat&nbsp;öncesinde&nbsp;yemekyemeyi&nbsp;kesin.</p>

<p>Dispepsiyi&nbsp;Önlemek&nbsp;İçin&nbsp;Alınabilecek&nbsp;Önlemler:</p>

<p>•&nbsp;İftar&nbsp;yemeğinizi&nbsp;hızlıca&nbsp;yemek&nbsp;yerine&nbsp;yavaşça&nbsp;yemeyeözen&nbsp;gösterin.</p>

<p>•&nbsp;İftar&nbsp;ve&nbsp;sahurda&nbsp;dengeli&nbsp;ve&nbsp;sağlıklı&nbsp;yiyecekler&nbsp;tüketmeyeözen&nbsp;gösterin.&nbsp;Lifli&nbsp;gıdalar,&nbsp;sebzeler, tam&nbsp;tahıllar&nbsp;veprotein&nbsp;kaynakları&nbsp;mideyi&nbsp;rahatlatır.</p>

<p>•&nbsp;Sahur&nbsp;ve&nbsp;iftarda&nbsp;ağır,&nbsp;yağlı&nbsp;ve&nbsp;kızarmış&nbsp;yiyeceklerdenkaçının.</p>

<p>•&nbsp;Narenciye,&nbsp;asidik&nbsp;içecekler&nbsp;ve&nbsp;baharatlı&nbsp;yiyeceklerdenmümkün&nbsp;olduğunca&nbsp;kaçının.</p>

<p>•&nbsp;Yeterli&nbsp;su&nbsp;ve&nbsp;sıvı&nbsp;alımını&nbsp;ihmal&nbsp;etmeyin.</p>

<p>•&nbsp;Yatmadan&nbsp;önce&nbsp;en&nbsp;az&nbsp;2-3&nbsp;saat&nbsp;yemek&nbsp;yemeyin.</p>

<p>5.&nbsp;Düzensiz&nbsp;Uyku&nbsp;ve&nbsp;Yorgunluk</p>

<p>•&nbsp;Uykuyu&nbsp;düzenleyin: Ramazan&nbsp;ayında&nbsp;uyku&nbsp;düzenideğişebilir,&nbsp;ancak&nbsp;uyku&nbsp;eksikliği&nbsp;yorgunluğu&nbsp;artırabilir.&nbsp;Gece&nbsp;toplam&nbsp;7-8&nbsp;saat&nbsp;uyumaya&nbsp;özen&nbsp;gösterin.&nbsp;Özelliklesaat&nbsp;23:00-03:00&nbsp;arasında&nbsp;karanlık&nbsp;bir&nbsp;ortamda&nbsp;uyumakönerilmektedir.&nbsp;Eğer&nbsp;sahurdan&nbsp;sonra&nbsp;tekrar&nbsp;uyumaimkanınız&nbsp;varsa,&nbsp;bu&nbsp;fırsatı&nbsp;değerlendirin.&nbsp;Uykunuzukolaylaştırmak&nbsp;için&nbsp;lavanta&nbsp;çayı&nbsp;veya&nbsp;bir&nbsp;bardak&nbsp;süt/kefir&nbsp;içebilirsiniz.</p>

<p>•&nbsp;Gündüz&nbsp;kısa&nbsp;şekerlemeler:&nbsp;Eğer&nbsp;gece&nbsp;uykusuzluğuyaşıyorsanız,&nbsp;gün&nbsp;içinde&nbsp;15-30&nbsp;dakikalık&nbsp;kısa&nbsp;birşekerleme&nbsp;yaparak&nbsp;enerjinizi&nbsp;toparlayabilirsiniz.</p>

<p>•&nbsp;Uyumadan&nbsp;önce&nbsp;rahatlayın:&nbsp;Yatmadan&nbsp;önce&nbsp;rahatlatıcı&nbsp;birortam&nbsp;oluşturun.&nbsp;Elektronikleri&nbsp;(telefon,&nbsp;bilgisayar, TV)&nbsp;yatmadan&nbsp;en&nbsp;az&nbsp;bir&nbsp;saat&nbsp;önce&nbsp;bırakmak,&nbsp;daha&nbsp;iyi&nbsp;bir&nbsp;uykukalitesi&nbsp;sağlayabilir.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/en-sik-sorulan-saglik-sorunlari-ve-cozum-onerileri</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Mar 2025 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/03/saglikkosesi-1.jpg" type="image/jpeg" length="12758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan Ayında Sağlık ve Beslenme Hakkında En Sık Sorulan Sorular]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/ramazan-ayinda-saglik-ve-beslenme-hakkinda-en-sik-sorulan-sorular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/ramazan-ayinda-saglik-ve-beslenme-hakkinda-en-sik-sorulan-sorular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Oruç Tutmanın Vücut Üzerindeki Etkileri Nelerdir?</strong></p>

<p>Ramazan ayı, sağlıklı beslenme düzeni oluşturmak için harika bir fırsattır. Oruç tutmak, vücudun kendini yenilemesine yardımcı olur ve metabolizmayı düzenleyerek genel sağlığa olumlu katkılar sağlar. Yaklaşık 16-17 saat süren açlık, otofaji sürecini harekete geçirir. Bu süreçte, hücreler hasarlı bileşenleri temizleyerek kendini onarır.</p>

<p><em>*Otofaji, kelime anlamı olarak kendi kendini (auto) yeme (phagy) anlamına gelir ve hücrenin açlıkla karşılaştığı fizyolojik koşullarda, besin elde etmek için hücre içindeki yapıların parçalandığını ifade etmek amacı ile kullanılmıştır.</em></p>

<p><strong>Kimler Oruç Tutmamalıdır?</strong></p>

<p>Bazı bireyler için oruç tutmak sağlık açısından riskli olabilir. Özellikle diyabet, kalp hastalıkları, böbrek rahatsızlıkları, yüksek tansiyon, metabolik sendrom gibi kronik hastalıklara sahip olanlar, düzenli ilaç kullananlar, kanser hastaları, hamile ve emziren kadınlar, gelişim çağındaki çocuklar oruç tutmadan önce doktorlarına danışmalıdır.</p>

<p><strong>Ramazanda İlaç Kullanımı Nasıl Olmalıdır?</strong><br />
Kronik hastalığı olan bireyler, oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışmalıdır. Şeker hastaları, eğer tek doz ilaç kullanıyorsa genellikle iftar saatinde alabilirken, tansiyon ilaçları çoğunlukla sahurda önerilmektedir. Ancak, ilaç saatlerinde değişiklik yapmadan önce doktor kontrolü şarttır. Oruç tutmayı düşünüyorsanız, sağlık durumunuza uygun bir plan oluşturmak için hekiminize danışmanız büyük önem taşır.</p>

<p><strong>Ramazanda Diyet Yaparak Kilo Vermek Mümkün Mü?</strong></p>

<p>Ramazan ayında kilo verme süreci genellikle yavaşlar. Metabolizma değişiklikleri nedeniyle vücut kilo kaybına karşı kendini koruma eğilimindedir. Bu nedenle, bu dönemi kilo vermekten ziyade mevcut kiloyu koruma süreci olarak değerlendirmek daha sağlıklı olacaktır.</p>

<p><strong>Ramazanda Hangi Besinleri Tüketmek Önerilir?</strong></p>

<p>Ceviz gibi bitkisel omega-3 kaynakları, uzun süre tok kalmayı destekleyebilir. Harvard Tıp Fakültesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, ceviz tüketiminin açlık hissini azalttığı gözlemlenmiştir. Bu nedenle, oruç süresince ceviz gibi sağlıklı yağ kaynaklarına yer vermek faydalıdır.</p>

<p><strong>Ramazan Ayında Metabolizma Hızımız Yavaşlar mı?</strong></p>

<p>Hayır, yapılan araştırmalara göre, ramazan boyunca metabolizma hızı değişmez. Ancak fiziksel aktivitenin azalması enerji harcamasını düşürebilir. Bu nedenle, sağlıklı bir beslenme düzeni ve hafif egzersizler metabolizmanın düzenli çalışmasını destekleyebilir.</p>

<p><strong>Ramazanda Tartılmak İçin En Uygun Zaman Nedir?</strong></p>

<p>İftardan yaklaşık 1-2 saat önce tartılmak en doğru sonucu verir. Ancak, gün içerisinde ödem değişiklikleri olabileceğinden sık sık tartılmak yanıltıcı olabilir. Haftada bir kez tartılmak daha sağlıklı sonuçlar verecektir.</p>

<p><strong>Ramazanda Egzersiz Programı Nasıl Olmalıdır?</strong></p>

<p>Ağır antrenmanlar yerine, iftardan 1,5-2 saat sonra hafif tempolu yürüyüşler yapmak sağlıklı bir seçenek olacaktır. Egzersiz programı, kişinin günlük rutini ve spor geçmişine göre düzenlenmelidir.</p>

<p><strong>Su İhtiyacımızı Nasıl Karşılamalıyız?</strong></p>

<p>Ramazan ayında su tüketimi daha da önemli hale gelir. Günde en az 8 bardak su içilmesi önerilir. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, günlük su ihtiyacımızın yaklaşık 1,5 litresini doğrudan su içerek, kalan kısmını ise gıdalardan almamız gerekmektedir. Su tüketimi, bireyin kilosuna, aktivite düzeyine ve sağlık durumuna bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Salatalik gibi su icerigi yuksek sebzeler meyve tuketimi su ihtiyacinizi destekler. Ayrica sekersiz meyve kompostolari, ayran, cacik, corba ile su ihtiyacinizi destekleyebilirsiniz. Yine sahurda tuz icerigi yuksek gidalar tuketmek sucuk gibi, tuzlu zeytin gibi yada cikolatali urunler veya sekerli gidalar gun icersinde daha cok susamaniza neden olur.</p>

<p><strong>Çay Tüketimi Ramazanda Nasıl Olmalıdır?</strong></p>

<p>İftardan 45 dakika sonra çay içmek, demir emilimi açısından daha sağlıklıdır. Sahurda ise çay tüketimi sınırlandırılmalıdır, çünkü çay diüretik etki göstererek vücuttan daha fazla su kaybına neden olabilir. Kan değerleri düşük olan kişiler çay tüketimine daha fazla dikkat etmelidir. Ayrica fazla cay tuketimi uyku sorunlarina neden olabilir.</p>

<p><strong>Sahurda Nasıl Beslenmeliyiz?</strong></p>

<p>Sahur öğününde protein ağırlıklı beslenmek, uzun süre tokluk hissi sağlar. Yumurta, süt, yoğurt, peynir gibi besinler tercih edilmelidir. Ornek sahur menusu: Peynirli tost, haslanmis yumurta, zeytin, ceviz, salatalik-domates, 1 elma, 1 bardak sut veya ayran, 1 kase corba</p>

<p>Beyaz ekmek ve şeker içeren gıdalar kan şekerini hızla yükselterek erken açlık hissine neden olabileceğinden daha az tüketilmelidir.</p>

<p><strong>İftar Menüsü Nasıl Düzenlenmeli?</strong></p>

<p>İftara su ve hurma ile başlanabilir, ardından hafif bir çorba tüketmek sindirim sistemine iyi gelecektir. Yemekler yavaş yenmeli ve mideyi aşırı yüklememek adına yemek aralarında kısa molalar verilmelidir. Sindirimi desteklemek için iftarı iki aşamalı yapmak faydalı olabilir.</p>

<p><strong>İftardan Sonra Şişkinlik Sorunu Nasıl Giderilir?</strong></p>

<p>İftardan 1-2 saat sonra sade maden suyu içmek, şişkinliği azaltarak sindirimi rahatlatabilir.</p>

<p><strong>Ramazanda Pide Tüketimi Nasıl Olmalıdır?</strong></p>

<p>Pide tüketimi ekmek yerine alınabilir. Ancak porsiyon kontrolü önemlidir. 1 avuç büyüklüğünde tam buğday unuyla yapılmış pide daha sağlıklı bir alternatif olacaktır.</p>

<p><strong>Ramazan Ayında Hangi Besin Gruplarına Ağırlık Vermeliyiz?</strong></p>

<p>Protein kaynakları (yumurta, süt ürünleri, et, baklagiller) ön planda olmalıdır. Hergun yumurta tuketilmelidir. Kurubaklagiller nohut, mercimek, kurufasulye yemek olarak tercih edilmezse haslanmis olarak salatalara eklenmelidir.Kas kaybını önlemek için protein alımı dengeli bir şekilde sürdürülmelidir. Ayrıca, sebzeler ve sağlıklı yağlar içeren dengeli tabaklar hazırlanmalıdır.</p>

<p><strong>Tatlı Tüketimi Ramazanda Nasıl Olmalıdır?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şerbetli tatlılar yerine, sütlü tatlılar veya taze meyveler tercih edilmelidir. Tatlı tüketimi iftardan en az 1 saat sonra yapılmalıdır. Aşırı şeker tüketimi, kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açarak halsizlik hissine, iftar sonrasi uykuya sebep olabilir.</p>

<p><strong>Sağlıklı ve Şekersiz Bir Tatlı Tarifi: Diyet İncir Uyutması</strong></p>

<p><strong>Malzemeler:</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>500 ml süt (2 su bardağı)</li>
 <li>7 adet incir</li>
</ul>

<p><strong>Yapılışı:</strong> İncirler yıkandıktan sonra sıcak suda 30 dakika bekletilir. Ilıtılmış süte doğranmış incirler eklenir ve karışım blender’dan geçirilir. Hazırlanan tatlı kaselere bölüştürülerek oda sıcaklığında 1 saat bekletilir. Daha sonra buzdolabına alınarak soğutulur ve servis edilir.</p>

<p>Afiyet olsun!</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/ramazan-ayinda-saglik-ve-beslenme-hakkinda-en-sik-sorulan-sorular</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Mar 2025 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/03/saglikkosesi-1.jpg" type="image/jpeg" length="46449"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Demir Eksikliği’ En Çok Sorulanlar]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/demir-eksikligi-en-cok-sorulanlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/demir-eksikligi-en-cok-sorulanlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru: Demir eksikliği ve kansızlık/anemi aynı şey midir?</strong></p>

<p>Demir eksikliğini, demir metabolizması döngüsünün bozulması nedeniyle, kullanılabilir demir depolarının olmadığı bir durum olarak tanımlayabiliriz.</p>

<p>Anemi ise dolaşımdaki hemoglobin miktarında azalma olarak tanımlanır ve bu da oksijen taşıma kapasitesinde azalmaya neden olur.</p>

<p>Aneminin birden fazla nedeni olabilir ve belirli bir hastalıktan ziyade bir sendrom olarak düşünülmelidir. Demir, hemoglobin sentezi için gerekli olduğundan, demir eksikliği genellikle aneminin birincil nedeni olarak kabul edilir.</p>

<p>Sonuç olarak her anemi demir eksikliğine bağlı olmaz ve her demir eksikliği anemiye neden olmaz. Yine de çoğu kez birlikte görüldüğünden, anemi, demir eksikliği ve demir eksikliği anemisi terimleri sıklıkla birbirinin yerine kullanılır.</p>

<p></p>

<p><strong>Soru: Demir eksikliği sık enfeksiyon geçirmeye neden olur mu?</strong></p>

<p>Demir eksikliği enfeksiyon riskini artırabilir; çünkü demir, bağışıklıkta kritik rol oynayan makrofajların bakteri öldürücü aktivitesi, peroksit ve nitröz oksit üreten hücresel enzimler ve ayrıca T hücresi sayıları ve işlevi için, normal bağışıklık fonksiyonu için gereklidir. <a href="https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0163445314002515" rel="nofollow">https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0163445314002515</a></p>

<p></p>

<p><strong>Soru: Demir eksikliği tedavi edilmezse ne olur?</strong></p>

<p>Demir eksikliği, dünya çapında en yaygın beslenme bozukluğu olarak kabul edilir. Özellikle gebelik ve çocukluk çağında hastalık-ölüm sıklığını artıran bir halk sağlığı sorunudur. Çocukluk çağında anemiye neden olabilmekte; bağışıklık, büyüme-gelişme, bilişsel gelişim, okul başarısı ve genel sağlığı doğrudan etkilemektedir. Yetişkinlerde de demir, vücudumuzda enerji metabolizması, gen düzenlemesi, oksijenin bağlanması ve taşınması ve hücre büyümesi ve farklılaşması dahil olmak üzere birçok biyokimyasal süreç için gerekli olduğundan, demir eksikliğinde bu döngüler bozulmaktadır. Eksik demir mutlaka yerine konmalı ve vücudun normal işleyişi kaldığı yerden devam etmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>Soru: Demir emilimini engelleyen yiyecekler nelerdir?</strong></p>

<p>Demir emilimini azaltarak, demir eksikliğinin oluşmasına neden olan besinler; kepek ve kepekli tahıllar, yağlı tohumlar, kahve, siyah çay, soya ve soya sütünden elde edilen protein, kalsiyum tuzlarıdır. Tüketilirken, olabildiğince demir içeren besinler ile birlikte tüketilmemelidir.</p>

<p></p>

<p><strong>Soru: Demir takviyelerinin yan etkileri nelerdir?</strong></p>

<p>Demir takviyesi kullanırken dışkının rengi siyaha yakın koyulaşır ve bu normaldir.</p>

<p>Bazen karın ağrısı, ishal, kabızlık, bulantı, midede kazınma hissi gibi yan etkiler görülmektedir.</p>

<p>Çocuklarda şurupların dişlerin siyaha boyaması da istenmeyen etkilerdendir. Bunu en aza indirmek için, damla veya şurup formunun dilin arkasına doğru, dişlerle temas etmeyecek şekilde verilmesi; ilacın meyve suyu veya su ile seyreltilerek verilmesi; ilacın bir pipet ile verilmesi önerilir.</p>

<p></p>

<p><strong>Soru: Demir ilacı alırken hangi yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalıdır?</strong></p>

<p>Demir emilimini azaltan yiyecek ve içecekler şunlardır:</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; • Çay ve kahve (içeriğindeki tanenler demir emilimini engeller)</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; • Süt ve süt ürünleri (kalsiyum demirin emilimini azaltabilir)</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; • Lifli gıdalar ve kepekli tahıllar (fitat içeriği nedeniyle)</p>

<p>Bu tür yiyecek ve içecekleri demir ilacını aldıktan en az 1-2 saat sonra, hatta sonraki öğünde tüketmek daha iyidir.</p>

<p></p>

<p><strong>Soru: Her doktora gittiğimde demir eksikliğim çıkıyor, takviyeler kabızlık yapıyor bu nedenle düzenli kullanamıyorum. Ne yapmalıyım?</strong></p>

<p>Yan etki yapan ilacı doktorunuz size uygun başka bir ilaçla değiştirebilir. Tamamen bırakmak yerine günaşırı kullanmayı, demir almadığınız günlerde kabızlığı önleyici şekilde beslenmeyi ve magnezyum almayı deneyebilirsiniz. Ücretli formlardan yan etkileri daha az olan ferrik pirofosfat+c vit ya da demir bisglisinat+c vit kullanılabilir. Karın ağrısı ve kabızlık gibi yan etkileri azaltmak için takviye mutlaka aç karna alınmalıdır ve hemen sonrasında yemek yenilmemelidir; örneğin gece yatmadan önce alınabilir.</p>

<p></p>

<p><strong>Soru: Ben 32 yaşında bir kadınım. Sürekli demir kullandığım halde kansızlığım düzelmedi. Bunun sebebi nedir? Ne yapmam lazım?</strong></p>

<p>Anemi (kansızlık), tek başına bir hastalık olmaktan çok, birçok farklı sağlık sorununun sonucu olarak ortaya çıkabilir. Kadınlarda en yaygın anemi sebebi demir eksikliğidir. Ancak, demir takviyesi almanıza rağmen kansızlığınız düzelmiyorsa bunun üç temel nedeni olabilir:</p>

<p>1. Devam eden kan kaybı: Özellikle adet dönemleri ağır geçen kadınlarda kan kaybı sürdüğü için, alınan demir takviyesi yeterli gelmeyebilir. Bu durumda, aşırı kanamaya yol açar. Yine bazı maligniteler ve mide-barsak hastalıkları da devamlı kan kaybına neden olur.</p>

<p>2. Kan yıkımı yada kan üretimi ile ilgili sorunlar</p>

<p>3. Barsaktan emilim sorunları</p>

<p>Takviyelerinizi düzenli kullanmanıza rağmen kansızlık düzelmiyorsa ileri araştırma için hekiminize başvurmanız gerekir.</p>

<p></p>

<p><strong>Soru: Bebeklere demir damlası neden verilmektedir?</strong></p>

<p>Bebekler ilk 4-6 aya yetecek kadar demir stokuyla dünyaya gelmekte ve o tarihten sonra da beslenme yöntemlerine bağlı olarak yavaş yavaş demir depoları azalmaktadır. Bu nedenle aile hekimliklerinde 4-12 ay arası tüm bebeklere koruma amaçlı demir desteği verilmektedir.</p>

<p></p>

<p><strong>Soru: Demir eksikliği tedavisi için takviyeleri nasıl kullanmak gerekir?</strong></p>

<p>Demir takviyesi aç karna alınmalıdır. Mide rahatsızlığı yada bulantı yapıyorsa c vitamini içeren bir yiyecekle (örneğin portakal suyu) birlikte alınabilir. Demir depoları (ferritin) yeterli seviyeye gelene kadar 3 ay boyunca takviye kullanımına devam edilmesini tavsiye ederiz. Tedavi süresi kişiye göre değişir ve hekim kontrolünde devam etmek gerekir.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/demir-eksikligi-en-cok-sorulanlar</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Feb 2025 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/01/saglikkosesi.jpg" type="image/jpeg" length="22666"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Serviks Kanseri-En Çok Sorulanlar]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/serviks-kanseri-en-cok-sorulanlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/serviks-kanseri-en-cok-sorulanlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>1.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Serviks kanserinin belirtileri nelerdir? Hangi durumlarda doktora gitmeliyim?</strong></p>

<p>Aşağıdaki belirtilerden herhangi biriyle karşılaşırsanız hemen hekiminize başvurunuz:</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Giderek artan miktarda veya alışılmadık türde akıntı,</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sırt, bacak veya kadın cinsel organlarının olduğu bölgede ağrı hissi,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yorgunluk, kilo kaybı, iştahsızlık,</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Normal adet dönemi dışında lekelenme tarzında hafif kanama,</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Normalden daha uzun süren veya daha fazla olan âdet kanaması,</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cinsel ilişki sırasında veya sonrasında kanama veya ağrı,</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Menopoz sonrası kanama.</p>

<p></p>

<p><strong>2.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Alınan test örnekleri hangi hastaneye gönderiliyor? Yurt dışında mı çalışılıyor?</strong></p>

<p>Alınan numuneler, Ankara’da bulunan Ulusal HPV Laboratuvarının yanı sıra 2024 yılında yaygınlaştırmaya başlanılan HPV Bölge Laboratuvarlarında, yerli kitler kullanılarak analiz edilmektedir.&nbsp;&nbsp;</p>

<p></p>

<p><strong>3.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Smear ve HPV testleri nasıl alınıyor? </strong></p>

<p>Her iki test için de jinekolojik muayene masasında rahim ağzından sürüntü örneği alınmaktadır.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>4.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Test yaptırmadan önce dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?</strong></p>

<p>Test sırasında adet döneminde olmamalı, testten önceki 2 gün boyunca cinsel ilişki olmamalı, testten önceki 2 gün boyunca hazneye ilaç, krem, jel uygulanmamalı ve hazne yıkanmamalıdır.</p>

<p></p>

<p><strong>5.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Test yaptırmam gerekip gerekmediğini nereden öğrenebilirim?</strong></p>

<p>Ülkemizde 30-65 yaş aralığındaki kadınlara her 5 yılda bir HPV ve Pap Testi uygulanmaktadır. Bu konuda aile hekiminizden, Toplum Sağlığı Merkezi veya KETEM birimlerinden ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>6.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Şikayeti olmayanların da test vermesi gerekir mi? </strong></p>

<p>Serviks kanseri kadınlarda yaygın görülen bir kanser türüdür; ancak erken dönemde genellikle belirtisi yoktur. Azalmış bağışıklık, sağlıksız yaşam tarzı ve sağlıksız alışkanlıklar ile kanser ilerlerse tedavisi de zorlaşacaktır. Düzenli tarama testleri ile kanser öncesi değişiklikler erken dönemde tespit edilerek zamanında müdahale edilebilir.</p>

<p></p>

<p><strong>7.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>HPV virüsü nasıl bulaşır?</strong></p>

<p>Çoğunlukla cinsel yolla bulaşan HPV virüsü, insan cildinde canlı olarak bulunabildiğinden, cilt teması ile de bulaşabilmektedir. Hamam, umumi tuvaletler, eşya ve giysilerin ortak kullanımları da nadiren bulaşa neden olabilmektedir.</p>

<p></p>

<p><strong>8.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Serviks&nbsp;kanserinden&nbsp;korunmak için nelere dikkat etmeliyiz?</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Doktor kontrollerinizi ihmal etmeyin.</li>
 <li>Tarama testlerinizi düzenli yaptırın.</li>
 <li>Tütün ve tütün ürünlerinden uzak durun.</li>
 <li>Obeziteye karşı önlem alın.</li>
 <li>Sağlıklı beslenin.</li>
 <li>Kanserli hücrelerle doğal olarak savaşan bağışıklık sisteminizi güçlendirin.</li>
 <li>Cinsel yolla bulaşabilecek hastalıklara karşı tedbirli olun.</li>
 <li>“BİLGİLENİN, BİLGİLENDİRİN, DOĞRU BİLGİYE ULAŞIN”</li>
</ul></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/serviks-kanseri-en-cok-sorulanlar</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Feb 2025 18:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/01/saglikkosesi.jpg" type="image/jpeg" length="96379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1-31 Ocak Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Farkındalık Ayı]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/1-31-ocak-serviks-rahim-agzi-kanseri-farkindalik-ayi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/1-31-ocak-serviks-rahim-agzi-kanseri-farkindalik-ayi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rahim Ağzı Kanseri Tarama Testleri: Neden Önemlidir?</strong></p>

<p>Rahim ağzı kanseri (serviks kanseri), kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmakla birlikte (dünya genelinde meme, akciğer ve kalın bağırsak kanserlerinden sonra dördüncü sırada) erken teşhis ve tedavi ile tamamen önlenebilir bir hastalıktır. Ocak ayı Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı olarak belirlenmiş olup, dünyanın birçok ülkesinde hastalığa dikkat çekmek üzere etkinlikler düzenlenmektedir.</p>

<p>Serviks Kanseri, serviks olarak adlandırılan, rahmin alt kısmının kanseri olup bu bölgenin yüzeyini oluşturan hücre tabakasının anormal hücrelere dönüşmesiyle ortaya çıkabilir. Düzenli tarama testleri sayesinde kanser öncesi değişiklikler erken dönemde tespit edilerek müdahale edilebilir. Bu yazıda, rahim ağzı kanseri tarama testleri ve bu testlerin önemi hakkında bilgi verilecektir.</p>

<hr align="center" size="2" width="100%" />
<p>Günümüzde rahim ağzı kanserini önlemeye veya erken bulmaya yardımcı olmak üzere geliştirilmiş iki tarama testi yaygın şekilde kullanılmaktadır:</p>

<p><strong>HPV testi;</strong> rahim ağzındaki hücresel değişikliklere neden olabilecek Human papilloma virüsünün rahim ağzı hücrelerinde tespiti esasına dayanan bir testtir.</p>

<p><strong>Pap smear testi;</strong> uygun şekilde tedavi edilmezse rahim ağzı kanserine dönüşebilecek olan prekanseröz durumları ( hücre değişiklikleri) arama esasına dayanan bir testtir.</p>

<p>Her iki test de basit ve ağrısız işlemler olup, 30-65 yaş aralığındaki kadınlara her 5 yılda bir yapılmaktadır.</p>

<p><strong>Tarama Testleri Nerelerde Yapılabilir?</strong></p>

<p>Ülkemizde rahim ağzı kanseri taramaları; Toplum Sağlığı Merkezlerinin bağlı birimi olarak faaliyet gösteren Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinde (KETEM) , Sağlıklı Hayat Merkezlerinde (SHM), Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM)&nbsp; ÜCRETSİZ olarak yapılmaktadır.</p>

<hr align="center" size="2" width="100%" />
<p><strong>Risk Faktörleri Nelerdir?</strong></p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; HPV enfeksiyonu</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Sigara</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çok eşlilik</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Erken yaşta cinsel ilişki</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bağışıklık sisteminin baskılanması</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Beslenme faktörleri</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Genetik faktörler</p>

<p><img alt="Başlıksız 1-10" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/02/basliksiz-1-10.jpg" / width="863" height="910"></p>

<p><strong>Korunma yöntemleri nelerdir?</strong></p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; HPV’nin en çok kanser yapan tiplerine karşı koruyuculuğu yüksek olan aşılar mevcuttur.</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 30 yaşından itibaren tarama testlerini düzenli bir şekilde yaptırmak.</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Güvenli cinsel ilişki konusunda eğitim almak.</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Erkeklerin sünnet olması.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sigara kullanmamak.</p>

<hr align="center" size="2" width="100%" />
<p><strong>Rahim Ağzı Kanseri ve Beslenme: Sağlıklı Seçimlerle Korunma ve Destek</strong></p>

<p>Rahim ağzı kanseri (serviks kanseri), yaşam tarzı değişiklikleri ve doğru beslenme ile önlenmesi ve desteklenmesi mümkün olan bir hastalıktır. Sağlıklı bir diyet, bağışıklık sisteminizi güçlendirebilir ve vücudunuzun kanserle savaşma kapasitesini artırabilir. Ayrıca, kanser tedavisi sürecinde uygun beslenme, tedavinin yan etkilerini azaltabilir ve iyileşmeyi hızlandırabilir.</p>

<p>İşte rahim ağzı kanseriyle ilişkili beslenme önerileri:</p>

<p><strong>Koruyucu Besinler ve Beslenme İpuçları</strong></p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li><strong>Antioksidan Bakımından Zengin Gıdalar Tüketin:</strong>

 <ul style="list-style-type:circle" type="circle">
  <li><strong>Faydası:</strong> Antioksidanlar, hücre hasarını önleyerek kansere karşı koruma sağlar. Yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, lahana), domates, havuç, biber, brokoli, yaban mersini, çilek ve nar.</li>
 </ul>
 </li>
 <li><strong>C Vitamini Alımını Artırın:</strong>
 <ul style="list-style-type:circle" type="circle">
  <li><strong>Faydası:</strong> C vitamini, bağışıklık sistemini destekler ve serbest radikallerin vücutta birikmesini önler.Portakal, greyfurt, limon, çilek, kivi ve kırmızı biber.</li>
 </ul>
 </li>
 <li><strong>Folat (B9 Vitamini) Tüketimini Yükseltin:</strong>
 <ul style="list-style-type:circle" type="circle">
  <li><strong>Faydası:</strong> Folat eksikliği, hücresel hasarı artırabilir ve HPV enfeksiyonlarının olumsuz etkilerini artırabilir.Ispanak, brokoli, kuşkonmaz, avokado, mercimek, fasulye ve tam tahıllı gıdalar.</li>
 </ul>
 </li>
 <li><strong>Omega-3 Yağ Asitlerini Dahil Edin:</strong>Somon, sardalya, ceviz, chia tohumu ve keten tohumu.</li>
 <li><strong>Lifli Gıdalarla Beslenin:</strong>Yulaf, tam tahıllı ekmekler, mercimek, nohut ve taze meyve-sebzeler.</li>
</ol>

<hr align="center" size="2" width="100%" />
<p><strong>Tüketimden Kaçınılması Gerekenler</strong></p>

<p><strong>1.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>İşlenmiş ve Kızartılmış Gıdalar:</strong> Paketli atıştırmalıklar ve fast food tüketimini sınırlayın.</p>

<p><strong>2.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Aşırı Alkol tüketiminden kaçının.</strong></p>

<p><strong>3.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Şeker Oranı Yüksek Gıdalardan uzak durun. </strong>Beyaz şeker yerine bal, hurma gibi doğal tatlandırıcıları tercih edin.</p>

<p><strong>4.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Bağışıklık Sistemini Destekleyin</strong></p>

<p><strong>5.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><strong>Beslenmenizi çeşitlendirin</strong>: Doğal ve taze gıdalara öncelik verin ve işlenmiş gıdalardan uzak durun.</p>

<hr align="center" size="2" width="100%" />
<p><strong>Tedavi:</strong></p>

<p>Erken dönemde saptandığında ek bir başka tedaviye ihtiyaç olmadan tümör cerrahi olarak çıkartılabilir. Eğer daha ileri bir safhada karşılaşılmışsa kemoterapi ve radyoterapi verilmektedir. Hangi tedavinin kime ve nasıl uygulanacağı evreye göre değişmektedir.</p>

<p><strong>Tedavi Sürecinde Beslenme</strong></p>

<p>Tedavi gören bireyler için özel beslenme gereklilikleri olabilir. Örneğin:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Bulantıyı Azaltmak İçin:</strong> Hafif, kuru gıdalar (kraker, tost) tüketebilirsiniz.</li>
 <li><strong>Enerji Artırıcı Gıdalar:</strong> Yüksek kalorili ama sağlıklı yağ içeren avokado, fındık ve badem gibi besinler tercih edilebilir.</li>
 <li><strong>Hidrasyonu Sağlamak İçin:</strong> Su, bitki çayları ve taze meyve suları tüketin.</li>
</ul>

<hr align="center" size="2" width="100%" />
<p><strong>HPV Aşısı: Koruyucu Etkisi</strong></p>

<p>HPV aşısı, rahim ağzı kanserine karşı en etkili korunma yöntemlerinden biridir. Özellikle erken yaşta yapılan aşılar, kansere karşı bağışıklık sağlar ve toplum sağlığını iyileştirir. Aşı yaptırma konusunda doktorunuzdan bilgi almayı unutmayın.</p>

<p><strong>Kimler Aşı Olmalı?</strong></p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li><strong>Çocuklar ve Gençler:</strong>

 <ul style="list-style-type:circle" type="circle">
  <li>HPV aşısı, genellikle 9-14 yaş arasındaki çocuklar için önerilir. Bu yaş grubunda, bağışıklık sistemi daha güçlü olduğu için aşı daha etkili bir koruma sağlar.</li>
  <li>Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 11-12 yaş arasındaki tüm çocukların aşılanmasını önermektedir.</li>
 </ul>
 </li>
 <li><strong>Genç Yetişkinler:</strong>
 <ul style="list-style-type:circle" type="circle">
  <li>15-26 yaş arasındaki kişiler için de HPV aşısı önerilir. Bu yaş aralığında aşının koruyuculuğu hala oldukça yüksektir.</li>
 </ul>
 </li>
 <li><strong>27-45 Yaş Arası Yetişkinler:</strong>
 <ul style="list-style-type:circle" type="circle">
  <li>Bu yaş grubunda aşının etkinliği daha az olsa da, HPV ile karşılaşmamış veya az sayıda cinsel partneri olan kişilerde koruma sağlayabilir. Bu durumda, doktorunuzla aşının gerekliliği konusunda görüşmeniz önemlidir.</li>
 </ul>
 </li>
</ol>

<p><strong>Aşının Özellikleri ve Uygulama Şekli</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Aşı Türleri:</strong>

 <ul style="list-style-type:circle" type="circle">
  <li><strong>Gardasil:</strong> HPV-6, HPV-11, HPV-16 ve HPV-18 türlerine karşı koruma sağlar.</li>
  <li><strong>Gardasil 9:</strong> Daha geniş kapsamlı koruma sağlayarak 9 farklı HPV türüne karşı etkilidir.</li>
  <li><strong>Cervarix:</strong> Özellikle HPV-16 ve HPV-18’e karşı koruma sağlar.</li>
 </ul>
 </li>
 <li><strong>Dozaj:</strong>
 <ul style="list-style-type:circle" type="circle">
  <li><strong>9-14 Yaş:</strong> İki doz (6-12 ay arayla).</li>
  <li><strong>15 Yaş ve Üzeri:</strong> Üç doz (ilk dozdan sonra 1-2 ay içinde ikinci doz, üçüncü doz ise 6. ayda).&nbsp;&nbsp;</li>
 </ul>
 </li>
</ul>

<hr align="center" size="2" width="100%" />
<p>Rahim ağzı kanseri, önlenebilir bir hastalıktır. Sağlıklı alışkanlıklar, düzenli tarama testleri ve HPV aşısı, bu kanserin görülme sıklığını önemli ölçüde azaltmaktadır. Kadınlar, düzenli sağlık kontrollerini aksatmamalı ve doktorlarıyla risk faktörlerini tartışmalıdır.</p>

<p>Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır!</p>

<p></p>

<p>Ayrıntılı bilgi için Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.</p>

<p><a href="https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/component/finder/search.html?q=serviks+kanseri&amp;Itemid=432" rel="nofollow">https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/component/finder/search.html?q=serviks+kanseri&amp;Itemid=432</a></p>

<p><a href="https://www.nejm.org/doi/10.1056/NEJMoa1405044" rel="nofollow">https://www.nejm.org/doi/10.1056/NEJMoa1405044</a></p>

<p><a href="https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23706117/" rel="nofollow">https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23706117/</a></p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/1-31-ocak-serviks-rahim-agzi-kanseri-farkindalik-ayi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Feb 2025 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/01/saglikkosesi.jpg" type="image/jpeg" length="34669"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['İNSÜLİN DİRENCİ' EN ÇOK SORULANLAR]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/insulin-direnci-en-cok-sorulanlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/insulin-direnci-en-cok-sorulanlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li><strong>Soru:</strong> 70 yaşındayım ve 30 yıldır şeker hastasıyım. Beş yıldır emekliyim; ancak emeklilik sonrası şekerim kontrol edilemez hale geldi. İnsülin kullanıyorum ama doymama hissimi ve sinirimi kontrol edemiyorum. Şeker hastalığının psikolojime etkisi olabilir mi?<br />
 <strong>Cevap:</strong> Kan şekerinin normal seviyelerde seyretmemesi ruh halinizi olumsuz etkileyebilir. Özellikle ani düşüşler sinirliliğe yol açabilir. İnsülin dozlarınızı doğru şekilde ayarlayarak bu durumun önüne geçebilirsiniz. Emeklilik döneminde hareketsiz kalmamaya, yürüyüş yapmaya dikkat etmelisiniz. Ayrıca doymama hissiniz, gereğinden fazla insülin kullandığınızı ve hipoglisemi yaşadığınızı gösterebilir. Bu konuda doktorunuza danışmanız çok önemlidir.</li>
 <li><strong>Soru:</strong> Hamileyim ve şeker yükleme testi yaptırıp yaptırmamak konusunda kararsızım. Testin bebeğime zararı olur mu?<br />
 <strong>Cevap:</strong> Gebeliğin 24-28. haftaları arasında yapılan şeker yükleme testi hem anne hem de bebek için güvenlidir. Gebelik diyabetinin tespit edilmesi, olası risklerin önlenmesi açısından hayati öneme sahiptir. Test yapılmazsa tanı atlanabilir ve bu durum bebeğin sağlığını tehlikeye sokabilir.</li>
 <li><strong>Soru:</strong> Menopozun diyabet üzerindeki etkileri nelerdir?<br />
 <strong>Cevap:</strong> Menopoz döneminde hormon dengelerindeki değişiklikler kan şekerinin kontrolünü zorlaştırabilir. Ayrıca, diyabetli kadınlarda ek hastalıklar ve menopozla birlikte kalp-damar hastalığı riskinin artması mümkündür.</li>
 <li><strong>Soru:</strong> Diş tedavisi için doktora gitmeden önce diyabetli olduğumu söylemeli miyim?<br />
 <strong>Cevap:</strong> Evet, diş hekiminizi mutlaka diyabetli olduğunuz konusunda bilgilendirmelisiniz. Ayrıca kullandığınız ilaçları da paylaşmanız önemlidir. Kan şekeriniz kontrol altında değilse, aciliyeti olmayan tedavileri ertelemek daha sağlıklı olacaktır.</li>
 <li><strong>Soru:</strong> Babam Tip 2 diyabet hastası. Beslenmesine dikkat edip kilosunu kontrol altında tutarsa diyabetini düzenleyebilir mi?<br />
 <strong>Cevap:</strong> Doğru beslenme ve düzenli egzersiz, Tip-2 diyabet riskini önemli ölçüde azaltır. Her gün 30 dakikalık fiziksel aktivitenin ve sağlıklı kilo kontrolünün, diyabet riskini %60 oranında düşürdüğünü biliyoruz. Sağlıklı alışkanlıklarla sağlığınızı geri kazanabilirsiniz.</li>
 <li><strong>Soru:</strong> Diyabetliyim ve ilaç tedavisi görüyorum. Sabah açlık kan şekerim genellikle yüksek çıkıyor. İnsüline ne zaman geçmeliyim?<br />
 <strong>Cevap:</strong> Açlık kan şekerinizin ideal aralıkta (80-120 mg/dl) olması önemlidir. Eğer üç aylık şeker ortalamanız (HbA1c) %7’nin üzerindeyse, yaşam tarzı değişikliğine ve ilaçlara rağmen düzelme yoksa, doktorunuzla insülin tedavisine geçişi konuşabilirsiniz.</li>
 <li><strong>Soru:</strong> Oğlum sinirlendiğinde kan şekeri yükseliyor. Bu normal mi?<br />
 <strong>Cevap:</strong> Evet, stres hormonları (ör. kortizol) kan şekerinin yükselmesine neden olabilir. Bu nedenle stres yönetimi, diyabetin kontrolünde önemli bir rol oynar.</li>
 <li><strong>Soru:</strong> Babamda hipertansiyon ve gizli şeker var. Benim risklerim neler ve nelere dikkat etmeliyim?<br />
 <strong>Cevap:</strong> Fazla kiloluysanız diyabet ve hipertansiyon riski artar. İdeal kiloda kalmaya ve düzenli egzersiz yapmaya özen göstermelisiniz. Yılda bir kez kan şekeri ve tansiyon değerlerinizi kontrol ettirmeniz önemlidir.</li>
 <li><strong>Soru:</strong> Kan şekerindeki dengesizlik belirtileri nelerdir?<br />
 <strong>Cevap:</strong> Çok su içme, sık idrara çıkma, halsizlik, yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, kas güçsüzlüğü ve bulanık görme gibi belirtiler kan şekeri dengesizliğini gösterebilir. Ancak Tip 2 diyabet genellikle sessizce ortaya çıkar ve belirti göstermeyebilir.</li>
 <li><strong>Soru:</strong> İnsülin direnci teşhisi konan biri hangi ekmek türlerini tüketmeli?<br />
 <strong>Cevap:</strong> Tam tahıllı ve çavdar ekmeği gibi lif oranı yüksek ekmekler tercih edilmelidir. Beyaz ekmek tüketimi sınırlandırılmalı ve miktar, bir diyetisyen tarafından kişiye özel belirlenmelidir.</li>
 <li><strong>Soru:</strong> Oğlum sadece koldan insülin yapmak istiyor, diğer bölgeleri reddediyor. Ne yapabilirim?<br />
 <strong>Cevap:</strong> İnsülin enjeksiyonu yapılan bölgelerin düzenli olarak değiştirilmesi gerekir. Aksi halde ciltte sertleşme ve ilaç emiliminde sorunlar yaşanabilir. Bir eğitim hemşiresinden veya diyabet eğitmeninden destek alabilirsiniz. Diyabeti, bir yaşam biçimi olarak kabul etmesine yardımcı olmanız önemlidir.</li>
 <li><strong>Soru:</strong> Tatlı krizlerim oluyor. Bu bir hastalık belirtisi midir?<br />
 <strong>Cevap:</strong> Şekerli gıdalara olan düşkünlük genellikle bir alışkanlık meselesidir. Bu durum tek başına bir hastalık belirtisi değildir. Ancak, şekerli yiyeceklerin sürekli ve aşırı tüketimi, ileride diyabet riskini artırabilir.</li>
 <li><strong>Soru:</strong> Yediklerime her zaman dikkat edemiyorum, özellikle işyerinde hazır yiyecekler yemek durumunda kalıyorum. Bu konuda ne önerirsiniz?</li>
</ol>

<p><strong>Cevap:</strong> Sürekli sağlıklı beslenmek günümüz şartlarında malesef mümkün değil. Hazır gıdaları alışkanlık halinde getirmemeniz, bazılarını tamamen hayatınızdan çıkarmanız, çoğunlukla sağlıklı alışkanlıklar geliştirmeniz yeterli olacaktır. Örneğin; her gün dışarıdan yemek yerine bazı günler yiyeceğinizi evinizden götürebilirsiniz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ol start="14" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li><strong>Soru: </strong>Kan testini &nbsp;vermeden önce az miktarda bir şeyler yesek yine de sonucu etkiler mi?</li>
</ol>

<p><strong>Cevap: </strong>Etkiler, yemek az veya çok fark etmeksizin sindirim sistemimiz devreye girer, insulin hormonu yükselir. Özellikle tiroid/insülin hormonları, kolesterol, kan şekeri gibi testler için geceden itibaren aç olmanız önerilir.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/insulin-direnci-en-cok-sorulanlar</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jan 2025 17:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/01/saglikkosesi.jpg" type="image/jpeg" length="19632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EN ÇOK SORULANLAR]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/en-cok-sorulanlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/en-cok-sorulanlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Müşerref DİNÇER ve Dr. Dyt. Merve KAYALI SEVİM sizlerden gelen, en çok merak edilen konular hakkında soru-cevap yazısı hazırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>1.Kış mevsiminde güneşten faydalanamıyoruz, en etkili D vitaminini nasıl alabiliriz? </strong></p>

<p>Kış aylarındayız ve depolarımızın bittiği günlerdeyiz. Havada güneş varsa olabildiğince faydalanalım ama yetişkinler için günlük ortalama 2000 IU almak bu süreçte faydalı olur. D3-K2 formunu bir arada kullanalım. Tok karnına, sabah kahvaltı sonrası kullanımı çok daha etkili olur.</p>

<p><strong>2.D vitamini düzeyini bilmeden kullanabilir miyim?</strong></p>

<p>Kullanın, günlük ihtiyacınız olan dozlarda 1000-2000 IU arasında alabilirsiniz. Emin olamıyorsanız yakın geçmişte yapılan kan tetkiklerine bakarak doktorunuz uygun dozu belirleyecektir.</p>

<p><strong>3.Fazlası zarar verir mi? Sürekli kullanmak zorunda mıyız, ara verelim mi? </strong></p>

<p>Tabi ki doktorunuzun verdiği dozun üzerine çıkmayın. Doktorunuz kan düzeyinize göre tedavi planını yapacaktır. Örneğin; eksiklik nedeniyle yüksek doz-başlangıç ve düşük doz-idame tedavisini tamamlamışsanız, o zaman yaz mevsiminde ara verebilirsiniz. Az az günlük ihtiyacı karşılayacak şekilde alıyorsanız sürekli alınabilir.</p>

<p><strong>4.D vitamini ve Magnezyum tahlilim normal çıktı ama kramplarım var, takviye kullanmalı mıyım? </strong></p>

<p>D vitamini eksikliği tanısı kan tetkiki ile konur; ancak magnezyumun çok büyük kısmı kemik, kas ve yumuşak dokularda bulunur. Kemik ve kas yıkımı ile magnezyum kan değeri normal aralıkta tutulur. Eğer kanda da 2.0 ve altındaysa zaten ciddi bir eksiklik var demektir. Kan değerinin normal olması eksikliğini dışlamaz. Bu nedenle semptomlara bakarız. Takviye olarak sitrat-glisinat-malat formlarının birlikte bulunduğu hap ve her birini ayrı içeren toz formları mevcuttur. Magnezyum oksit formu daha çok kabızlık sorununda yardımcı olmaktadır. Sadece kramp içinse 200-250 mg magnezyum sitrat kullanabilirsiniz. Yemekten 2 saat sonra almak idealdir.</p>

<p><strong>5.Bitkisel D vitamini var mı?</strong></p>

<p>Yosun ve Alg gibi bitkilerden elde edilebiliyor. Fakat besinlerle alınan D vitamini günlük ihtiyacı karşılamak için yeterli değildir.</p>

<p><strong>6. D vitamini ve B12 vitaminlerinin eksikliği neredeyse herkeste var, neden bu kadar yaygın görülüyor?</strong></p>

<p>D vitamini eksikliğinin en önemli nedeninin güneşle aktivasyon olmaması ve diğer yardımcı mineral eksiklikleri olduğunu söyleyebiliriz. B12 için yeterli hayvansal gıda alınması ve içlerindeki vitaminden yararlanmak için yeterli mide asidi ve intrinsik faktör üretilmesi ve sonrasında barsaklardan emilmesi gereklidir. Bu aşamalardan birinde sorun varsa eksiklik ortaya çıkar. Mide koruyucular, yemekle içilen su ve yemek sonrası içilen maden suyu ile mide asidini azaltmak hem sindirimi zorlaştıracak hem de B12 emilimini engelleyecektir. Tabi ki çay-kahve alışkanlığımız da aynı etkiyi gösterir. Metformin ve kolşisin ilaçları da B12yi düşürür. B12 vitaminini önemsiyoruz çünkü vücutta metilasyon döngüsünde, kırmızı kan hücresi yapımında, DNA sentezinde, sinir sisteminde, kemik yapımında, bağışıklık sisteminde görev alır. Kan değeri 550 ve üzerinde olmalıdır. Takviye olarak aktif formu olan metil-kobalamin dilaltı tablet olarak alınabilir.</p>

<p><strong>7.D vitamini stoklarımız azalınca vücudumuzda neler olur anlamak mümkün mü?</strong></p>

<p>Yorgun, bitkin, enerjisi düşük hissediyoruz. Dişlerimiz daha kolay çürüyor, kemiklerimiz eriyor, kas kaybımız oluyor. Uyku düzenimiz ve kalitemiz bozuluyor. Odaklanmamız zorlaşıyor; dikkat dağınıklığı başlıyor, duygu durum dengemiz bozuluyor; depresyona eğilimimiz artıyor. Şeker, hipertansiyon, alerji gibi birçok yeni hastalık açığa çıkıyor. Kilo dengesizliği yaşanabiliyor. Bu belirtiler olduğunda D vitamini eksikliği de olabileceğinin hatırlanması ama mutlaka hekime başvurulması gerekir.</p>

<p><strong>8.D vitamini kullanıyorum, birlikte çinko-magnezyum almalı mıyım?</strong></p>

<p>D vitamini ile birlikte çinko ve magnezyum eksikliği de sık görülmektedir. Çinko eksikliğinde alerjik cilt döküntüleri, saç dökülmesi gibi şikayetler görülür. Magnezyum eksikliğinde ise kas ağrısı, yorgunluk, uyuşma-karıncalanma, başka sebeple açıklanamayan tansiyon yüksekliği, nabız düzensizlikleri, baş ağrısı, uykusuzluk gibi şikayetler görülebilmektedir. Bu durumlarda öncelikle doktorunuza başvurmalısınız. Her ikisini de herhangi bir şikayetiniz yoksa günlük kullanmanız gerekmez, haftada 2 kez daha seyrek olarak alabilirsiniz.</p>

<p><strong>9.Her vitamini ayrı kullanmak mı yoksa multivitamin almak mı doğru olur?</strong></p>

<p>Multivitaminin içeriği önemlidir. İçeriğindeki vitamin-minerallerin çok düşük ya da çok yüksek dozda olmaması gerekir. Yine her vitamin-mineralin iyi emilen formlarının bulunması daha iyidir (metilkobalamin-b12, metilfolat-folik asit, d3k2, magnezyum sitrat, çinko glukonat). Birlikte alınmaması gereken, emilirken birbirini engelleyen mineraller aynı tablete konulmamalıdır (demir-kalsiyum-magnezyum, çinko-bakır). Bunlara uygun bir multivitamin devam tedavisinde aralıklı olarak kullanılabilir; ancak başlangıçta eksik olan vitamin veya mineralleri ayrı kullanmak daha doğru olacaktır.</p>

<p><strong>10.D vitamini kullanmanın gribal enfeksiyonlarda etkisi var mıdır?</strong></p>

<p>Gribal enfeksiyonlara karşı savaşan bağışıklık sistemimizdir. D vitaminimiz düşükse savaş baştan yenik başlamış demektir. Covid-19 için yapılan araştırmalarda D vitamini seviyesi yeterli kişiler ile düşük olanlar karşılaştırılmış ve D vitamininin ölüm oranını, hastalık şiddetini, yoğun bakım ünitesine yatışı ve mekanik ventilasyondan ayrılmayı etkileyen kritik bir faktör olduğu tespit edilmiştir. <a href="https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38654693/" rel="nofollow">https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38654693/</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Sorularınız için teşekkür ederiz…</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/en-cok-sorulanlar</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jan 2025 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/01/saglikkosesi.jpg" type="image/jpeg" length="85175"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
