<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İnebolu Postası</title>
    <link>https://www.inebolupostasi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafsız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.inebolupostasi.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 10 Apr 2026 14:36:23 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz(ama)dıklarım Okurla Buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/yazamadiklarim-okurla-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/yazamadiklarim-okurla-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mustafa Yaşar Dilsiz’den İçsel Bir Hesaplaşma]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci ve yazar Mustafa Yaşar Dilsiz, yeni kitabı Yaz(ama)dıklarım ile okurların karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Uzun yıllardır yazı dünyasında farklı türlerde eserler veren Dilsiz, bu kitabında insanın iç dünyasına, suskunluklarına ve dile getirilemeyen duygularına odaklanıyor.</p>

<p>Yazarın ifadesiyle kitap, yalnızca yazılanlardan değil, aynı zamanda “yazılamayanlardan” da oluşuyor. İç monologlar, kısa anlatılar ve düşünsel metinlerin yer aldığı eser; insanın kendi vicdanıyla, geçmişiyle ve inancıyla yaptığı sessiz hesaplaşmaları edebi bir dille anlatıyor.</p>

<p>Çocukluk yılları İnebolu’da geçen Dilsiz, hayatın farklı alanlarında edindiği deneyimleri yazıya dönüştürmesiyle tanınıyor. Gazetecilikten öğretmenliğe uzanan meslek yaşamı, onun metinlerinde toplumsal gözlem ile bireysel sorgulamayı bir araya getiriyor.</p>

<p>“Her insanın içinde biriken ama çoğu zaman dile getiremediği cümleler vardır” diyen Dilsiz, Yaz(ama)dıklarım için şu ifadeleri kullanıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bu kitap, yazabildiklerim kadar yazamadıklarımın da hikâyesidir. Bazen suskunluk da bir metindir.”</p>

<p>Okurlarıyla ön sipariş sürecinde buluşmaya başlayan eser, özellikle edebiyatın düşünsel ve varoluşsal tarafına ilgi duyan okuyucular için dikkat çekici bir çalışma olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/yazamadiklarim-okurla-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2026/03/myd.jpg" type="image/jpeg" length="50091"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oğuz Atay Öykü Ödülü 2026 Başvuruları Başladı]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/oguz-atay-oyku-odulu-2026-basvurulari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/oguz-atay-oyku-odulu-2026-basvurulari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu Kültür ve Sanat Derneği 6. Oğuz Atay Öykü Ödülü 2026 Başvuruları ile ilgili açıklamada bulundu.</p>

<p>Türk edebiyatının usta kalemlerinden İnebolu doğumlu yazar Oğuz Atay anısına düzenlenen Oğuz Atay Öykü Ödülü 2026 için başvurular başladı. İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından organize edilen yarışma, Atay’ı doğduğu şehir olan İnebolu’da öykücü kimliğiyle anmayı ve yeni edebî eserlerin ortaya çıkmasına katkı sunmayı amaçlıyor.</p>

<p><strong>SON BAŞVURU TARİHİ: 30 MAYIS 2026</strong></p>

<p>Serbest konulu yarışmaya katılım herkese açık. Başvurular 20 Şubat 2026 tarihinde başladı ve 30 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edecek. Sonuçlar 1 Eylül 2026’da açıklanacak. Ödül töreni ise Oğuz Atay’ın doğum günü anısına 10 Ekim 2026’da İnebolu’da gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>YARIŞMAYA KATILIM ŞARTLARI</strong></p>

<p>Yarışma yalnızca öykü türündeki eserleri kabul ediyor. Roman, deneme, şiir gibi farklı türlerdeki başvurular değerlendirmeye alınmayacak.</p>

<p>Katılımcılar yalnızca bir öykü ile başvurabilecek.</p>

<p>Öyküler daha önce herhangi bir yerde yayımlanmamış ve ödül almamış olmalı.</p>

<p>Metinler Times New Roman, 12 punto, 1,5 satır aralığında; en fazla 15 sayfa olacak şekilde hazırlanmalı.</p>

<p>Başvurular yalnızca Word belgesi formatında e-posta yoluyla kabul edilecek. Posta, kargo ya da elden teslim kabul edilmeyecek.</p>

<p>Seçici kurul değerlendirmeyi yazar isimleri gizli olacak şekilde yapacak. Bu nedenle öykü dosyasında kimlik bilgisi yer almaması, metnin sağ üst köşesinde yalnızca rumuz bulunması gerekiyor. Kimlik ve iletişim bilgileri ise ayrı bir dosyada gönderilecek.</p>

<p><strong>SEÇİCİ KURUL</strong></p>

<p>Oğuz Atay Öykü Ödülü 2026’nın seçici kurulunda şu isimler yer alıyor:<br />
Hülya Soyşekerci, Altay Ömer Erdoğan, Ercan Yılmaz, Hüseyin Peker ve Muzaffer Kale.</p>

<p><strong>ÖDÜL VE YAYIN SÜRECİ</strong></p>

<p>Ödül kazanan yazara Oğuz Atay kitap seti ve adına hazırlanmış özel bir plaket takdim edilecek. Seçici kurulun yayımlanmaya değer gördüğü öykülerle birlikte ödül kazanan eser, “Oğuz Atay Öykü Ödülü 2026” adıyla kitaplaştırılacak. Kitapta eseri yer alan yazarlara beşer adet kitap armağan edilecek. Yarışma kapsamında ayrıca telif ücreti ödenmeyecek.</p>

<p><strong>BAŞVURU VE İLETİŞİM</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eserler, inebolukulturvesanatdernegi@gmail.com adresine gönderilecek.<br />
Yarışma hakkında detaylı bilgi almak isteyenler, İnebolu Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Hasan İlyasoğlu (0536 525 91 23) ve Özlem Keskin (0542 809 74 03) ile iletişime geçebilecek.</p>

<p>Edebiyat dünyasına yeni öyküler kazandırmayı hedefleyen yarışma, yazmayı tutku edinmiş herkesi Oğuz Atay’ın anısına kalem oynatmaya davet ediyor.</p>

<p><img alt="Oguzatay-1" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2026/02/oguzatay-1.jpeg" width="1376" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/oguz-atay-oyku-odulu-2026-basvurulari-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2026/02/oguzatay-1.jpeg" type="image/jpeg" length="44541"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sefa Tunoğlu’nun ilk kitabı yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/sefa-tunoglunun-ilk-kitabi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/sefa-tunoglunun-ilk-kitabi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu’da doğup büyüyen ve yaşamını ilçemizde sürdüren hemşehrimiz Sefa Tunoğlu, edebiyat dünyasına kazandırdığı yeni eseriyle okurlarla buluştu. Tunoğlu’nun kaleme aldığı “Özünü Bulmak” adlı kitap, raflardaki yerini alarak hemşerilerimize ve tüm kitapseverlere ulaşmaya başladı.</p>

<p>Toplam 90 sayfadan oluşan eser, 26 farklı başlık altında hayatın içinden konuları ele alıyor. Yıllar içerisinde edinilen tecrübelerin, gözlemlerin ve içsel yolculukların sade fakat etkileyici bir dille aktarıldığı kitap; okuyucuyu kendi iç dünyasına yönelmeye davet ediyor. “Özünü Bulmak”, modern hayatın karmaşası içinde kaybolan bireyin kalbinin sesini yeniden duyabilmesine rehberlik etmeyi amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eserde; insanın kendini tanıma süreci, hayata bakış açısı, içsel farkındalık, değerler, sabır, mücadele ve umut gibi pek çok konu samimi bir anlatımla işleniyor. Yalın anlatımı sayesinde her yaştan okura hitap eden kitap, kısa ama derinlikli bölümleriyle düşündürücü bir okuma deneyimi sunuyor.</p>

<p>Sefa Tunoğlu’nun ilk eseri olma özelliğini taşıyan “Özünü Bulmak”, Türkiye’nin seçkin internet satış platformlarında ve çeşitli kitap satış mağazalarında temin edilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/sefa-tunoglunun-ilk-kitabi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2026/02/kitapp.jpg" type="image/jpeg" length="72667"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarih, şiir ve milli mücadele ruhu aynı çatıda buluştu]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/tarih-siir-ve-milli-mucadele-ruhu-ayni-catida-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/tarih-siir-ve-milli-mucadele-ruhu-ayni-catida-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından “Nazım Hikmet İnebolu'da” paneli düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen “Nazım Hikmet İnebolu’da” paneli, İnebolu Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda geniş katılımla gerçekleştirildi. Cumartesi günü düzenlenen panel, yalnızca bir anma etkinliği değil; tarihsel hafızanın, edebiyatın ve Milli Mücadele bilincinin yeniden hatırlandığı kapsamlı bir kültür buluşmasına dönüştü.</p>

<p>Programa akademisyenler, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Prof. Dr. Hasan S. Kesercioğlu, Mehmet Saydur, Dr. Murat Karasalihoğlu ve Ali Turgay Karayel’in konuşmacı olarak yer aldığı panel, yaklaşık iki buçuk saat sürdü. Konuşmalar sık sık alkışlarla kesildi.</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>“Nazım Hikmet’i Anmak Bizim İçin Bir Vefa Borcudur”</strong></p>

<p>Panelin açılış konuşmasını yapan Dernek Başkanı Hasan İlyasoğlu, dünyaca ünlü şair Nazım Hikmet’in hem doğum yıldönümü hem de İnebolu’ya geliş tarihi dolayısıyla özel bir zaman diliminde bir araya geldiklerini belirtti.</p>

<p>Nazım Hikmet’in 3 Ocak 1921’de İnebolu’ya geldiğini, 15 Ocak 1902 doğumlu olduğunu hatırlatan İlyasoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Ocak ayı Nazım Hikmet için ayrı bir anlam taşır. Hem doğumunu hem de Milli Mücadele’ye katılmak üzere İnebolu’ya gelişini bu ayda anıyoruz. Büyük ustayı doğum gününde saygıyla anmak bizim için bir vefa borcudur.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nazım Hikmet’in yalnızca güçlü bir şair değil, aynı zamanda vatanını seven, bedel ödemeyi göze alan bir aydın olduğunu vurgulayan İlyasoğlu, genç kuşakların onu doğru tanımasının önemine dikkat çekti. Dernek olarak her yıl anma programları düzenlediklerini belirterek salon tahsisi için İnebolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şakir İşeri’ye teşekkür etti.</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>İşgal İstanbul’undan Anadolu’ya: Genç Bir Şairin Karar Anı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Hasan S. Kesercioğlu konuşmasında, Nazım Hikmet’in İstanbul’dan İnebolu’ya uzanan yolculuğunu tarihsel belgeler ve hatıralar üzerinden ayrıntılı biçimde anlattı.</p>

<p>Nazım’ın çocukluk yıllarına değinen Kesercioğlu, henüz 11 yaşındayken “Feryâd-ı Vatan” şiirini yazdığını belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Paşa torunu bir çocuğun çiçek, böcek değil de vatan üzerine şiir yazması tesadüf değildir. Ülkenin içinde bulunduğu durum, Çanakkale’de şehit düşen dayısı ve askeri okul eğitimi, onun bilinç dünyasını erken yaşta şekillendirmiştir.”</p>

<p>İstanbul’un işgali sırasında Deniz Harp Okulu öğrencisi olan Nazım Hikmet’in yaşadığı hayal kırıklığını anlatan Kesercioğlu, özellikle işgal karşısında donanmanın tepkisiz kalmasının genç şairde büyük bir kırılma yarattığını ifade etti.</p>

<p>Sağlık sorunları nedeniyle okuldan uzaklaştırılan Nazım’ın bu dönemde işgal güçlerine karşı kurulan bir grubun başına geçtiğini belirten Kesercioğlu, Beyoğlu’ndaki Ağa Camii’ne asılan Yunan bayrağının indirilmesini şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<p>“Bu yalnızca bir bayrak indirme eylemi değildir. Bu, işgale karşı onurunu savunan genç bir aydının sembolik direnişidir.”</p>

<p>Yeni Dünya adlı gemiyle Anadolu’ya geçiş sürecini anlatan Kesercioğlu, yılbaşı sabahı yapılan yolculuğun planlı bir tercih olduğunu söyledi. İngiliz askerlerinin yılbaşı gecesi eğlencede olmalarının fırsata çevrildiğini, pamuk balyaları arasına saklanarak yola çıkıldığını aktardı.</p>

<p>Zonguldak’ta coşkuyla karşılanan genç şairlerin yaşadığı heyecanı Nazım’ın sözleriyle paylaşan Kesercioğlu, İnebolu’ya varış anını şöyle anlattı:</p>

<p>“4 Ocak 1921 sabahı gemi İnebolu açıklarına demir atar. Mavnalarla yolcular ve pamuk balyaları arasına gizlenmiş silahlar kıyıya taşınır. Bu sahne, İnebolu’nun Milli Mücadele’deki rolünü anlatan en çarpıcı karelerden biridir.”</p>

<p>Gemi kaptanının Nazım’a verdiği 100 liranın, Anadolu dayanışmasının sembolü olduğunu vurgulayan Kesercioğlu, Nazım’ın yıllar sonra borcunu ödemek için Zeyrek’e gittiğinde kaptanın vefat ettiğini öğrendiğini de hatırlattı.</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>“İnebolu Bir Direniş Sembolüdür”</strong></p>

<p>Yazar Mehmet Saydur konuşmasında, İnebolu’nun Milli Mücadele’deki rolünü geniş bir tarihsel perspektifle ele aldı. İnebolu’nun yalnızca silah ve cephanenin giriş kapısı olarak değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu belirtti.</p>

<p>“İnebolu’yu önemli kılan sadece lojistik bir merkez olması değildir. İneboluluların istiklal kavgasını sahiplenişi farklıdır. Defalarca bombalanmış, ama geri adım atmamışlardır.”</p>

<p>Malta sürgünleri ile İngiliz subaylarının takasının İnebolu’da gerçekleştiğini hatırlatan Saydur, bunun diplomatik bir zafer olduğunu vurguladı:</p>

<p>“Yaklaşık 300 yıldır kazanarak kalktığımız ilk masanın adı İnebolu’dur.”</p>

<p>Nazım Hikmet ve Vâlâ Nurettin’in İnebolu’daki günlerini ayrıntılarıyla anlatan Saydur, Abraştepe’de yazılan “İnebolu” şiirinin Gençler Birliği hatıra defterine kaydedildiğini, Evrenye ve Beldeğirmeni yürüyüşlerinin genç şairler için bir dayanıklılık sınavı olduğunu ifade etti.</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>Abaş Baba, Kültürel Bellek ve Şiirdeki İzler</strong></p>

<p>Dr. Murat Karasalihoğlu konuşmasında, Nazım Hikmet’in İnebolu’daki iki haftalık sürecinin şiirlerine ve düşünsel dönüşümüne etkisini değerlendirdi. Özellikle Abaş Baba Türbesi ziyareti sonrasında yazılan şiirin önemine değindi.</p>

<p>“Bu şiir, Nazım’ın dönüşüm öncesindeki dünyasının izlerini taşır. Geleneksel kutsala bağlılık, inanç ve saygı açıkça görülür.”</p>

<p>Abaş Baba’nın denizcilerin koruyucusu olarak kabul edilmesinin Karadeniz kültüründeki yerini anlatan Karasalihoğlu, bu motiflerin Anadolu İslam kültürü ve halk inançlarıyla ilişkili olduğunu belirtti.</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>“Dünyanın Mavi Gözlü Devi”</strong></p>

<p>Panelin son konuşmacısı Ali Turgay Karayel, Nazım Hikmet’in evrensel kimliğini ön plana çıkardı.</p>

<p>“Nazım Hikmet yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın şairidir. Şiirleri birçok dile çevrilmiştir. Ezilenlerin, yoksulların, savaş mağdurlarının sesi olmuştur.”</p>

<p>Nazım’ın genç yaşta Anadolu’ya geçerek cephede savaşmayı hedeflediğini hatırlatan Karayel, onun fedakârlığını şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p>“Rahat bir hayat sürebilecekken, kışın ortasında İnebolu’dan Kastamonu’ya yürümeyi göze alıyor. Çünkü inandığı değerler vardır.”</p>

<p>Nazım’ın İnebolu’da fesini çıkarıp kalpak giymesini, Kuvâ-yi Milliye ruhunu sahiplenmesinin simgesi olarak değerlendiren Karayel, şairin inandığı doğrulardan asla vazgeçmediğini vurguladı.</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p>Panel sonunda konuşmacılara plaket takdim edildi. Katılımcılar, programın hem tarihsel hem de edebi açıdan son derece doyurucu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Nazım Hikmet’in İnebolu’dan başlayan Anadolu yolculuğu, Milli Mücadele ruhu ve şiirlerine yansıyan direniş anlayışı bir kez daha saygı, minnet ve duyguyla anıldı.</p>

<p>İnebolu, bir kez daha yalnızca geçmişin değil, kültürel hafızanın ve bağımsızlık bilincinin yaşayan sembolü olduğunu gösterdi.</p>

<p><img alt="I M G 1370 1200X800" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2026/02/i-m-g-1370-1200x800.JPG" width="1200" /></p>

<p><img alt="I M G 1362 1200X800" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2026/02/i-m-g-1362-1200x800.JPG" width="1200" /></p>

<p><img alt="I M G 1376 1200X800" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2026/02/i-m-g-1376-1200x800.JPG" width="1200" /></p>

<p><img alt="I M G 1379 1200X800" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2026/02/i-m-g-1379-1200x800.JPG" width="1200" /></p>

<p><img alt="I M G 1371 1200X800" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2026/02/i-m-g-1371-1200x800.JPG" width="1200" /></p>

<p><img alt="I M G 1391 1200X800" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2026/02/i-m-g-1391-1200x800.JPG" width="1200" /></p>

<p><img alt="I M G 1395 1200X800" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2026/02/i-m-g-1395-1200x800.JPG" width="1200" /><img alt="I M G 1397 1200X800" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2026/02/i-m-g-1397-1200x800.JPG" width="1200" /><img alt="I M G 1392 1200X800" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2026/02/i-m-g-1392-1200x800.JPG" width="1200" /></p>

<p><img alt="I M G 1401 1200X800" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2026/02/i-m-g-1401-1200x800.JPG" width="978" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/tarih-siir-ve-milli-mucadele-ruhu-ayni-catida-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2026/02/panel.jpg" type="image/jpeg" length="45666"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ali Turgay Karayel’le “Edebiyat Ve Etkili Yazarlık” Üzerine Söyleşi]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/ali-turgay-karayelle-edebiyat-ve-etkili-yazarlik-uzerine-soylesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/ali-turgay-karayelle-edebiyat-ve-etkili-yazarlik-uzerine-soylesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[(12 Ağustos 2025 / Kastamonu) Öğr. Gör. Mirati Madak 
Kastamonu Üniversitesi Türk Dili Bölümü, mmadak@kastamonu.edu.tr]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ali Turgay Karayel… 1981 yılında Çorum’un Kargı ilçesinde doğup ilk, orta ve lise öğrenimini burada tamamladıktan sonra Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümünü bitirerek mesleğe atılan yazar, şimdilerde Şeyh Şabân-ı Velî İmam Hatip Lisesi’nde öğretmenlik görevini sürdürmektedir.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1" title="">[1]</a> Karayel’in <em>Karşılaşma</em> (2019) adlı kitabını yayımlayan Bilgi Yayınevi yazarı tanıtırken “Varoluşa, düzen eleştirisine, geçmişe, taşra yaşamına, büyük kent ile insan ilişkisine, çürümeye, düşlere, pişmanlıklara, korkulara… ilişkin öyküleriyle yazar bizle bizi karşı karşıya getiriyor. Gösterişten uzak, akıcı dil, içten anlatım, kitaptan çıkıverecekmiş gibi her biri inandırıcı kahramanlar… Yanı sıra ince alaylar eşliğinde yergiler…”<a href="#_ftn2" name="_ftnref2" title="">[2]</a> sözlerine yer verir. Adnan Binyazar ise sanatçı hakkındaki eleştirisinde ondaki Çehov tarzı anlatı geleneğini “Karayel, abartıdan uzak, okurda durgun akışlı ırmakların sessizliğini çağrıştıran ironili üslubuyla yansıtıyor insan gerçeğini.”<a href="#_ftn3" name="_ftnref3" title="">[3]</a> diyerek dile getirir. Binyazar ve Bilgi Yayınevinin saptamalarına pek çok özgün nitelik eklemek pekâlâ mümkündür. Ancak Karayel, gayet açık bir biçimde kendi öykü anlayışı ve dolayısıyla öykücülüğü hakkında şunları dile getirir:</p>

<p>Öykü yazmak; matematikle uğraşmak, satranç oynamak gibi benim için. Kanadalı ünlü matematikçi Robert Langlands, “Matematik pek çok şeyi aynı anda akılda tutma becerisidir” diyor. Satranç da öyledir, öykü de… Olayların bağlantısı, sözcüklerin cümlelerin doğru seçimi, doğru sıralanması, kahramanların konuşmaları, susacağı zamanları, birbirleriyle ilişkileri, onların belirgin özellikleri, anlatıcının bakış açısı, öykünün sonu vb. pek çok şeyi aynı anda akılda tutmak, değerlendirmek gerekiyor ki öykü güzel olsun.<a href="#_ftn4" name="_ftnref4" title="">[4]</a></p>

<p>Yatılı okuduğu ortaöğretim yıllarında okuma alışkanlığını pekiştiren, edebiyat denen serüvenin her alanında ürün vermeye çaba gösteren yazar Ali Turgay Karayel, şimdiye kadar yayımladığı üç öykü,<a href="#_ftn5" name="_ftnref5" title="">[5]</a><sup>,<a href="#_ftn6" name="_ftnref6" title="">[6]</a>,<a href="#_ftn7" name="_ftnref7" title="">[7]</a></sup> birer de anı,<a href="#_ftn8" name="_ftnref8" title="">[8]</a> deneme<a href="#_ftn9" name="_ftnref9" title="">[9]</a> ve sohbet<a href="#_ftn10" name="_ftnref10" title="">[10]</a> kitabının yanı sıra pek çok dergide yer alan muhtelif eser ve yazılara sahiptir. Aynı zamanda bir Türk dili ve edebiyatı öğretmeni olarak öğrenmeyi ve öğretmeyi yaşam biçimi haline getiren yazar, edebiyatın daha pek çok türünde de projeye sahiptir.<a href="#_ftn11" name="_ftnref11" title="">[11]</a></p>

<p>Düşünceleri ile eylemleri bir olan yazar, yerel gazetelerden birçoğu güncel sanat ve edebiyatın nabzını tutan ulusal ve uluslararası kadar pek çok süreli yayında kalem yorar. Ayrıca işin mutfağında da yer alarak birçok deneyimli ismin eserine eleştirmenlik ve editörlük yapar. Bu vesileyle yazarın edebiyatın içinde her yönüyle yer tuttuğu görmek mümkündür. Dahası yeni yazarlar, sanatkârlar yetiştirmek gibi bir misyonu da üstlenen bu genç ama tecrübeli isim, verdiği eğitimlerle toplumsal bir görev de üstlenir.<a href="#_ftn12" name="_ftnref12" title="">[12]</a> Karayel, çocuklar ve gençlerin dünyasına dokunmaktan da büyük keyif duyar. Edebiyatı toplum inşası ve birey olgunlaşmasında bir araç olarak gören sanatçı bu sorumluluktan kaçmaz.<a href="#_ftn13" name="_ftnref13" title="">[13]</a> Edebiyat programları, seminerler ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarını faaliyetlerinde gönüllü olarak yer alırken müzikten resme, tiyatrodan sinemaya kadar sanatın bütün dallarında düşünce dünyasını geliştirecek olanakları ustaca değerlendirir. Bilhassa “akıcı bir anlatımla yazılmış anıları, çocukluk döneminden başlamakta; ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencilik yıllarıyla sürmekte” ve okura kendinden hareketle bir yaşanmışlık dersi sunmaktadır.<a href="#_ftn14" name="_ftnref14" title="">[14]</a> Bu da yazdıklarına ve yaptıklarına hem deneyim hem de değer katar. Kısacası Ali Turgay Karayel yazan, yazdıran ve öğreten rolleriyle, çalışkan bir sanatçı ve başarılı bir aydındır.<a href="#_ftn15" name="_ftnref15" title="">[15]</a></p>

<p>Burada hakkında kısaca bilgi verdiğim Ali Turgay Karayel ile gerçekleştirdiğim söyleşiyi siz değerli okurlarla paylaşmak istiyorum.</p>

<p><strong>MİRATİ MADAK:</strong> Bugüne dek anı, deneme, üç öykü, bir de söyleşilerinizle konuşmalarınızı topladığınız kitabınız yayımlandı. <em>Varlık</em>, <em>Çağdaş Türk Dili</em>, <em>Sincan İstasyonu</em>, <em>Sözcükler</em> gibi ülkemizin önemli edebiyat dergilerinde yazıyorsunuz. Yazmanın yanı sıra değişik sosyal ve kültürel çalışmalarda da görev alıyorsunuz. Son olarak 2025 yılının Nisan, Mayıs aylarında Kastamonu Belediyesinin ev sahipliğinde edebiyata, yazmaya ilgi duyan yurttaşlarımıza altı hafta süren “Yazarlık Eğitimi” verdiniz.</p>

<p><strong>ALİ TURGAY KARAYEL:</strong> Yaratıcı yazarlık, yalnızca yazma eğitimleriyle, atölye çalışmalarıyla, ustaların konuşmalarıyla, bu konuda yazılmış kitapların okunmasıyla öğrenilmez. Ancak doğru, nitelikli bir yazarlık eğitimi, yazmak isteyenlere çok şey kazandırır, onların işlerini epey kolaylaştırır.</p>

<p><strong>M. M.:</strong> İşlerini kolaylaştırır sözünü biraz açabilir misiniz?</p>

<p><strong>A. T. K.:</strong> Nasıl ki bir tatlıyı güzel yapmayı veya bağlamayı güzel çalıp türküyü güzel söylemeyi sağlayan incelikler varsa iyi yazmayı sağlayan incelikler de vardır. Bu bilgileri yazarlık eğitiminde kendi edebiyatımızdan ve dünya edebiyatından örnek metinlerle katılımcılara aktarmaya çalıştım. Seçtiğim metinler hoşlarına gitti. Ayrıca kaynak gösterdiğimden verdiğim bilgilerin doğruluğunu da kanıtlamış oldum. Sözgelimi <em>laytmotif</em> diye bir terim vardır. Bu terimi herkes bilemeyebilir; yazar bunu öğrensin ancak kullanmak, kullanmamak onun karar vereceği bir konu. Sait Faik’in “Semaver” adlı öyküsünde “…semaver ne güzel kaynardı. Ali semaveri, içinde ne ıstırap, ne grev ne de patron olan bir fabrikaya benzetirdi. Onda yalnız koku, buhar ve sabahın saadeti istihsal edilirdi.” sözü laytmotife örnektir. Her yöntem gibi bu da yerli yerinde kullanıldığında yapıtın değerine değer katar.</p>

<p>Eğitimlerde yazarın, gerçekçi, doğal olması gerektiğini söylüyorum. Sabahattin Ali’nin “Kazlar” öyküsünde, cezaevindeki kocasından mektup alan kadın, köyün öğretmenine mektubu okutmak için götürür. Öğretmen mektubu alırken kadının göğsüne yandan göz atar. Sabahattin Ali’nin kendisi de öğretmendir. Bunu söyleyince öğretmenleri kötülemiş olmuyor, burada bir gerçekliği aktarıyor. Önceliği para olan doktoru da öyküsünde anlatır, rüşvet alan yargıcı da… Bütün doktorlar, yargıçlar için geçerli değildir ancak sonuçta paraya tapanlar da var. Bir yazar “Ben şu kurumun, şu meslektekilerin yanlışını anlatmayayım, aman haksızlığa uğrayan birinden söz edip de birilerini üzmeyeyim, başıma iş açmayayım…” gibi düşüncelere kapılırsa zaten iyi bir yazar olamaz. İşte yazarlık eğitiminde buna benzer, yazmayla ilgili yüzlerce konudan söz etmeye çalıştım.</p>

<p><strong>M. M.:</strong> Akşam saatlerinde olmasına karşın Kastamonu merkezden ayrıca uzaktaki ilçelerden bile yazarlık eğitimi için gelenler vardı. Yaklaşık yüz katılımcıyı iki üç saat boyunca bir arada tutan neydi sizce?</p>

<p><strong>A. T. K.:</strong> Edebiyatın gücü… Dediğiniz gibi, sağ olsunlar, ilgi gösterdiler. Görme engeli, yürüme engeli olan katılımcılar da vardı; on altı yaşında lise öğrencisi, seksen iki yaşındaki emekli öğretmeni de. Edebiyatın büyülü gücü sayesinde bir aradaydılar. Değişik eğitim ve gelir düzeyleri, farklı siyasal anlayışları ve meslekleri olsa da birlikteydiler. Bu bize neyi gösteriyor, ön yargılı yaklaşmadıktan sonra iyi kitaplar, iyi yazarlar hepimize seslenir.</p>

<p><strong>M. M.:</strong> Peki yalnızca yazarlık eğitimlerine katılmakla, bu alanda basılmış kitapları okumakla yazarlık öğrenilmez, diyorsunuz. Başka neler yapmalılar?</p>

<p><strong>A. T. K.:</strong> Yazmayı gerçekten istemek ve özverili biçimde çalışmak gerekir. Bu iki sözcüğü kapsayan bir sözcük var, o da “adamak”tır. İyi yazmak için öncelikle iyi okur olmamız gerekir. Çoğumuz genellikle nitelikli kitapları okurken kendimizi anlatılanlara kaptırırız. Yazmayla uğraşanlar kitabın tadına varırken metnin kurgusuna, diline, sözcük seçimine, sesine, cümle türlerine, iç konuşmalara, karşılıklı konuşmalara, anlatımın özgünlüğüne, inandırıcılığa, çatışmalara… bunun gibi daha pek çok özelliğe de bakar. Dolayısıyla okuduğu metnin, kitabın neden güzel olduğunu veya neden güzel olmadığını bilir.</p>

<p><strong>M. M.:</strong> Yazan birinin iyi bir okur olması gerektiğini söylediniz. Okumak, herkesi besler kuşkusuz. Peki okumanın dışında yazarlığınıza katkı sağlayan şeyler neler?</p>

<p><strong>A. T. K.:</strong> İnsana ilişkin her şey beni besliyor. Onların üzüntüleri, sevinçleri, küçük hesapları, korkuları, özverili davranışları kısacası iyisiyle kötüsüyle insana ilişkin her şey benim kaynağım. Orhan Kemal işçi kahvelerine gidermiş sık sık; Sait Faik de salaş meyhanelerde, balıkçı kahvelerinde zaman geçirmekten hoşlanırmış. Orada pek çok şeyi gözlemliyor, insanların sıkıntılarını, ilginç anılarını dinliyorlar. İnandırıcı, etkileyici öyküleri ve romanları yazmalarında bunun payı büyük bence. Benim de her kesimden görüştüğüm kişiler var. Hepsini seviyorum. Üniversitede ders veren arkadaşlarım da var, yorgan dikerek ekmek parası kazanan, yalnızca ilkokulu bitirebilmiş esnaf ağabeylerim de… Sanatçı dostlarım da var, elektrik arızalarını onararak geçimini sağlayan arkadaşlarım da… Ayrıca küçük köylerde, ilçelerde de yaşadım, görev yaptım; Beyoğlu gibi büyük, canlı yerlerde de… Değişik ortamlar, kişiler benim yaşama daha geniş pencereden bakabilmeme, insanı daha iyi tanıyabilmeme olanak sundu. Çevremdekilerin her biri yaşamımı zenginleştirdi. Bunlar kitaplarıma da yansıyor kuşkusuz.</p>

<p><strong>M. M.:</strong> Demek bu nedenle sizi Aşir Efendi Hanı’ndaki kahvede sık sık görüyoruz (Gülüşmeler…)</p>

<p><strong>A. T. K.:</strong> Meydana ve simitçiye yakın hanın tarihsel bir havası var, çay da ucuz orada (Burada birlikte gülüyoruz.). “Yazmak için bir konu bulayım.” düşüncesiyle gitmiyorum oraya ama çınarın gölgesinde ben simidimi yiyip çayımı içerken çevredeki masalarda oturanlar yüksek sesle bir şeyler anlatıyorlar. İstemesen bile dinliyorsun. Tabii çoğu köylü veya kente yerleşmiş olsa da köy kökenli olduklarından anlattıkları ilgimi çekiyor. Üstelik doğal bir yanları da var. Fısıltıyla anlatmaları gereken olayları bile yüksek sesle aktarıyorlar. Adam gelininden dert yanıyor, bir başkası oğlunun kumar borcundan ötürü traktörü sattığını söylüyor. Başka birisi muhtarın köye bakmadığından, yalnızca kendi cebine çalıştığından yakınıyor. Kimi siyasetçilerin palavralarına inanıp bu yalanları kendi sözleriymiş gibi söyleyenleri de gülümseyerek dinliyorum. Yaşam pahalılığından da konuşuyorlar, hava durumundan da… İster kentli ister köylü olsun; yoksul veya varsıl olsun, herkes bir şeyler paylaşmak, anlatmak ister. İstemenin ötesinde bu bazen bir zorunluluktur. Anton Çevhov’un “Acı” adlı öyküsünün yaşlı kahramanı ne yapıyor kendisini dinleyecek birini bulamayınca, gidiyor atına anlatıyor oğlunun nasıl öldüğünü, değil mi? İnsanların dinleri, dilleri, ten renkleri ayrı olabilir ancak ortak yanları çok daha fazladır. Aşir Efendi Hanı’ndaki durum dünyanın her yerinde geçerlidir. Oradaki insanları Sait Faik, Orhan Kemal gibi ben de ilgiyle dinliyorum, gözlemliyorum. Konuşurken yüzlerinin aldığı ifadeye dikkat ediyorum. Tabii yazılarımda kullanırım diye yapmıyorum, ilgimi çekiyor…</p>

<p><strong>M. M.:</strong> Kitap yazmanızın yanı sıra başkalarının da yazması hatta kitap çıkartması için uğraştınız, başarılı da oldunuz. Üstelik ilkokul mezunu, elli yılı aşkın süredir yorgan dikerek geçimini sağlayan Şakir Kaba’nın kitabını yayına hazırladınız. Mustafa Güzelgöz [Eşekli Kütüphaneci] üzerine Prof. Dr. Hasan S. Keseroğlu’nun yazdığı kitabın da editörlüğünü yaptınız.<a href="#_ftn16" name="_ftnref16" title="">[16]</a> Yayına hazırladığınız başka yapıtlar da var. Bu süreci biraz anlatır mısınız? Nasıl başladınız editörlüğe?</p>

<p><strong>A. T. K.:</strong> İyi bir oyun izlemişsem kesinlikle öğrencilerimin de o oyunu izlemelerini sağladım. İstanbul Beyoğlu’nda görev yaparken onları defalarca tiyatroya götürdüm. İyi bir öykü, iyi bir şiir okumuşsam o öyküyü, şiiri sınıfta onlara okudum. Evet, kitaplar yazdım; öykülerim, yazılarım <em>Varlık</em>, <em>Sincan İstasyonu</em>, <em>Sözcükler</em>, <em>Çağdaş Türk Dili</em> gibi önemli dergilerde yayımlandı. Ben, çevremdekilerin de bu mutluluğu yaşamasını istedim. İstanbul’dayken lise birinci sınıftaki öğrencilerimi aylarca hazırladım, onlarca öykü kitabı okuttum, yazmanın yöntemlerini aktarmaya çalıştım. Sonunda otuz öğrencimin birer öyküsünün yer aldığı güzel bir kitap çıkarttık ortaya. Ayrıca <em>Gökyüzü</em> adını verdiğimiz bu kitabı okul aile birliği sattı ve geliriyle Şırnak Uludere’deki yüzlerce öğrenciye giysi aldı.</p>

<p>Yorgancı ağabeyimiz Şakir Kaba ile İnebolu’da görev yaptığım yıllarda okullara kitaplıklar kurarken tanıştık. Şakir abi de kendi köyü Yeşilöz’e kitaplık kurmak istediğini söyledi. Yoksulluktan, küçük yaşta babasını yitirdiğinden okuyamamış; ilkokuldan sonra çalışmaya başlamış. Kastamonu’da Kurşunlu Han’ın üstündeki köşede dükkânı var. Yanına her uğradığımda yaşadığı bazen gülünç bazen de üzücü olayları anlatırdı. “Abi bunları kitap haline getirsek ne güzel olur, sen bana anlattığın gibi doğal yaz, gerisini ben hallederim.” dedim. O kâğıda aktardı ben de eksiklikleri giderdim. <em>Yorgancı</em> (2021) adlı anı kitabı bence bu türde yazılmış iyi yapıtlardan biridir.<a href="#_ftn17" name="_ftnref17" title="">[17]</a> Yaşama tutunma çabası, eski İnebolu, çocukluk aşkı, ağabeyinden yediği dayaklar, yorgancılık işinde karşılaştığı olağanüstü durumlar, 80 darbesinde tutuklanması gibi pek çok konuyu akıcı bir dille, içtenlikle anlatıyor Şakir abi.</p>

<p>Editörlüğünü yaptığım başka iki kitap da doğduğum ilçe Kargı’da belediyeden emekli, halkımızın çok sevdiği Mehmet Can amcamızın anı türünde yazdıklarıdır. Mehmet amca sağlığında Kargı’nın çocuklarını ve gençlerini hiçbir ücret almadan yıllarca spora yönlendirdi, onlar için takım kurdu. Yaşamının son yıllarında ne yazık ki kansere yakalandı, tedavi görürken yatağa bağlı kaldı. Bu süreçte belki de acılarını unutmak için anılarını sosyal medya sayfasında yazmaya başladı. İstanbul’a yine tedavi için geldiği bir gün ziyaretine gidip yazılarını kitaplaştırabileceğimi söyledim. Şaşırdı ve inanmadı ilkin. Ancak ben ona inandım sonra onu da inandırdım ve başardık. İlk kitabına soyadına da gönderme yaparak <em>Candan Yazılar</em>,<a href="#_ftn18" name="_ftnref18" title="">[18]</a> ikincisine de benim önerimle <em>Yazarak Yaşıyorum<a href="#_ftn19" name="_ftnref19" title=""><strong>[19]</strong></a></em> adını verdik. Gerçekten yazarak yaşadı.<a href="#_ftn20" name="_ftnref20" title="">[20]</a> Doktorlar, ailesine ömrünün kısa süre sonra sona ereceğini söyledi ama yazmak onu yaşama bağladı, ayrıca çektiği acıları hafifletti. İlk kitabı çıkınca sevinçten ağladı. Yıllarca emek verdiği Kargı Seri Spor Kulübüne tekerlekli sandalyesiyle götürüp onun için orada imza günü bile düzenledik. Yoğun ilgi gösterdiler, fotoğrafları sosyal medyada paylaştık. Kargı’yı, orada yaşamış insanları, ilginç olayları güzel bir dille anlattığı bu iki kitabı kısa sürede tükendi.</p>

<p>İkinci kitabı basılınca “Ali oğul, finali yaptık.” dedi. Yaşamının son günlerine geldiğini biliyordu. Mehmet amcadan geriye bu iki güzel yapıt kaldı. Bir de sizinle burada paylaştığım güzel anısı...</p>

<p><strong>M. M.:</strong> Anlattıklarınız gerçekten olağanüstü… Aslında bu bize şunu da gösteriyor, hep denir ya herkesin anlatacağı bir hikâyesi vardır, diye. Koşullar, rastlantılar belki de yaşam çizgimizi belirliyor, öyle değil mi?</p>

<p><strong>A. T. K.:</strong> Kesinlikle… Başarıda çevrenin, ortamın payı yadsınamaz. Ortaokuldayken beş bin nüfuslu ilçemin tiyatro ve sinema salonu olarak kullanılan binası vardı. O binayı yıktılar ne yazık ki yerine market yaptılar. Orada ortaokuldaki arkadaşlarım çok güzel bir oyun sergilemişti. O zaman ayırt edemiyordum ancak şimdi düşünüyorum da o arkadaşlar İstanbul’da Cihangir’de veya Kadıköy’de yaşasalardı, bilinçli, yol gösterebilecek çevreleri olsaydı iyi bir tiyatro eğitimiyle ülkenin önemli birer oyuncusu olabilirlerdi. Söylediklerim spor için, bilim için, kısacası her alan için geçerli. Ülkemin her yerinde çok başarılı işler yapabilecek sayısız insanımız var. Ne yazık ki koşullar, ortam, çevre onların başarılarının doğmadan ölmesine neden oluyor. Edebiyatı, editörlüğü az çok bilmem, Şakir abinin ve Mehmet amcanın kitaplaşmaya değer anlatacaklarının olmasını ayırt etmem, onları kendilerine inandırmam dediğim gibi başarıya götüren bir ortamın oluşmasını sağlamıştı.</p>

<p><strong>M. M.:</strong> Konuşmak istediğimiz daha çok konu var ancak bize ayrılan yer sınırlı olduğundan söyleşimizi uzatmak istemiyoruz. Son olarak şunu soralım, yeni kitap çalışmalarınız var mı?</p>

<p><strong>A. T. K.:</strong> Evet var, düz yazılardan oluşan kitabımın bitmesine az kaldı. Ayrıca yeni bir öykü dosyası hazırlıyorum. Bunların yanı sıra usta yazarları anlatan bir kitap üzerinde çalışıyorum. Umarım kendimi daha çok adayabilir, önümüzdeki süreçte bu üç kitabımı da okurlarla buluşturabilirim.</p>

<p><strong>M. M.:</strong> İçtenlikle verdiğiniz yanıtlardan ötürü teşekkür ediyoruz. Dolu dolu, yararlı bir söyleşi oldu. Ben çok mutlu oldum. Yüreğinize, dilinize sağlık. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum size.</p>

<p><strong>A. T. K.:</strong> Mirati Bey, ben de size teşekkür ediyorum. Ben de çok mutlu oldum. Umarım yararlı bir söyleşi gerçekleştirebilmişizdir. Siz de sağ olun, var olun!</p>

<p></p>

<p><strong>KAYNAKLAR</strong></p>

<p>Binyazar, Adnan, “Karayel’den Üç Kitap”, <em>Cumhuriyet</em>, 12.02.2021.</p>

<p>Can, Mehmet, <em>Candan Yazılar</em>, Haz. Ali Turgay Karayel, Yayınevi (?), Çorum 2019.</p>

<p>Can, Mehmet, <em>Yazarak Yaşıyorum</em>, Haz. Ali Turgay Karayel, Yayınevi (?), Çorum 2021.</p>

<p>Ekici, Gönül, Ali Turgay Karayel’le Söyleşi”, <em>EdebiyatHaber</em>, 22 Temmuz 2019. <a href="https://www.edebiyathaber.net/ali-turgay-karayel-oyku-yazmak-matematikle-ugrasmak-satranc-oynamak-gibi-benim-icin/?fbclid=IwAR0AwlOSzBuTgw3fNns9Fy3ARNtLFJjLtlwiiyl-WgnkhjBURWKpRicVaMA" rel="nofollow">https://www.edebiyathaber.net/ali-turgay-karayel-oyku-yazmak-matematikle-ugrasmak-satranc-oynamak-gibi-benim-icin/?fbclid=IwAR0AwlOSzBuTgw3fNns9Fy3ARNtLFJjLtlwiiyl-WgnkhjBURWKpRicVaMA</a>, erişim tarihi: 17.08.2025.</p>

<p>“Karşılaşma”, <a href="https://www.bilgiyayinevi.com.tr/karsilasma?srsltid=AfmBOorGRo15RfUTskYze85T2onylG1JUE3eveLB1rLuef_CTvd4qkw" rel="nofollow">https://www.bilgiyayinevi.com.tr/karsilasma?srsltid=AfmBOorGRo15RfUTskYze85T2onylG1JUE3eveLB1rLuef_CTvd4qkw</a>, son erişim tarihi: 06.08.2025.</p>

<p>“Kastamonu’da Yazarlık Kursu Tamamlandı”, <a href="https://www.kastamonugundemgazetesi.com/kastamonu-da-yazarlik-kursu-tamamlandi/88121/" rel="nofollow">https://www.kastamonugundemgazetesi.com/kastamonu-da-yazarlik-kursu-tamamlandi/88121/</a>, son erişim tarihi: 21.08.2025.</p>

<p>“Köy kütüphanesine ilk kitap bağışı Ali Turgay Karayel’den”, <em>Yayla Haber</em>, 04.07.2023. <a href="https://www.yaylahaber.com.tr/koy-kutuphanesine-ilk-kitap-bagisi-ali-turgay-karayelden" rel="nofollow">https://www.yaylahaber.com.tr/koy-kutuphanesine-ilk-kitap-bagisi-ali-turgay-karayelden</a>, son erişim tarihi: 20.08.2025.</p>

<p>“Toplumcu yazardan özgün anı ve denemeler”, <em>Cumhuriyet</em>, 13.03.2021. <a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/toplumcu-yazardan-ozgun-ani-ve-denemeler-1820156" rel="nofollow">https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/toplumcu-yazardan-ozgun-ani-ve-denemeler-1820156</a>, son erişim tarihi: 20.08.2025.</p>

<p>Sebahattin Güner, “Kâtip Arzuhâlim Yaz Yâre Böyle...”, <em>Açıksöz</em>, 30.05.2025, <a href="https://www.aciksoz.com.tr/makale/25129358/sebahattin-guner/katip-arzuhalim-yaz-yare-boyle" rel="nofollow">https://www.aciksoz.com.tr/makale/25129358/sebahattin-guner/katip-arzuhalim-yaz-yare-boyle</a>, son erişim tarihi: 08.09.2025.</p>

<p>Tan, Nail, “Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Ali Turgay Karayel’in Yolunu Bir Çiçek Kesti”, <em>Kastamonu</em>, 31.05.2022. <a href="https://www.kastamonugazetesi.com.tr/turk-dili-ve-edebiyati-ogretmeni-ali-turgay-karayelin-yolunu-bir-cicek-kesti/" rel="nofollow">https://www.kastamonugazetesi.com.tr/turk-dili-ve-edebiyati-ogretmeni-ali-turgay-karayelin-yolunu-bir-cicek-kesti/</a>, son erişim tarihi: 23.08.2025.</p>

<p>Tan, Nail, “Anılarını Yazarak Hastalığını Unutan Bir Edebiyat Yolcusu: Mehmet Can”, <em>Kastamonu</em>, 05.07.2022. <a href="https://www.kastamonugazetesi.com.tr/anilarini-yazarak-hastaligini-unutan-bir-edebiyat-yolcusu-mehmet-can/" rel="nofollow">https://www.kastamonugazetesi.com.tr/anilarini-yazarak-hastaligini-unutan-bir-edebiyat-yolcusu-mehmet-can/</a>, son erişim tarihi: 25.08.2025.</p>

<p>Kaba, Şakir, <em>Yorgancı</em>, Haz. Ali Turgay Karayel, Kastamonu Matbaası, Kastamonu 2021.</p>

<p>Keseroğlu, Hasan Sacit, <em>Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz</em>, İdeal Kültür Yayıncılık, İstanbul 2023.</p>

<p>Karayel, Ali Turgay, <em>Karşılaşma</em>, Bilgi Yayınevi, Ankara 2019.</p>

<p>Karayel, Ali Turgay, <em>Bir Çiçek Yolumu Kesti</em>, Yazılı Kâğıt Yayınları, Ankara 2020.</p>

<p>Karayel, Ali Turgay, <em>Horozdamlar</em>, Yazılı Kâğıt Yayınları, Ankara 2021.</p>

<p>Ali Turgay Karayel, <em>Dıbırga</em>, Yazılı Kâğıt Yayınları, Ankara 2021.</p>

<p>Karayel, Ali Turgay, <em>Su Başında Durmuşuz</em>, Yazılı Kâğıt Yayınları, Ankara 2020.</p>

<p>Karayel, Ali Turgay, <em>Büyür Gider</em>, İzan Yayıncılık, Ankara 2021.</p>

<p></p>

<hr size="1" width="33%" />
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1" title="">[1]</a> Sebahattin Güner, “Kâtip Arzuhâlim Yaz Yâre Böyle...”, <em>Açıksöz</em>, 30.05.2025, <a href="https://www.aciksoz.com.tr/makale/25129358/sebahattin-guner/katip-arzuhalim-yaz-yare-boyle" rel="nofollow">https://www.aciksoz.com.tr/makale/25129358/sebahattin-guner/katip-arzuhalim-yaz-yare-boyle</a>, son erişim tarihi: 08.09.2025.</p>

<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2" title="">[2]</a> <a href="https://www.bilgiyayinevi.com.tr/karsilasma?srsltid=AfmBOorGRo15RfUTskYze85T2onylG1JUE3ev_eLB1rLuef_CTvd4qkw" rel="nofollow">https://www.bilgiyayinevi.com.tr/karsilasma?srsltid=AfmBOorGRo15RfUTskYze85T2onylG1JUE3ev_eLB1rLuef_CTvd4qkw</a>, son erişim tarihi: 06.08.2025.</p>

<p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3" title="">[3]</a> Adnan Binyazar, “Karayel’den Üç Kitap”, <em>Cumhuriyet</em>, 12.02.2021.</p>

<p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4" title="">[4]</a> Gönül Ekici, Ali Turgay Karayel’le Söyleşi”, <em>EdebiyatHaber</em>, 22 Temmuz 2019. <a href="https://www.edebiyathaber.net/ali-turgay-karayel-oyku-yazmak-matematikle-ugrasmak-satranc-oynamak-gibi-benim-icin/?fbclid=IwAR0AwlOSzBuTgw3fNns9Fy3ARNtLFJjLtlwiiyl-WgnkhjBURWKpRicVaMA" rel="nofollow">https://www.edebiyathaber.net/ali-turgay-karayel-oyku-yazmak-matematikle-ugrasmak-satranc-oynamak-gibi-benim-icin/?fbclid=IwAR0AwlOSzBuTgw3fNns9Fy3ARNtLFJjLtlwiiyl-WgnkhjBURWKpRicVaMA</a>, erişim tarihi: 17.08.2025.</p>

<p><a href="#_ftnref5" name="_ftn5" title="">[5]</a> Ali Turgay Karayel, <em>Karşılaşma</em>, Bilgi Yayınevi, Ankara 2019.</p>

<p><a href="#_ftnref6" name="_ftn6" title="">[6]</a> Ali Turgay Karayel, <em>Horozdamlar</em>, Yazılı Kâğıt Yayınları, Ankara 2021.</p>

<p><a href="#_ftnref7" name="_ftn7" title="">[7]</a> Ali Turgay Karayel, <em>Dıbırga</em>, Yazılı Kâğıt Yayınları, Ankara 2021.</p>

<p><a href="#_ftnref8" name="_ftn8" title="">[8]</a> Ali Turgay Karayel, <em>Bir Çiçek Yolumu Kesti</em>, Yazılı Kâğıt Yayınları, Ankara 2020.</p>

<p><a href="#_ftnref9" name="_ftn9" title="">[9]</a> Ali Turgay Karayel, <em>Su Başında Durmuşuz</em>, Yazılı Kâğıt Yayınları, Ankara 2020.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="#_ftnref10" name="_ftn10" title="">[10]</a> Ali Turgay Karayel, <em>Büyür Gider</em>, İzan Yayıncılık, Ankara 2021.</p>

<p><a href="#_ftnref11" name="_ftn11" title="">[11]</a> Birçoğunu yakın zamanlarda yayına dönüştürmeyi düşündüğü anı, oyun ve biyografi gibi çeşitli türlerde çalışmaları mevcuttur.</p>

<p><a href="#_ftnref12" name="_ftn12" title="">[12]</a> “Kastamonu’da Yazarlık Kursu Tamamlandı”, <a href="https://www.kastamonugundemgazetesi.com/kastamonu-da-yazarlik-kursu-tamamlandi/88121/" rel="nofollow">https://www.kastamonugundemgazetesi.com/kastamonu-da-yazarlik-kursu-tamamlandi/88121/</a>, son erişim tarihi: 21.08.2025.</p>

<p><a href="#_ftnref13" name="_ftn13" title="">[13]</a> “Toplumcu yazardan özgün anı ve denemeler”, <em>Cumhuriyet</em>, 13.03.2021. <a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/toplumcu-yazardan-ozgun-ani-ve-denemeler-1820156" rel="nofollow">https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/toplumcu-yazardan-ozgun-ani-ve-denemeler-1820156</a>, son erişim tarihi: 20.08.2025.</p>

<p><a href="#_ftnref14" name="_ftn14" title="">[14]</a> Nail Tan, “Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Ali Turgay Karayel’in Yolunu Bir Çiçek Kesti”, <em>Kastamonu</em>, 31.05.2022. <a href="https://www.kastamonugazetesi.com.tr/turk-dili-ve-edebiyati-ogretmeni-ali-turgay-karayelin-yolunu-bir-cicek-kesti/" rel="nofollow">https://www.kastamonugazetesi.com.tr/turk-dili-ve-edebiyati-ogretmeni-ali-turgay-karayelin-yolunu-bir-cicek-kesti/</a>, son erişim tarihi: 23.08.2025.</p>

<p><a href="#_ftnref15" name="_ftn15" title="">[15]</a> “Köy kütüphanesine ilk kitap bağışı Ali Turgay Karayel’den”, <em>Yayla Haber</em>, 04.07.2023. <a href="https://www.yaylahaber.com.tr/koy-kutuphanesine-ilk-kitap-bagisi-ali-turgay-karayelden" rel="nofollow">https://www.yaylahaber.com.tr/koy-kutuphanesine-ilk-kitap-bagisi-ali-turgay-karayelden</a>, son erişim tarihi: 20.08.2025.</p>

<p><a href="#_ftnref16" name="_ftn16" title="">[16]</a> Hasan Sacit Keseroğlu, <em>Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz</em>, İdeal Kültür Yayıncılık, İstanbul 2023.<em> </em></p>

<p><a href="#_ftnref17" name="_ftn17" title="">[17]</a> Şakir Kaba, <em>Yorgancı</em>, Haz. Ali Turgay Karayel, Kastamonu Matbaası, Kastamonu 2021.</p>

<p><a href="#_ftnref18" name="_ftn18" title="">[18]</a> Mehmet Can, <em>Candan Yazılar</em>, Haz. Ali Turgay Karayel, Yayınevi (?), Çorum 2019.</p>

<p><a href="#_ftnref19" name="_ftn19" title="">[19]</a> Mehmet Can, <em>Yazarak Yaşıyorum</em>, Haz. Ali Turgay Karayel, Yayınevi (?), Çorum 2021.</p>

<p><a href="#_ftnref20" name="_ftn20" title="">[20]</a> Nail Tan, “Anılarını Yazarak Hastalığını Unutan Bir Edebiyat Yolcusu: Mehmet Can”, <em>Kastamonu</em>, 05.07.2022. <a href="https://www.kastamonugazetesi.com.tr/anilarini-yazarak-hastaligini-unutan-bir-edebiyat-yolcusu-mehmet-can/" rel="nofollow">https://www.kastamonugazetesi.com.tr/anilarini-yazarak-hastaligini-unutan-bir-edebiyat-yolcusu-mehmet-can/</a>, son erişim tarihi: 25.08.2025.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/ali-turgay-karayelle-edebiyat-ve-etkili-yazarlik-uzerine-soylesi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Nov 2025 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/11/dabak.jpg" type="image/jpeg" length="24330"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnebolu'dan Oğuz Atay'a vefa]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/ineboludan-oguz-ataya-vefa</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/ineboludan-oguz-ataya-vefa" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnebolu Kültür ve Sanat Derneği 5. Oğuz Atay Öykü Ödülü sahiplerini buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu doğumlu Türk edebiyatının ünlü yazarı Oğuz Atay adına İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen “Oğuz Atay Öykü Ödülleri” sahiplerini buldu.</p>

<p>5. Oğuz Atay Öykü Ödülü ödül törenine Belediye Başkan Yardımcısı Necmi Mankaloğlu, Ödül törenine seçici kurul üyeleri Hülya Soyşekerci, Hüseyin Peker, Altay Ömer Erdoğan ile birlikte seçkide yer almaya hak kazanan yazarlar ve edebiyat severler katıldı.</p>

<p><strong>SANATLA BÜYÜYEN BİR ŞEHİR, GELECEĞE UMUTLA YÜRÜR </strong></p>

<p>Programın açılış konuşmasını yapan İnebolu Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Hasan İlyasoğlu şunları söyledi: “Bugün burada, edebiyatın, insanın iç dünyasına dokunan en zarif ifade biçimi olan öykünün ve o öyküye adını veren büyük yazarımız Oğuz Atay’ın hatırasını yaşatmak için bir aradayız. Beş yıldır sürdürdüğümüz bu ödül, sadece bir yarışma değil; İnebolu’nun kültürel belleğine, Türkiye’nin edebiyat mirasına bir selamdır. İnebolu Kültür ve Sanat Derneği olarak, yıllardır amacımız; bu toprakların sessiz kalmış hikâyelerini görünür kılmak, yeni kalemlere alan açmak ve sanatın birleştirici gücünü toplumun her kesimine ulaştırmaktır. Yaptığımız her etkinlikte, İnebolu’da emeğin ve dostluğun mirasına bir parça daha sanat eklemeye gayret ediyoruz. Biliyoruz ki, sanatla büyüyen bir şehir, geleceğe umutla yürür. Bu yolculukta bizimle yürüyen, emeğini, yüreğini ve desteğini esirgemeyen tüm katılımcılara, destekçilerimize, basın mensuplarına ve adını kalbimize yazdığımız edebiyat dostlarına içten teşekkürlerimizi sunuyorum.”</p>

<p><strong>İNEBOLU, ONUN YAŞAMININ BAŞLANGIÇ NOKTASIDIR</strong></p>

<p>Seçici kurul üyelerinden yazar Hasan Özkılıç’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü hissettiklerini belirten Hasan İlyasoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hasan Özkılıç, yalnızca güçlü bir öykücü değil, aynı zamanda genç yazarlara cesaret veren bir yürekti. Kelimeleriyle, yaşam duruşuyla ve adanmışlığıyla hepimize örnek oldu. Bugün burada, bu ödül töreninde onun eksikliğini derinden hissediyoruz. Kendisini saygı ve rahmetle anıyoruz. Eminim, öykülerimizin arasında, bir yerlerde yine bize gülümsüyor. Bu yıl da seçici kurulumuz, titiz ve özverili bir değerlendirme süreciyle öyküleri okudu, tartıştı, düşündü. Onların emeği, bu ödülün güvenilirliğini ve saygınlığını her geçen yıl daha da pekiştiriyor. Bu vesileyle, değerli seçici kurul üyelerimize en içten teşekkürlerimi sunuyorum. O, yalnızca “Tutunamayanlar”ın yazarı değil; tutunamayanlara ses veren, suskunluğu dile dönüştüren bir ruhtu. İnebolu, onun yaşamının başlangıç noktasıdır. Belki de bu yüzden, bu ödülün kalbi için en doğru yer İnebolu’dur. Çünkü İnebolu, tıpkı Oğuz Atay gibi; zarif, derin, incelikli ve bir o kadar da dirençli bir ruha sahiptir. Bugün burada, bir kez daha görüyoruz ki öyküler sadece kâğıtta değil, hayatın tam kalbinde yaşar. Her bir katılımcının kaleminden dökülen satırlar, bu toprakların hikâyesine yeni sayfalar ekler ve biz, bu hikâyeleri çoğaltarak geleceğe taşımaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu güzel akşamda, sanata, edebiyata ve insanın kendini anlatma çabasına inanan herkese minnettarım. İnebolu Kültür ve Sanat Derneği adına hepinize teşekkür ediyor “İnsan, anlatılmaya değer tek hikâyedir.” diyerek hep birlikte nice öykülerde buluşmayı diliyorum. ‘’diye konuştu.</p>

<p><strong>EDEBİYAT İNSANIN İNSANA BORCUDUR</strong></p>

<p>Oğuz Atay Öykü Ödüllerinin yürütücüsü, Oğuz Atay Öykü Ödülleri anı kitabının genel yayın yönetmeni, yazar Özlem Keskin yaptığı konuşmada şöyle dedi: “Bu akşam için yalnızca bir ödül töreni dersek neredeyse yılın yarısını çok yoğun çalışarak çok fazla inanarak geçirdiğimiz bir sürece haksızlık etmiş oluruz. Bu yıl da insanın kendini anlatma cesaretini kutlamak için bir aradayız. Kelimelerin vicdanıma, sözcüklerin adaletine öykünün o ince ama asla eğilmeyen omurgasına inandığımız için buradayız. Çünkü edebiyat sözcüklerle örülen bir sığınaktır. Sessizliğe karşı bir başkaldırıdır. Bir cümleyle, bazen bir sözcükle karanlığın içinden ışık taşıma çabasıdır. Çünkü öykü, yalnız bir anlatı değildir. İnsanın kendine, dünyaya, görmezden gelinen yaralara tuttuğu aynadır. Biz, o yaranın seslenişini duyanlardanız.”</p>

<p><strong>İNEBOLU’NUN DİRENİŞLE YOĞRULMUŞ RÜZGARI OĞUZ ATAY’IN İÇE BAKAN SESİYLE BİRLEŞİYOR ŞİMDİ</strong></p>

<p>Özlem Keskin, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yalnızca sözcüklerle dünyanın çehresini değiştiremeyeceğimizi elbette ki biliyoruz ama belki bir gün denk gelir ve bir sözcükle bir insanın kalbini değiştirebiliriz. Bir kalp değiştiğinde. dünya da değişmeye başlar. Yeter ki anlatma cesaretini gösterelim. Bu ödülün yürütücüsü olarak, bu borcun sorumluluğunu taşımaktan onur duyuyorum. Her yıl biraz daha büyüyor öykü dostluğumuz. Harika yazarlar tanıyoruz. Her bir öykü, bir adım daha ileri taşıyor bizi; daha adil, daha özgür, daha insanca bir dünyaya doğru. Kendi kalabalığımızı oluşturuyoruz. Kalabalığa karışıyoruz. Her yıl Oğuz Atay Öykü Ödülleriyle Oğuz Atay’ın o derin ironi kırılgan ama her daim dirençli sesiyle İnebolu’dan selamlıyoruz edebiyatı. Tarihe baktığımızda İnebolu yalnızca küçük bir kasaba değil gerektiğinde halkın omuz omuza yürümeyi başardığı bir vicdan olmuştur. İnebolu’nun direnişle yoğrulmuş rüzgarı Oğuz Atay’ın içe bakan sesiyle birleşiyor şimdi. Bir kasabanın cesaretiyle bir yazarın yalnızlığı el ele veriyor. Öncelikle bu anlamlı yolculuğu omuzlayan, İnebolu Kültür ve Sanat Derneği'ne gönülden teşekkür ediyorum. Onlar biliyorlar ki, sanat bir binanın duvarlarında değil halkın hafızasında yaşar. Ve o hafıza; emekle, dayanışmayla, inatla beslenir. Derneğin duyarlılığını, dayanışmayı bir gelenek haline getiren değerli Başkanımıza Hasan Abime de özel bir teşekkür borçluyum. Kültürün ve sanatın, yalnızca seçkinlerin değil, halkın hakkı olduğunu bilen, vitrine değil yaşamın özüne yerleştirilmiş bir duyarlılıkla her alanda sanatsal üretimin yanında duran bir bilinçle var olduğu için, imkansızı olmadığı için, kıymet verecek kadar kıymetli olduğu için, sonsuz öğretmenliği için çok teşekkür ediyorum. ’’</p>

<p><strong>OĞUZ ATAY’IN ANISINA VERİLEN BİR ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLMEM BENİM İÇİN BİR “SİHİR” DİR</strong></p>

<p>“Boyasız Saç” öyküsü ile 5. Oğuz Atay Öykü Ödülü’nün sahibi olan Yazar Yasemin Uğur, yaptığı konuşmada şunları söyledi: ‘’ Saygı değer juri üyeleri, değerli konuklar, sevgili edebiyat dostları ve çok sevgili “Tutunamayanlar”, Modern toplumda tutunamamaya zorlanan, dezavantajlı kesimler olarak görülmeyen, yok sayılan, ezilen kesimler vardır; bunlar -ekonomik olarak alt sınıfta olanlar -çocuklar ve yaşlılar –engelliler -kadınlardır. Bu gruplardan en çok kadınların hakkettikleri kıymetleri alamadıklarını düşünmekteyim. Halbuki kadınlar, bütün saydığım bu gruplarla birlikte bütün bir toplumun sözleşmesini yeniden daha iyi şekilde yazmaya muktedirdirler. Yeter ki buna uygun şartlar ve fırsatlar kendilerine verilerek potansiyellerini gerçekleştirmeleri için ortam oluşturulabilirsin. Bugün burada yaklaşık elli sene önce fiziksel varlığı ile ayrılmış Türk edebiyatının en özel, en en özgün ve en kıymetli yazarlarından Oğuz Atay’ın anısına verilen bir ödüle layık görülmem benim için bir “Sihir” dir. Öyle bir sihir ki Oğuz Atay’ın kendi derinlerinden süzülüp zihninden akıttıkları kelimelerle vücut buluyor, onca yılları aşıp benim, bizlerin zihnine giriyor, etkileyerek bizleri dönüştürüyor. Kendi zihnimin derinlerinden “Tutunamayan Kadın” yanımla çıkararak sizlere sunduklarımın bu ödüle layık görülmesi, bu sihrin bir parçası olduğumu gösterdiğinden bana cesaret vermiştir. İki kızım var. İsimleri Öykü ve Ezgi. Büyük bir ironidir ki bu iki isim Türkçede kız çocuklarına uygun görülen isimler olmuştur. Bu anlamlandırma yani “Öykü” isminin kız çocuklarına verilmesi, bugün bu ödülü aldığım gün de dahil geleceğe olan umudumu perçinlemektedir. Oğuz Atay anısına aldığım bu ödül bana “Ey Tutunamayan Kadın, cesur ol, yazmaya devam et!” demiştir. Benim için bu derece önemli olan bu ödüle beni layık gören tüm jüri üyelerine ve bu güzel etkinliği başından sonuna yürüten herkese ayrı ayrı teşekkürü bir borç bilirim. Son olarak yüksek müsaadenizle cümlelerimi kızım Öykü’ye yöneltmek isterim. “Öyküm, annen burada kızım, sen de hep varlığının huzur bulduğu ve kendini gerçekleştirdiğin o yerlerde var ol, seni çok seviyorum.” dedi.</p>

<p>Hasan Özkılıç Seçici Kurul Özel Ödülü alan Mustafa Seyfi; “Merhum yazar Hasan Özkılıç ile bir ortak noktamız var. Hasan abi gibi ben de iki defa kanserle kavga etmiş ve bu kavgadan şimdilik galip bir kişiyim. Az önce Altay abinin yine tesadüf tanımını yaparken bahsettiği gibi, belki Hasan Özkılıç adına verilen, ilk kez verilen bu ödülün benim anlamda, teolojik anlamda değil ama bu tırnak içerisinde kader meselesinin içerisine giriyor biraz. İnsan özü itibariyle bence diğer varlıklar arasında tabiatla en ölümsüz olan varlık ve bu uyumsuzluk meselesi aslında insanın gördüklerini, hissettiklerini dil vasıtasıyla ifade etmeye çalışan noktasından ilerlemeyecek. Kelimelerde bu yabancılaşmanın bence ilk kura insanın bağlı olduğundan, elin içini kurmaya başlayan ilk anları itibariyle. Ben de içimdeki sıkıntılara, üzüntülere hatta umuda karşı yabancılaşmak için edebiyat kullananlardan biriyim. Bu yabancılaşma meselesi kötü bir yabancılaşma değil, ondan bahsediyorum. Git gide kirlenen bir dünyada insan kalma çabasının bir karşılığı bu yabancılaşma tercihidir ve bu yabancılaşma bazen bugün olduğu gibi kıymetini bulup değerli insanlarla benimce hale getiriyor. Bazen kendi köşesinde övgü yada şiir ya da başka bir şey yaşayıp devam ediyor. Bugün bu öykü vasıtasıyla benim burada sizlerle beraber olduğum ve ilk defa yine İnebolu gibi güzel bir yeri görmemi sağlayan seçici kurula ve siz misafirlere teşekkür ediyorum.’’ Dedi.</p>

<p><strong>ÜRETMEMİZ, ÜRETENİ DESTEKLEMEMİZ GEREKMEKTEDİR</strong></p>

<p>Ankara İnebolu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Simge Kömeçoğlu ödül töreninde yaptığı konuşmada: “Üretmekten vazgeçtiğimiz her alanda bağımsızlığımızdan kaybeder, özgün eserler ortaya koyamaz hale geliriz. Üretmek ise çaba emek ister sabır ister, hele de edebi bir eser ortaya koymak söz konusu ise uykusuz geceleri göze almak gerekir. Bu nedenle üretmemiz, üreteni desteklememiz gerekmektedir. Okuma yazma oranlarımız göz önünde bulundurulduğunda taşın altına elimizi fazlası ile koymamız gerekmektedir. Taşın altına elini koyup bu etkinliği düzenleyen İnebolu kültür ve sanat derneğine, özellikle başkanı Hasan İlyasoğlu ve Özlem Keskin’e sonsuz teşekkürler. Her yıl bu programa ban başka bir heyecan ile geliyorum. Bu program ile yazarlarımızı tanımak bambaşka bir deneyim oluyor. Bizlere bu duyguları yaşattığınız için sizlere ve tüm İnebolu’muza çok teşekkür ediyorum. ‘’ dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İNEBOLU HALKI DA ÖZEL BİR TEŞEKKÜRÜ HAK EDİYOR</strong></p>

<p>Altay Ömer Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü; ‘’ İnebolu Kültür ve Sanat Derneği, Oğuz Atay Öykü Ödülü'nün beşinci yılında da sıkı bir çalışma temposu ile hem kentinin yazarına sahip çıkarak vefa duygusunu taçlandırırken hem de kentinin yazarının adının yanına başka başka kentlerin yazarlarının adlarını ekleyerek bir sorumluluk bilincinin nasıl devreye girebileceğine örnek oluşturdu. Özetle yeni seslere, genç yazarlara ilham kaynağı oluyor İnebolu'dan ulusala kendini taşıyan bu çaba. Bu çabanın kuşkusuz iki mimarı var; dernek yönetim kurulu başkanı Hasan İlyasoğlu ile ödül sekreterliğini üstlenmiş olan Özlem Keskin. Onlara ne kadar teşekkür etsek az. Her yıl tekrar ediyoruz ama yazarına sahip çıkan gencinden yaşlısına her ke simden İnebolu halkı da özel bir teşekkürü hak ediyor. Büyük şair Nazım Hikmet'in "sağ yanında bir çayır, solda çam ağaçları/o kadar yakın ki dağların yamaçları/dereye düşen bahar bir da-ha çıkamamış" diye dizelerine taşıdığı İnebolu, derelerinden nice baharlar çıkartıp bu coğrafyaya armağan edecektir. Bize kendi olma bilincimizi satır aralarında ima eden Oğuz Atay'ın armağanı ise sağlığında yayımlanmış beş, ölümünden sonra basılmış iki kitabından daha fazlasıdır. O benlik kurgumuza karşı oynanan oyuna her satırıyla karşı çıkmakla kalmamış. ironiyi devreye sokarak toplumu baskılayan, kof bir ahlakın içi ne hapseden, kimlikleri ve kişilikleri törpüleyen toplumsal düzene karşı ironiyi bir muhalefet biçimine yükseltmişti. Bu önemlidir. "Oyun nerede bitiyor, hayat nerede başlıyor, hiç anlamıyorum," demişti. Son sözlerin haklılar tarafından değil hep güçlüler tarafından söylendiği bu hayatta, bize gereken "yeni bir ön-söz". Oyunu bitirmek, hayatı başlatmak için... ‘’diye konuştu.</p>

<p>Seçici Kurul Üyesi Hüseyin Peker ise ‘’ Bu topraklarda doğmuş edebiyatımızın kıymetli yazarı Oğuz Atay’ı rahmetle anıyorum. Bu büyük yazarımızın adını yaşatan İnebolu Kültür ve Sanat Derneği’ne öykümü seçkiye layık gören değerli seçici kurul üyelerine ve emeği geçen bütün edebiyat dostlarına çok teşekkür ediyorum.” dedi.</p>

<p>Seçici Kurul Üyesi Hülya Soyşekerci de; ‘’ Değerli Oğuz Atay’ımızı doğup büyüdüğü bu güzel topraklarda denizin, ağaçların, doğanın bütün güzelliklerinin Anadolu’ya ait bütün güzelliklerini taşıyan bozulmamış güzel insanlarıyla var olan İnebolu’da olmak beni çok mutlu etmektedir. Her sene İnebolu koşarak geldiğim bir memleket İnebolu. Öykü ödülüne bu sene 500 yakın bir öykü katıldı. Oğuz Atay var. Oğuz Atay Türk edebiyatının en kıymetli kalemlerinden birisidir. Oğuz Atay edebiyatımıza katkılarda bulunmuştur. Yaşadığı dönemde Oğuz Atay’ı çok iyi anlayan kişiler Oğuz Atay’ı değerlendirebilen okular oldukça azdı. Yazarımız Oğuz Atay 43 yaşında erkenden hayata veda etti. Yaşasaydı o kıymetli eserlerine daha çok eser ekleyeceğine ben cani gönülden inanıyorum. Sizler öykülerinize çok emekler verdiniz, katılan öyküler arasında çok çok öyküler vardı ve seçmek bizler için bu sene de çok zor oldu. Seçici kurul olarak ortak noktalarda buluştuğumuz bu genç öyküleri ödüllendirme gayreti içerisinde olduk. Kitapta yer alan öykü ödülü genç arkadaşlarımızı kutluyorum. ‘’</p>

<p>Etkinlik, Oğuz Atay’ın doğum günü anısına kesilen pasta ile sona erdi.</p>

<p><img alt="I M G 9431 1200X800" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/10/i-m-g-9431-1200x800.JPG" width="1200" /></p>

<p><img alt="I M G 9442 1200X800" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/10/i-m-g-9442-1200x800.JPG" width="1200" /></p>

<p><img alt="I M G 9496 1200X800" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/10/i-m-g-9496-1200x800.JPG" width="1200" /></p>

<p><img alt="507E4F28 2Da9 458E 9315 6665C5B25B20 1280X720" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/10/507e4f28-2da9-458e-9315-6665c5b25b20-1280x720.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/ineboludan-oguz-ataya-vefa</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Oct 2025 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/10/507e4f28-2da9-458e-9315-6665c5b25b20-1280x720.jpg" type="image/jpeg" length="62969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5. Oğuz Atay Öykü Ödülü sonuçları açıklandı]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/5-oguz-atay-oyku-odulu-sonuclari-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/5-oguz-atay-oyku-odulu-sonuclari-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu doğumlu ünlü yazar Oğuz Atay anısına İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen Oğuz Atay Öykü Ödülü, seçici kurulun titiz ve özverili çalışmalarıyla sonuçlandırıldı.</p>

<p><strong>Altay Ömer Erdoğan, Ercan y Yılmaz, Hülya Soyşekerci ve Hüseyin Peker</strong>’den oluşan seçici kurulun, yapmış oldukları değerlendirme sonucunda;</p>

<p>“Toplumsal cinsiyet açısından kadını temsil eden “saç” imgesinden hareketle, evli ve iki küçük kızı olan bir kadının, eşi tarafından aldatıldığını öğrendiği anda yaşadığı müthiş şoku, kırılmaları, incinmeleri ve ruhsal çelişkilerini; anımsamalar yoluyla kendi çocukluğuna gidiş gelişlerini; eşinden ayrılma ve özgürleşme konusundaki cesur kararını; yaşam, mekân, zaman ve davranış ayrıntıları üzerinden, başarılı bir kurgu ve akıcı bir anlatımla işleyen özgün bir öykü olması; metinde, zaman geçişlerinin başarıyla gerçekleştirilmesi ve bir kadının yaşantılarından yola çıkılarak, toplumdaki pek çok kadının karşılaştığı, tanık olduğu ve yaşadığı gerçeklere açılabilmesi nedeniyle <strong>“Boyasız Saç”</strong> adlı öyküsü ile <strong>Yasemin Uğur,</strong> <strong>Oğuz Atay Öykü Ödülü</strong>’nü almaya değer görüldü.”</p>

<p>Ayrıca;<strong> </strong>"Uzak bir coğrafyanın insanlarını, kültürel ve folklorik özelliklerini, duygusallıklarını, yaşam biçimlerini içten ve yalın bir anlatımla öyküsüne konuk etmesi, doğa-insan, aidiyet ve hafıza bağlamlarında betimleme gücü, yalnızlık, ıssızlık, taşra üçgeninde kurduğu mekân bütünlüğü ve hem geleneksel köklere yaslanması hem de derin bir öykü atmosferi oluşturması dolayısıyla <strong>Hasan Özkılıç'</strong>ın öykülerindeki başat duyarlılığı cümlelerine taşıyan <strong>"Somun Ekmek Masalı"</strong> adlı öyküsü ile <strong>Mustafa Seyfi,</strong> <strong>Hasan Özkılıç Seçici Kurul Öykü Özel Ödülüne </strong>değer görüldü."</p>

<p>Seçici kurulun değerlendirmesi sonucunda;</p>

<p><strong>“319 Numaralı Oda” </strong>öyküsüyle<strong> Öznur Çelik</strong></p>

<p><strong>“Bir Ayrılığın Bilinmeyen Öyküsü” </strong>öyküsüyle<strong> Mehmet Eşli</strong></p>

<p><strong>“Bir Delinin Hatıra Mektubu” </strong>öyküsüyle <strong>Enver Özkardeş</strong></p>

<p><strong>“Bir Zamanlar Terleyen’de” </strong>öyküsüyle <strong>Habib Umut Kaygısız</strong></p>

<p><strong>“Çanta” </strong>öyküsüyle <strong>Tan DOĞAN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Daro’nun Sonsuz Yaraları” </strong>öyküsüyle<strong> Nesrin Orun</strong></p>

<p><strong>“Dönelim” </strong>öyküsüyle <strong>Büşra Avcı</strong></p>

<p><strong>“Geri Geleceğim Bekleyin Beni” </strong>öyküsüyle<strong> Meltem Terzioğlu</strong></p>

<p><strong>“Kanat Sesleri” </strong>öyküsüyle<strong> Elif Yılmaz Göktan</strong></p>

<p><strong>“Mürekkepli Yara Kâğıdı” </strong>öyküsüyle <strong>Murat Serdar Arslantürk</strong></p>

<p>Oğuz Atay Öykü Ödülleri 2025 anısına hazırlanacak seçkiye değer görüldü.</p>

<p>İnebolu Kültür ve Sanat Derneği’nden yapılan açıklamada: “Öykü Ödülüne katılım sağlayan tüm yazarlarımıza teşekkür ediyoruz. Ödül alan yazarlarımızı kutluyoruz.</p>

<p>Oğuz Atay’ın kıymetli anısını yaşatmak için çıktığımız bu yolda, her alanda bizden desteğini, koşulsuz emeğini esirgemeyen seçici kurulumuzun değerli üyelerine ayrıca teşekkür ediyoruz.” denildi.</p>

<p>Ödül töreni Oğuz Atay’ın doğum günü anısına 11 Ekim 2025 tarihinde İnebolu’da yapılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/5-oguz-atay-oyku-odulu-sonuclari-aciklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Sep 2025 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/09/atay-3.jpg" type="image/jpeg" length="97395"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ali Ergün, Umut Sergisine 3 eserle katıldı]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/ali-ergun-umut-sergisine-3-eserle-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/ali-ergun-umut-sergisine-3-eserle-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mimar Sinan Üniversitesi mezunlarının kurmuş olduğu UESYO Derneği’nin bu yılki sergi teması “UMUT” oldu.</p>

<p>Dünyamızın geleceğine dair güzel duygu ve düşüncelerin yansıtıldığı sergilerin 17’incisi Mimar Sinan Üniversitesi hocalarının ve meslek üstatları dahil 45 sanatçının katılımıyla gerçekleştiriliyor. Dernek üyesi İnebolulu hemşehrimiz Ali Ergün, sergiye 3 çalışması ile katıldı.</p>

<p>İlki 20-26 Mayıs 2025 tarihleri arasında İstanbul Büyükçekmece Belediyesi, AKM-İbrahim Çallı Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluşan serginin ikinci durağı ise 1-16 Eylül 2025 tarihleri arasında İstanbul, Maltepe, Türkan Saylan Kültür Merkezi, A+B Salonu'nda gerçekleştirilecek.</p>

<p>Eserleri ile ilgili gazetemize bilgi veren hemşehrimiz Ali Ergün, “Umut konusuna bende etrafı beton, kenarları demir olan bir boşluğun içinden yaşam bulmaya çalışan bitki kümeciğini yolda yürürken dikkatimi çekti ve fotoğrafladım, biraz manipülasyonla “Her Daim” isimli bu çalışmamla katıldım, yere de gördüğüm boyutta bire bir halini koydum. Ayrıca sergide “Huzur” ve “Başlangıç” olarak isimlendirdiğim iki eserim daha var.</p>

<p>Yeğenim, Marmara Üniversitesi, Geleneksel Türk El Sanatları, 1987 yılı tekstil bölümünden mezun Nebahat Hoşgör’de “Sessiz Diriliş” isimli mozaik çalışmasıyla katıldı.</p>

<p>16 Eylül'e kadar devam edecek sergimize hemserilerimin ilgi göstermesini temenni ederim.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="I M G 5447 1Aaaa" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/09/i-m-g-5447-1aaaa.jpg" width="1024" /></p>

<p><img alt="I M G 5466 1Aaaa" class="detail-photo img-fluid" height="536" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/09/i-m-g-5466-1aaaa.jpg" width="1024" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/ali-ergun-umut-sergisine-3-eserle-katildi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Sep 2025 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/09/ae.jpg" type="image/jpeg" length="93824"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5. Oğuz Atay Öykü Ödülü başvuruları başladı!]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/5-oguz-atay-oyku-odulu-basvurulari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/5-oguz-atay-oyku-odulu-basvurulari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk edebiyatının unutulmayan isimlerinden İnebolu doğumlu yazar Oğuz Atay adına düzenlenerek her yıl geleneksel hale getirilen Oğuz Atay Öykü Ödülü’nün 5’incisinin başvuruları başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu&nbsp;Kültür ve Sanat Derneği’nin düzenlemiş olduğu 5.&nbsp;Oğuz Atay&nbsp;Öykü Ödülü&nbsp;başvuruları başladı.<br />
Türk edebiyatının unutulmayan isimlerinden İnebolu doğumlu yazar Oğuz Atay adına düzenlenerek her yıl geleneksel hale getirilen Oğuz Atay Öykü Ödülü’nün 5’incisinin başvuruları başladı.<br />
İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından başlatılan ve 4 yıldır aralıksız sürdürülen Oğuz Atay Öykü Ödülü, beşincisine hazırlanıyor.</p>

<p>20 Şubat 2025’te ilk başvuruların başladığı Oğuz Atay Öykü Ödülü’ne katılım için son başvuru tarihi 30 Mayıs 2025 olarak açıklandı.</p>

<p>Konunun serbest, katılımın herkese açık olduğu Öykü Ödülü’ne katılımlar <a href="mailto:inebolukulturvesanatdernegi@gmail.com">inebolukulturvesanatdernegi@gmail.com</a> adresine e-posta yoluyla yapılabiliyor.</p>

<p>1 Eylül 2025 tarihinde sonuçları açıklanacak olan 5.&nbsp;Oğuz Atay&nbsp;Öykü Ödülü&nbsp;için, Oğuz Atay’ın doğum günü anısına 11 Ekim 2025 tarihinde İnebolu ilçesinde ödül töreni gerçekleştirilecek.</p>

<p></p>

<p><strong>İnebolu Kültür ve Sanat Derneği 5. Oğuz Atay Öykü Ödülü 2025</strong></p>

<hr align="left" noshade="noshade" size="0" width="100%" />
<p>Yarışmanın son başvuru tarihi:&nbsp;<strong>30 Mayıs 2025</strong></p>

<p>Yarışmanın konusu:&nbsp;<strong>Serbest</strong></p>

<p>Yarışmanın katılım şekli:&nbsp;<strong>E-posta</strong></p>

<p>Yarışmadaki kısıtlar:&nbsp;<strong>Katılım herkese açıktır</strong></p>

<p><br />
<strong>Oğuz Atay Öykü Ödülü 2025 Şartnamesi:</strong></p>

<p><strong>1)KONU:</strong></p>

<p>Yarışmanın konusu serbesttir.</p>

<p><strong>&nbsp;2)AMAÇ:</strong></p>

<p>12 Ekim 1934 İnebolu-Kastamonu doğumlu olan, Türk Edebiyatının usta kalemi ve yazdığı birbirinden değerli eserlerle edebiyatımızda yeri doldurulamaz bir yazar olan Oğuz Atay’ı doğduğu şehirde öykücü kimliğiyle anmak ve anısını yaşatmak,</p>

<p>Oğuz Atay’ın öykücü kimliğine dikkat çekmek,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edebiyatımıza yeni eserler kazandırılmasına aracı olmak,</p>

<p>Yazmayı uğraş edinmiş kişilere edebi paylaşım ortamı sağlamak.</p>

<p><strong>&nbsp;3)YARIŞMA ORGANİZASYONU:</strong></p>

<p>Yarışmanın organizasyonu İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından yapılmaktadır.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>&nbsp;4)KATILMA KOŞULLARI:</strong></p>

<p><strong>1.</strong>Katılım herkese açıktır. Konu sınırlaması yoktur. Daha önceki Oğuz Atay Öykü Ödülleri’nde ödül alan yazarlar ödüle başvuru yapamazlar.</p>

<p><strong>2.</strong>Sadece öykü başvuruları kabul edilmektedir. Roman, deneme, şiir, vb. türlerde yapılan başvurular değerlendirme dışı bırakılacaktır.</p>

<p><strong>3.</strong> Katılım bir öykü ile olacaktır. Bir kişi, birden fazla öykü ile başvuruda bulunamaz.</p>

<p><strong>4.</strong>Öyküler, Times New Roman yazı karakteriyle 12 punto 1,5 satır aralığı, sağ, sol ve alt kenar boşluğu 2cm, üst kenar boşluğu 2,5cm olarak 15 sayfayı geçmeyecek şekilde hazırlanmalıdır. Eser gönderiminde ödülün öykü ödülü olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.</p>

<p><strong>5.</strong>Daha önce basılı veya sanal herhangi bir ortamda yayımlanmış ve/veya ödül almış öyküler değerlendirmeye alınmayacaktır. Değerlendirme süreci devam ederken öykünün tamamının ya da bir kısmının yayımlandığı tespit edilirse değerlendirme dışı bırakılacaktır.</p>

<p><strong>6.</strong>Öykülerin Word belgesine kaydedilmiş olarak belirtilen e-posta adresine gönderilmesi gerekmektedir.</p>

<p><strong>7.</strong>Posta, kargo ve elden yapılan başvurular kabul edilmeyecektir.</p>

<p><strong>8.</strong>Oğuz Atay Öykü Ödülü’ne katılan öyküler seçici kurula yazar kimlikleri gizli olarak sunulmaktadır. Bu nedenle öykünün yer aldığı dosyada yazarın kimliğine dair bir bilginin yer almamasına dikkat edilmelidir. Yazarlar öykülerinde sağ üst köşesinde bir rumuz kullanmalıdır.</p>

<p><strong>9.</strong>Öykü dosyası ile birlikte öykünün adını taşıyan başka bir dosyada yazarlar kimliklerini, rumuzlarını ve iletişim bilgileri ile birlikte kısa özgeçmişlerini belirtmelidir.</p>

<p><strong>10.</strong>Yarışmaya gönderilen öykülerin hukuki sorumluluğu yazarına aittir.</p>

<p><strong>11.</strong> Eserlerin katılım koşullarını sağlaması, başvuru adresine ulaşması yazarların sorumluluğundadır. Katılımı onaylanan yazarlar bir iletiyle bilgilendirilecektir. Başvuru koşullarına uymayan eserler için herhangi bir geri bildirim yapılmayacaktır.</p>

<p>Ödül alan öykü ve seçici kurul tarafından yayımlanmaya değer görülen öyküler ödül alan öykünün adını taşıyan Oğuz Atay Öykü Ödülü 2025 anı kitap olarak yayımlanacaktır. Bu kitabın dışında kalan öyküler ise başka herhangi bir yerde kullanılmayacaktır.</p>

<p></p>

<p><strong>5) SEÇİCİ KURUL:</strong></p>

<p>Hülya SOYŞEKERCİ</p>

<p>Altay Ö. ERDOĞAN</p>

<p>Ercan y YILMAZ</p>

<p>Hasan ÖZKILIÇ</p>

<p>Hüseyin PEKER</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>6) ÖDÜLLER:</strong></p>

<p>Ödül, Oğuz Atay Öykü Ödülü adıyla bir öyküye verilir. Seçici kurul gerek duyarsa ödülü paylaştırabilir veya Jüri Özel Ödülü verebilir. Ödül alan yazara Oğuz Atay kitap seti ve Oğuz Atay Öykü Ödülü 2025 adına hazırlanan plaket verilecektir. Çıkacak olan kitapta öyküsü yer alan yazarlara beşer adet kitap armağan edilecektir. Bunun dışında herhangi bir telif ödenmeyecektir.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>7) 2025 YILI YARIŞMA TAKVİMİ:</strong></p>

<p>Başvuru başlangıç tarihi: 20 Şubat 2025</p>

<p>Son başvuru tarihi: 30 Mayıs 2025</p>

<p>Sonuçların açıklanması: 1 Eylül 2025</p>

<p>Ödül töreni: Oğuz Atay’ın doğum günü anısına 11 Ekim 2025 tarihinde İnebolu’da gerçekleştirilecektir.</p>

<p><strong>8)YARIŞMA İLETİŞİM BİLGİLERİ</strong></p>

<p>Eserlerin gönderileceği e-posta adresi: inebolukulturvesanatdernegi@gmail.com</p>

<p>Yarışma ile ilgili bilgi almak için,</p>

<p>Hasan İLYASOĞLU(İnebolu Kültür ve Sanat Derneği başkanı)</p>

<p>Tel: 0536 525 91 23</p>

<p>Özlem KESKİN</p>

<p>Tel: 0542 809 74 03</p>

<p><strong>Bu şartname 8 maddeden oluşmuş olup yarışmaya başvuranlar tarafından kabul edilmiş sayılır.</strong></p>

<p><img alt="Atay-1" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/02/atay-1.jpg" / width="2806" height="3508"></p></p>]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/5-oguz-atay-oyku-odulu-basvurulari-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Feb 2025 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/02/atayy.jpg" type="image/jpeg" length="74383"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nazım Hikmet İnebolu’da Şiir Ödülü sahibini buldu]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/nazim-hikmet-ineboluda-siir-odulu-sahibini-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/nazim-hikmet-ineboluda-siir-odulu-sahibini-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyaca ünlü şair Nazım Hikmet'in hem doğum günü hem de Ulusal Kurtuluş Savaşına katılmak üzere İnebolu'ya gelişinin yıldönümü nedeniyle İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen "Nazım Hikmet İnebolu'da Şiir Ödülü" ödül töreni 18 Ocak Cumartesi günü İnebolu Belediyesi Sinema ve Çok Amaçlı Salonunda yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyaca ünlü şair Nazım Hikmet'in hem doğum günü hem de Ulusal Kurtuluş Savaşına katılmak üzere İnebolu'ya gelişinin yıldönümü nedeniyle İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen "Nazım Hikmet İnebolu'da Şiir Ödülü" ödül töreni 18 Ocak Cumartesi günü İnebolu Belediyesi Sinema ve Çok Amaçlı Salonunda yapıldı. Ödülü Artvin Fen Lisesi öğrencisi Celalettin Kürkçü alkışlarla aldı</p>

<p>İnebolu Belediye Sinema Salonunda düzenlenen Nazım Hikmet İnebolu’da Şiir Ödülü törenine, Belediye Başkan Yardımcıları Necmi Mankaloğlu ile Hakan Kurt, Turizm Komisyonu yönetim kurulu üyeleri,&nbsp; İnebolu Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Hasan İlyasoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, dernek üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Programa konuşmacı olarak ayrıca, Tarih Araştırmacı Mustafa Sıtkı Fakazlı ve Eğitimci-Yazar Mehmet Saydur da katıldı.</p>

<p><strong>‘’İNEBOLU KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ OLARAK YÜKLENDİĞİMİZ SORUMLULUĞUN BÜYÜKLÜĞÜNÜN FARKINDAYIZ’’</strong></p>

<p>İnebolu Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Hasan İlyasoğlu yaptığı açılış konuşmasında; “İnebolu Kültür ve Sanat Derneği olarak yüklendiğimiz sorumluluğun büyüklüğünün farkındayız. “Nâzım Hikmet İnebolu’da” Şiir Ödülü, derneğimizin kurulduğu günden beri kültür, sanat ve edebiyat alanında yılmadan, kararlılıkla yürüttüğü çalışmalarının meyvelerinden biridir. İlk günden bu yana müzik, tiyatro edebiyat alanında yaptığımız çalışmalarımızın yanında yolu İnebolu’dan geçmiş şair, yazar ve sanatçılarımıza vefa borcumuzu ödemeyi, onların isimlerini İnebolu ile yan yana getirmeyi görev edindik. Bugün sadece bir yarışmanın ödül töreni değil, aynı zamanda bir Dünya şairinin tarihindeki önemli bir dönüm noktasının da anılmasıdır. Çünkü Nâzım Hikmet, 19 yaşındayken Kurtuluş Savaşı'na katılmak için bu topraklara, İnebolu'ya gelmiştir. Genç bir idealist olarak, ülkesinin bağımsızlığı ve özgürlüğü için canını ortaya koymaya karar veren bu büyük şair, İnebolu'nun sıcak ve misafirperver topraklarında bir süre kalmış, burada düşüncelerine yön çizmiş ve bu toprakların ruhunu iliklerine kadar hissetmiştir. ‘’ dedi</p>

<p><strong>GENÇLERİMİZİN KALEMLERİYLE ÖZGÜRLÜĞÜ, İNSANLIĞI, BARIŞI VE ADALETİ SAVUNMALARINI TEMENNİ EDİYORUZ.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkan İlyasoğlu; ‘’ Nâzım Hikmet, sadece edebiyatı ve şiirleriyle değil, aynı zamanda halkının özgürlüğü uğruna yaptığı fedakarlıklarla da hatırlanacak bir insandır. 19 yaşında bir genç olarak, bu topraklarda, bu coğrafyada, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin ne demek olduğunu öğrenmiş, bu toprakların direncini, insanlarının vatan sevgisini içselleştirmiştir. Bu deneyim, onun şiirlerine ve düşünce dünyasına derin izler bırakmıştır. İnebolu, o dönemde Kurtuluş Savaşı'nın kritik noktalarından biri olarak, büyük bir direniş ve fedakarlığın simgesiydi. Nâzım Hikmet'in bu topraklarda yaşadığı kısa süre, onun ilerleyen yıllarda yazdığı şiirlerde derin bir anlam kazandı. Bugün, şairimizin ve onun gibi yiğitlerin mücadelesinin izlerini, şiirlerinde ve yazılarında görmek, bizlere sadece geçmişi hatırlatmakla kalmaz, aynı zamanda özgürlüğün ve barışın değerini bir kez daha anlamamıza yardımcı olur. İşte bu nedenle, bugün burada genç şairlerimizi ödüllendiriyor olmamız, yalnızca bir yarışmanın ötesinde bir anlam taşımaktadır. Gençlerimizin kalemleriyle özgürlüğü, insanlığı, barışı ve adaleti savunmalarını temenni ediyoruz. Onların kaleminden çıkacak her bir satır, her bir mısra tıpkı Nâzım Hikmet’in şiirlerinde olduğu gibi, bir dönemin, bir mücadelenin, bir halkın sesini dünyaya duyuracak güce sahip olacaktır. Bugün, burada ödül alan genç şairlerimizi içtenlikle kutluyorum. Ancak unutmamalıyız ki, edebiyat bir yarışma değil, bir yolculuktur. Şiir, bir yolculuk, bir arayış, bir anlam keşfidir. Bugün bu ödülleri kazanan gençlerimiz, sadece birer şair değil, aynı zamanda toplumları şekillendirecek, insanlık adına önemli eserler verecek bireylerdir. “Nâzım Hikmet İnebolu’da” Şiir Ödülü 2025&nbsp; adına hazırladığımız seçki kitapta göreceksiniz ki genç şairlerimizin yazdığı her bir şiir, yeni bir dünyaya açılan yeni bir kapıdır. Gençlerimizin erken yaşlarına, sınırlı deneyimlerine rağmen, gösterdikleri olgunluk ve derinlik, gelecekteki edebiyat yolculuklarının ne denli parlak olacağını gösteriyor. Bu ödül, onların potansiyellerinin bir yansımasıdır. İnebolu Kültür ve Sanat Derneği olarak, her zaman sanatı, kültürü ve edebiyatı desteklemeye, gençlerimize ilham vermeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki, sanat, toplumları birleştirir, insanları birbirine yaklaştırır ve insanlık tarihini şekillendirir. ‘’</p>

<p><strong>&nbsp;“BİZLER EDEBİYAT VE SANATIN, DÖNÜŞÜMDEKİ KRİTİK ROLÜNE İNANIYORUZ“</strong></p>

<p>Nazım Hikmet İnebolu’da Şiir Ödülünün mimarı koordinatörü Özlem Keskin konuşmasında; ‘’Değerli Misafirlerimiz, Öncelikle, burada bizimle olduğunuz için hepinize teşekkür ediyorum. Çünkü yaptığınız işin doğruluğuna, güzelliğine inanıyorsanız bu işin kim, neresinde duruyorsa, o orada durmadığında bir eksik kalıyorsunuz. Siz olmasaydınız biz eksik kalırdık. Bu akşam ihtimaller arasından burada bizimle bu mutluluğu paylaşmayı tercih etmek de yapılan işe verilen çok büyük bir destektir. Bu yıl “Nâzım Hikmet İnebolu’da” Şiir Ödülünün ilkini gerçekleştirdik. Tıpkı Oğuz Atay Öykü Ödülleri gibi bu ödül de etkinlik olsun, eserleri toplayalım, bir birinci seçelim, ödüllendirelim ve bitirelim şeklinde sıradan bir kalkışma değildi. Bu kararı vermemiz, planlaması, alt yapısının hazırlanması bile yıllar sürdü. Ne yaptığımızı, sürecin çok yorucu olacağını, karşılaşabileceğimiz zorlukları, görebileceğimiz sonuçları bilerek çıktık yola. Sizlerin de bildiği gibi içinde yaşadığımız Dünya düzeni, hızla değişen bir çağın yansıması olarak, insanları teknolojinin ve kapitalizmin egemenliğinde şekillendiriyor. Bu düzen, toplumsal değerleri ve bireysel kimlikleri hızla dönüştürürken, gençleri ve çocukları sık sık kimlik bunalımları ve çıkar ilişkileri arasında bırakıyor. Birkaç yıl önce pamuklara sardığı bebeğinin bir caniye dönüştüğünü şaşkınlıkla sorgulayan aileleri izliyoruz haber bültenlerinde. Gazeteler olay yeri fotoğrafı gibi. Gözlerimiz kan görmekten yorgun. Her yanımız çıkar kavgası ve kontrolünü yitirmiş savaş düzeni.&nbsp; Daha da kötüsü, her geçen gün daha da kötüsüne alışıyor olmamız. Bireyler adeta birer tüketim makinesine dönüşmüş, toplumsal bağlar zayıflamış ve bireysel çıkarlar, toplumsal değerlerin önüne geçmiş durumda. Sistemin yarattığı vahşi ve bencil insan tipi, her şeyin satın alınabileceğini düşünen, başkalarını umursamayan, yalnızca kendi çıkarları için yaşayan hatta bu yolda ezebileceğini, yok edebileceğini, öldürebileceğini düşünen bir korkunçlukta büyüyor. Bu anlayış, insanın doğasına ters bir şekilde, toplumsal değerleri ve insanlık haysiyetini erozyona uğratarak çoğalıyor. Bize göre bu soğuk, mekanik ve bencil insanı yeniden insanlaştırmanın yolu, sanat ve edebiyatın derinliklerinden geçiyor. Bu koşullar altında, çocukları ve gençleri doğru alışkanlıklara ve sağlıklı bir yaşam tarzına yönlendirmek, yalnızca ebeveynlerin veya öğretmenlerin değil, tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Bizler edebiyat ve sanatın, bu dönüşümdeki kritik rolüne inanıyoruz.’’ Dedi.</p>

<p><strong>‘’EDEBİYATI SADECE BİREYSEL YAZARLIKLA SINIRLAMAK, ONUN EVRENSEL BOYUTUNU GÖRMEZDEN GELMEKTİR’’</strong></p>

<p>Keskin konuşmasını şöyle sürdürdü; ‘’ Günümüzde hızla kaybolduğundan yakındığımız insanlık değerleri, ancak sanat ve edebiyatın sunabileceği bir rehberlikle yeniden şekillendirilebilir. Teknolojik devrimlerin ve kapitalist değerlerin dayattığı bireyselcilik, tüketime dayalı yaşam biçimleri ve hızla değişen toplumsal normlar arasında, gençlerin bu kaotik ortamda sağlam bir duruş sergileyebilmesi için daha derin bir ahlaki ve kültürel alt yapıya ihtiyaçları vardır. İşte bu noktada, edebiyat ve sanat, gençlerin doğru düşünme, empati kurma, sorgulama ve özgürce ifade bulma yeteneklerini geliştirir. Onlar, bu araçlarla sadece bugünü değil, geleceği de şekillendirebilecek bir bilince ulaşırlar,Bir yazar olarak inanıyorum ki edebiyat, yalnızca yazarlıkla sınırlı bir kavram değildir; bu geniş ve derin alan, bireysel yazıların ötesinde, toplumsal, kültürel ve tarihi bir bağlamda şekillenen bir evrendir. Edebiyatı yalnızca bir kişinin yazdığı metinlerle özdeşleştirmek, onun gerçek gücünü ve kapsamını daraltmak demektir. Edebiyatı sadece bireysel yazarlıkla sınırlamak, onun evrensel boyutunu görmezden gelmektir. Edebiyat, bir halkın ortak hafızasının bir parçasıdır ve bu hafıza, yalnızca büyük yazarların değil, aynı zamanda toplumun tüm bireylerinin deneyimlerinin, söylemlerinin ve karşılaşmalarının birikimidir. Bir köyde anlatılan masallar, bir mahalledeki hikayeler, bir ailenin nesilden nesile aktarılan sözleri, bunlar da edebiyatın bir parçasıdır. Her kelime, her öykü, her anlatı, bir kültürün, bir halkın tarihsel ve toplumsal bağlamını yansıtır. Buna, kendi yazın yolculuğumdan küçük bir örnek verirsem; Türk ve Dünya edebiyatından hatırı sayılır yazarlardan binlerce kitap okudum. Oturup dilediğim konuda arka arkaya onlarca sayfa yazabiliyorum. Fakat bazen bir olayı, bir durumu, bir duyguyu ifade etmek için küçük bir deyime, bir sözcüğe ihtiyaç duyuyorum. Hafızamı taradığımda çocukken ninemden duyduğum bir sözcükten daha iyisini, daha çok karşılayanını bulamıyorum. Okuma yazma bilmiyordu, estetik anlayışı da boncukları renklerine göre ayırıp dizdiği bir örüntüden ibaretti. Ama benim tarihimdi. Çünkü hepimizin tarihi aynı zamanda içinde yaşadığımız toplumun da tarihi. Sadece paylarımızın boyutu ve yeri değişiyor. Yazabilmek için, öğrenebilmek için, öğretebilmek için, kültürel birikimi geleceğe taşıyabilmek için paşa dedelerimiz, bey babalarımız, hanım ninelerimiz olmasına gerek yok. Eğer bunu görmezden geleceksek çalışma odamızda, yazı masamızın başında, gözümüz yukarıda, burnumuz havada, altına imzamızı attığımız metinler biriktirmeye indirgenmiş bir yazarlığı reddediyorum kendi adıma.&nbsp; Çünkü edebiyat, bireysel bir çaba değil, bir toplumsal varlık olarak büyür ve gelişir. İşte tam da bundan dolayı Nâzım Hikmet Dünya şairidir. Onun edebi mirası, yalnızca yazdığı şiirlerle, kitaplarıya, adıyla, fotoğraflarıyla sınırlı kalmaz. Her ülkenin, her kentin bir Nâzım Hikmet’i vardır. Nerede doğduğu, nereli olduğu, mezarının nerede bırakıldığı tarihi süreçte önemini yitirmiş, öğretisinde kaybolup gitmiştir.Onun şiirleri, insanlar arasındaki sınırları ortadan kaldırır, insanlığı birleştirir. İnsanı, hayatını sadece kendine ait bir varoluş olarak değil, bir toplum için, toplumun içinde var olma sorumluluğuyla yaşama konusunda teşvik eder. Nazım Hikmet bireysel mutluluğun, ancak toplumda barış ve eşitlik sağlandığında mümkün olacağını öğretir. Bu, onun şiirlerinde bireysel aşkın, toplumsal dayanışmanın ve özgürlüğün birleştiği noktadır. &nbsp;“Nâzım Hikmet İnebolu’da” Şiir Ödülü ile hedeflediğimiz de, bir yazar olarak en çok önemsediğim de budur. Edebiyat metropolde üretilip pazarlanan bir üst olgu değil, insanın olduğu her noktadan var edilebilecek bir yansımadır. İnebolu Kültür ve Sanat Derneği Edebiyat Ödülleri ile bu yolda hızla ilerlediğimizi düşünüyorum. Çabamız, emeğimiz bir gün görmezden gelen herkese yönünü İnebolu’ya çevirmeyi dayatacaktır. Bu ödülle eline kalem almış gençlerimize ciddi anlamda hak ettikleri bir pencereyi de araladığımızı düşünüyorum. Keşke tümünü görme, tanıma şansınız olsaydı. Öyle güzellerdi ki sonuç duyurusundan sonra onlarla bir whatsapp grubu oluşturup seçkiyi paylaştım. Benden çekindikleri için çok az konuşuyorlardı ama ilk yaptıkları şey birbirlerinin şiirlerine beğenilerini paylaşıp kutlamak oldu. Bu bütün yorgunluklara değer. Herkes dünyaya kocaman pencerelerle doğmuyor ne yazık ki; ben de bu şehirde küçücük bir pencereden büyüttüm dünyamı. ‘’ diye konuştu.</p>

<p><strong>“BUGÜN ALDIĞIM BU ÖDÜL, GENÇ ŞAİRLER İÇİN BİR UMUT IŞIĞIDIR”</strong></p>

<p>Nazım Hikmet İnebolu’da 2025 Şiir Ödülünde ‘’Eksik Cinayet’’ şiiri ile Cemalettin Kürkcü yaptığı konuşmasından duygularını şöyle anlattı; ‘’İnsanlarla şiir ve sanat üzerine saatlerce konuşabildiğim, etkinlikler düzenleyebildiğim bir noktaya ulaşmışım. Emin olun, 12 yaşında kendini kanıtlamaya çalışan o çocuktan, 18 yaşında edebiyatı hayatının merkezine yerleştiren bu gence dönüşen yılların nasıl geçtiğini ben de bilmiyorum. Bir baktım ki bu tutku, yalnızca benim hayatım değil, başkalarının hayatına da dokunmak istediğim bir amaç haline gelmiş. Ne yazık ki günümüzde edebiyatın toplumdaki eksikliğini derinden hissediyoruz. Üstelik, genç edebiyatçılara gereken değerin verilmediğini görmek bizi daha da düşündürüyor. Dergiler, çıtayı yükseltmek yerine yalnızca maddi kaygılarla hareket eder hale gelmiş. Edebiyatı en düşük seviyeye indirip, politikayı her iki sayfada bir reklamla süsleyen bu anlayış, genç şairlerin sesi olmaktan uzaklaşıyor. Genç edebiyatçılara destek veren küçük çaplı dergiler ve kuruluşlar ise toplum tarafından gereken ilgiden mahrum bırakılıyor. Bu düzeni değiştirmek için mücadele etmeliyiz. Bugün aldığım bu ödül, genç şairler için bir umut ışığıdır ve bu ödülü kazanmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyorum. Eksik Cinayet adlı şiirim, tamamen yaşamayı kadar sevdiğimi fark ettiğim için bir atik dönemin ürünü. Bir zamanlar, ruhsal sıkıntılar içinde ölümü kafasında defalarca kurgulayan bir çocuktum. Ancak o çocuğun aslında yaşamı delicesine sevdiğini fark ettim. Üstat Orhan Veli’nin"İntihar" şiiri, geçmişteki duygularımı ve o süreçte yaşama yeniden sarıldığım anlarda bile hala O eski hislerin izlerini taşıdığımı bana hatırlattı. Bir insan, düşünceleri, fikirleri ve yarattığı estetikle hatırlanıyorsa, aslında asla Ölmez. Benim de yazma amacım budur’’ diye konuştu.</p>

<p>Ödül töreninde Yazar Mehmet Saydur, Yazar Mertcan Karacan ve Yerel Tarih Araştırmacısı Diş Hekimi Mustafa Fakazlı da konuşma yaptı.</p>

<p>Konuşmaların ardından İnebolu Kültür ve Sanat Derneği Nazım Hikmet İnebolu’da 2025 Şiir Ödülü ‘’Eksik Cinayet’’ şiiri ile Cemalettin Kürkcü’ye verildi.</p>

<p>Ayrıca seçkide şiirleri yer alan genç şairlerde belgelerini aldılar.</p>

<p>Toplu anı fotoğrafı çekilerek tören sona erdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/YJ76n-4jNk0"></iframe></div>

<p></p>

<p><img alt="473801413 10235474948483920 9083447193920532287 N" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/01/473801413-10235474948483920-9083447193920532287-n.jpg" / width="960" height="640"></p>

<p><img alt="473448012 10235474948443919 2442605833976498756 N" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/01/473448012-10235474948443919-2442605833976498756-n.jpg" / width="960" height="640"></p>

<p><img alt="473531913 10235474947723901 1844388420801522924 N" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/01/473531913-10235474947723901-1844388420801522924-n.jpg" / width="960" height="640"></p>

<p><img alt="473800244 10235474950003958 8836347440297809339 N" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/01/473800244-10235474950003958-8836347440297809339-n.jpg" / width="960" height="640"></p>

<p><img alt="473443648 10235474949203938 3139444938405184080 N" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/01/473443648-10235474949203938-3139444938405184080-n.jpg" / width="960" height="640"></p>

<p><img alt="901196Cd 50D5 4A56 8606 F8B09Bd24B38" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2025/01/901196cd-50d5-4a56-8606-f8b09bd24b38.jpg" / width="4032" height="3024"></p></p>]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/nazim-hikmet-ineboluda-siir-odulu-sahibini-buldu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jan 2025 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2025/01/473443648-10235474949203938-3139444938405184080-n.jpg" type="image/jpeg" length="58921"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Nâzım Hikmet İnebolu’da’ Şiir Ödülü sonuçlandı]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/nazim-hikmet-ineboluda-siir-odulu-sonuclandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/nazim-hikmet-ineboluda-siir-odulu-sonuclandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen ve ülke çapında 20 yaş altı genç şairlerin katıldığı “Nâzım Hikmet İnebolu’da” Şiir Ödülü 2025 sonuç duyurusu açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen ve ülke çapında 20 yaş altı genç şairlerin katıldığı “Nâzım Hikmet İnebolu’da” Şiir Ödülü 2025 sonuç duyurusu açıklandı.</p>

<p>İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından, Dünya şairi Nâzım Hikmet’in yaşamında İnebolu’nun tarihi yerine ve önemine dikkat çekmek, Genç şairler tarafından Nâzım Hikmet şiirinin tanınmasını sağlamak, Toplumcu şiiri gençlerde anlamlandırmak, Genç şairlere paylaşım ortamı yaratmak, Edebiyatımızda yeni şairleri görünür kılmak amacıyla yirmi yaşını doldurmamış şairlere yönelik bu yıl ilki düzenlenen “Nâzım Hikmet İnebolu’da” Şiir Ödülü seçici kurulumuzun çalışmalarını tamamlamasıyla sonuçlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Seçici kurulu oluşturan kıymetli şairler Veysel Çolak, Sabit Kemal Bayıldıran, Arife Kalender, Yusuf Alper ve İrfan Yıldız Beşlioğlu değerlendirmeleri sonucunda “Eksik Cinayet”&nbsp; şiiriyle Celalettin Kürkcü’yü “Nâzım Hikmet İnebolu’da” Şiir Ödülüne değer buldu.</p>

<p>Ayrıca; Gidemem - İrem Duran, Aphel&nbsp; - Nuray Yay, Daha Çok Küçüksün&nbsp; - Elif Öz, Et, Kemik: Elli Kilo&nbsp; - Irmak Yücelten, Yüz Yıllık Ümit - Karla Ada Orun, Hipotermi - Celalettin Kürkcü, Ceket - Melike Kostakoğlu, Yel Değirmeni&nbsp; - Karla Ada Orun, Kanlı Arma&nbsp;&nbsp; - Kerem Balli, Yetmiş İki Saat&nbsp; - Fatma Nilay Süzer, Şemsiamber&nbsp; - Ömer Faruk Aktürk, Yarım Kalan Gece Uykusu&nbsp;&nbsp; - Ahmet Yıldız, Ayrılık&nbsp; - Ömer Berat Kalaycı, Hatırlanmak&nbsp; - Kerem Gökmen, Gecenin Fısıltısı&nbsp; - Ayşe Naz Temel, Doğanın Yankısı&nbsp;&nbsp; - Gözde Torun, Gökyüzü&nbsp; - Sümeyye Turgut, İstanbul Kapanı -Ömer Kayra Türk, Vicdanın Sürgünü- Muhammed Emin Filiz şiirleriyle 2025 yılı için hazırlanacak olan seçkide yer almaya hak kazandı. Başta seçici kurulumuzu oluşturan kıymetli şairlerimiz olmak üzere, ödülün her aşamasında emeğini esirgemeyen yol arkadaşlarımıza, tüm katılımcı şairlerimize teşekkür ediyoruz. Ödül alan, seçkide bulunmaya hak kazanan şairlerimizi kutluyoruz. ‘’</p></p>]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/nazim-hikmet-ineboluda-siir-odulu-sonuclandi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 20:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2024/11/nazim-1.jpg" type="image/jpeg" length="91948"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnebolu Kültür ve Sanat Derneği 5. Genel Kurulu gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/inebolu-kultur-ve-sanat-dernegi-5-genel-kurulu-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/inebolu-kultur-ve-sanat-dernegi-5-genel-kurulu-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnebolu Kültür ve Sanat Derneği'nde mevcut Başkan Hasan İlyasoğlu tekrar seçilerek güven tazeledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu Kültür ve Sanat Derneği 5. Olağan Genel Kurul toplantısı İnebolu Kültür ve Sanat Derneği toplantı salonunda gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Yönetim Kurulu Faaliyet raporu, Gelir Gider tablosu ve Denetim Kurulu raporu okunarak ayrı ayrı ibra edilerek oy birliğiyle kabul edildi.</p>

<p>Hasan İlyasoğlu Başkanlığında Yönetim Kurulu Asil üyeliğine Şerife Avinal Yalçıner, Hasan Gündüz, Barış İlyasoğlu, Nafia Biricik Arcan, Ahmet Çeçen, Nurgül Yanık seçildi.</p>

<p>Yönetim Kurulu yedek üyeliğinde ise, Gürol Ercebe, Muhammed Kömeçoğlu, Kadir Batuhan Gül, Hasan Hüseyin Baysal, Mustafa Mert Kibar, Mustafa Erol, Sevgi Bulut yer aldı.</p>

<p>Açılış konuşmasını yapan İnebolu Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Hasan İlyasoğlu ; “Dünyaca da ünlü şairimiz Nazım Hikmet bilindiği gibi Ocak 1921 de arkadaşı Vala Nurettin’le birlikte İstanbul’dan Milli Mücadeleye katılmak üzere önce gemiyle İnebolu’ya gelmiştir. 3 Ocakta İnebolu’ya gelen Nazım 25 gün kalmıştır İnebolu’da. Bu nedenle ünlü şairimiz için İnebolu’ya gelişlerinin 102. yıldönümü nedeniyle 15 Ocak 2023’te müzikli Nazım ve İnebolu etkinliği düzenledik. 1 Mart 2023’te 3. Oğuz Atay Öykü Ödülü başvuruları başladı. Çalışmaları derneğimizde devam eden iki bağlama, davul, kemane, kaşık ve solo türkülerden oluşan&nbsp; türkü gecesini Belediye Sinema Salonunda yaptık. Çok beğenildi.3. Oğuz Atay Öykü Ödülü ödül töreni 14 ekim 2023 tarihinde Belediye Sinema Salonunda yaptık. Ödülü Mardinden Avukat Esra DEVİREN “ Hatırla” öyküsüyle aldı. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. Yılı anısına Heyemola Restaurantta Cumhuriyet Balosu düzenledik. 4. Oğuz Atay Öykü ödülleri başvuruları başladı. Bağışçılarımıza teşekkür ziyaretleri yaptık. Yeni seçilen belediye başkanımız Engin UZUNER’i makamında ziyaret edip hayırlı olsun dedik. 11 Mayıs 2024’te Nazım Hikmetin İnebolu’ya gelişlerinin 103. Yılı anısına Nazım ve İnebolu Şiir Dinletisi yaptık. Yeni Kaymakamımız Necdet Uçar’a hoş geldiniz ziyareti yaptık. 4. Oğuz Atay Öykü Ödülleri ödül töreninde İstanbul’dan Tolga KILIÇ “ Hapishanedeki Ayna “ öyküsüyle ödülünü aldı. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 101. Yıldönümünü İonopoli Restaurant’ta Cumhuriyet Balosuyla kutladık. Nazım Hikmet’in İnebolu’ya gelişlerinin yıldönümünde Nazım Hikmet İnebolu’da Şiir Ödülü düzenledik. Baş vuran şiirler şuan da jüri tarafından değerlendirilmekte. Yılbaşında sonuçları açıklayacağız. Çalışmalarımızda bizlere maddi manevi destek olanlara,&nbsp; özellikle Öykü ve Şiir ödülleri koordinatörümüz Özlem Keskin’e, etkinliklerimize katılanlara, yönetim kurulumuza çok teşekkür ederiz. Derneğimizi maddi manevi destekleyen üye olan ya da olmayan herkese, yönetim kurulumuza çalışmalarından ötürü teşekkür ederim. Önceki yönetim kurulumuzda görev yapan aramızdan ayrılan Hüseyin Ersoy’u saygıyla anıyor, Hüseyin Baysal Arkadaşımıza şifalar diliyorum .Yeni seçilecek yönetim kuruluna da başarılar dilerim.&nbsp; ‘’ diye konuştu.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/inebolu-kultur-ve-sanat-dernegi-5-genel-kurulu-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Dec 2024 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2024/12/dernek-1.jpg" type="image/jpeg" length="76153"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnebolu'nun Milli Mücadele’deki önemli rolü anlatılacak]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/inebolunun-milli-mucadeledeki-onemli-rolu-anlatilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/inebolunun-milli-mucadeledeki-onemli-rolu-anlatilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnebolu Heyamola Derneği’nin kültürel farkındalık çalışmaları kapsamında düzenlediği etkinliklerin ilki, "Milli Mücadele'de İnebolu" konulu konferansla başlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu Heyamola Derneği’nin kültürel farkındalık çalışmaları kapsamında düzenlediği etkinliklerin ilki, "Milli Mücadele'de İnebolu" konulu konferansla başlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnebolu'nun Milli Mücadele’deki önemli rolünü anlatmak amacıyla düzenlenecek bu anlamlı etkinlik, 21 Aralık Cumartesi günü saat 19.00'da İnebolu Belediyesi Sinema Salonu'nda gerçekleştirilecek.</p>

<p>Konferansın konuşmacısı yerel tarih araştırmacısı Mustafa Fakazlı olurken, moderatörlüğü ise Araştırmacı Gazeteci Adem Salcıoğlu üstlenecek. Etkinlikte, Kurtuluş Savaşı döneminde İnebolu’nun kahramanlıkları ve tarihi önemi detaylı bir şekilde ele alınacak. İnebolu Belediyesi’nin destekleriyle gerçekleştirilecek olan bu etkinlik, bölge halkına tarihe dair önemli bilgiler sunmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>SALCIOĞLU; "TÜM HALKIMIZ DAVETLİDİR"</strong></p>

<p>Heyamola İnebolu Çevre Turizm Ve Kalkınma Derneği Başkanı Adem Salcıoğlu;&nbsp; "Heyamola Derneğimizin kültürel farkındalık çalışmaları kapsamında etkinliklerimiz başlıyor. 'Milli Mücadele'de İnebolu' konulu ilk etkinliğimiz, 21 Aralık Cumartesi günü Saat 19:00 'da İnebolu Belediyemizin destekleri ile, İnebolu Belediyesi Sinema Salonunda gerçekleştirilecek. Tüm halkımız davetlidir..."</p>

<p><img alt="470233774 10161802974552348 2515900643059320720 N" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2024/12/470233774-10161802974552348-2515900643059320720-n.jpg" / width="1638" height="2048"></p></p>]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/inebolunun-milli-mucadeledeki-onemli-rolu-anlatilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Dec 2024 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2024/12/ssss.jpg" type="image/jpeg" length="93147"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nurettin Şöy, ikinci kitabında İnebolu’yu kaleme aldı]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/nurettin-soy-ikinci-kitabinda-ineboluyu-kaleme-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/nurettin-soy-ikinci-kitabinda-ineboluyu-kaleme-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu İlçe Özel İdare Müdürü Nurettin Şöy, yayınladığı ikinci şiir kitabını İnebolu’ya ithaf etti.</p>

<p>İlçemizde Özel İdare Müdürlüğü görevini yürüten aynı zamanda edebiyat ile de ilgilenen Nurettin Şöy, ilk şiir kitabı “Benim Kastamonum”’un ardından “İnebolu’da Çifte Ezan” adlı ikinci şiir kitabını yayınladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kapağında Aşı Boyalı İnebolu evinin yer aldığı, İnebolu’ya ait 3 şiirin bulunduğu kitap şiir severler ile buluşmaya başladı.</p>

<p>Konu ile ilgili açıklama yapan Nurettin Şöy, şunları ifade etti:</p>

<p>“İlk görev yerim olan Abana İlçe Özel İdare Müdürlüğü görevimden sonra 12 Aralık 2023 tarihinde İnebolu İlçe Özel İdare Müdürlüğüne atandım. Vazifem gereği 77 köyü gezdim Hemşehrilerimle tanıştım. İstiklal Yolu'nu gördüm Yerel Tarihçilerle sohbet ettim. Türk Ocağı Tarihini inceledim İstiklâle Giden Yolda İnebolu'yu ve İnebolu halkının o günkü şartlarda gösterdiği kahramanlığı daha iyi anladım fark ettim. Şahsım olarak kültürel mana da bir hizmetim olsun istedim. İkinci şiir kitabımı İnebolu'muza ithaf etmek lazım diye düşündüm. Meşhur bıçaklarımızın imâl edildiği Dibek Köyü'müzün genç muhtarının tavsiyesi İle kapak resmimizi Dibek Köyünden seçtik. İnebolu’ya ait 3 şiirimizi kitabımıza aldık. Bu aziz ilçeye bizim de acizane bu şekilde bir hatıramız, hizmetimiz olsun istedik. Türkiye'nin Tek İstiklal Madalyalı İlçesine halkına hizmeti bir Kastamonu evladı olarak şeref bildik, saydık. Allah (c.c) mahcup etmesin hepimize hayırlı hizmetler yapmayı nasip etsin.”</p>

<p>Kitabı temin etmek isteyenler için irtibat Tel 0543 511 79 44</p></p>]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/nurettin-soy-ikinci-kitabinda-ineboluyu-kaleme-aldi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Dec 2024 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2024/12/nurettinsoy.jpg" type="image/jpeg" length="16849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nâzım Hikmet İnebolu'da Şiir Ödülü’ne başvuru için son günler]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/nazim-hikmet-ineboluda-siir-odulune-basvuru-icin-son-gunler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/nazim-hikmet-ineboluda-siir-odulune-basvuru-icin-son-gunler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnebolu Kültür ve Sanat Derneği, Nazım Hikmet anısına ülke çapında düzenlediği şiir ödülü yarışmasında katılım için son tarih 30 Kasım 2024...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu için tarihi bir öneme sahip olan dünya şairi Nazım Hikmet adına İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen Şiir Ödülü için başvurular 30 Kasım 2024 tarihinde sona eriyor.</p>

<p>Henüz 19 yaşında iken Anadolu’da başlayan Ulusal Kurtuluş Hareketine katılmak için Ankara’nın çağrısı üzerine 1 Ocak 1921’de İstanbul’dan yola çıkan Nazım Hikmet Ran, Yeni Dünya Vapuru ile 3 Ocak 1921 günü İnebolu’ya ulaşmıştı. 28 Ocak 1921 gününe kadar İnebolu’da bekleyen Nâzım Hikmet, İnebolulu gençlerle buluşur ve sohbetlere katılıp “İnebolu” adında da bir şiir yazmıştı.</p>

<p>İnebolu Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Hasan İlyasoğlu, Şiir Ödülleri’ne katılım için son günlere girildiğini belirterek İnebolu ve Kastamonu başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından gençlerin şiirlerinin yarışmada değerlendirileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>NÂZIM HİKMET İNEBOLU'DA ŞİİR ÖDÜLÜ ŞARTNAMESİ</strong></p>

<p>Yarışmanın son başvuru tarihi: 30 Kasım 2024,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yarışmanın konusu: Serbest,</p>

<p>Yarışmanın katılım şekli: E-posta,</p>

<p>Yarışmadaki kısıtlar: Son başvuru tarihinde 20 yaşını doldurmamış olan tüm genç şairler katılabilir.</p>

<p>Nâzım Hikmet İnebolu’da Şiir Ödülü 2025 Şartnamesi: Yarışmanın konusu serbesttir. Dünya şairi Nâzım Hikmet’in yaşamında İnebolu tarihi bir öneme sahiptir. Şair, henüz 19 yaşında iken Anadolu’da başlayan Ulusal Kurtuluş Hareketine katılmak için Ankara’nın çağrısı üzerine 1 Ocak 1921’de İstanbul’dan yola çıkan Yeni Dünya Vapuru ile 3 Ocak 1921 günü İnebolu’ya ulaşır. Yanında Vala Nurettin ve günün şairlerinden Yusuf Ziya, Faruk Nafiz de vardır. 28 Ocak 1921 gününe kadar İnebolu’da bekleyen Nâzım, İnebolulu gençlerle buluşur ve sohbetlere katılır.&nbsp; Burada Almanya’dan gelen Spartaküslerle tanışır. Onlarla yaptığı uzun sohbetler sonucunda şu anki siyasi fikirlerine kavuşur.&nbsp;&nbsp; 28 Ocak günü Ankara’ya gitmek için yaya olarak ayrıldığı İnebolu’da “İnebolu” şiirini yazmıştır.</p>

<p>Bu şiir ödülüyle: Nâzım Hikmet’in hayatında İnebolu’nun yerine dikkat çekmek, Genç şairler tarafından Nâzım Hikmet şiirinin tanınmasını sağlamak, Toplumcu şiiri gençlerde anlamlandırmak, Genç şairlere paylaşım ortamı yaratmak, Edebiyatımızda yeni şairleri görünür kılmak amaçlanmaktadır.</p>

<p>YARIŞMA ORGANİZASYONU: Yarışmanın organizasyonu İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından yapılmaktadır.</p>

<p>KATILMA KOŞULLARI: Katılım, son başvuru tarihinde 20 yaşını doldurmamış olan herkese açıktır. Konu sınırlaması yoktur.&nbsp;&nbsp; 2.Sadece şiir başvuruları kabul edilmektedir. Her katılımcı iki adet şiirle katılım sağlamalıdır. Tek şiirle ya da çoklu şiir dosyası ile yapılan başvurular geçersiz sayılacaktır. Şiirler, Times New Roman yazı karakteriyle 12 punto olarak 40 dizeyi geçmeyecek uzunlukta olmalıdır.&nbsp; 4.Daha önce basılı veya sanal herhangi bir ortamda yayımlanmış ve/veya ödül almış şiirler değerlendirmeye alınmayacaktır. Değerlendirme süreci devam ederken şiirin tamamının ya da bir kısmının yayımlandığı tespit edilirse değerlendirme dışı bırakılacaktır. 5.Şiirlerin Word belgesine kaydedilmiş olarak belirtilen e-posta adresine gönderilmesi gerekmektedir. 6.Posta, kargo ve elden yapılan başvurular kabul edilmeyecektir.&nbsp; 7.Nâzım Hikmet İnebolu’da Şiir Ödülü’ne katılan şiirler seçici kurula şair kimlikleri gizli olarak sunulmaktadır. Bu nedenle şiirlerin yer aldığı dosyada şairin kimliğine dair bir bilginin yer almamasına dikkat edilmelidir. Şairler şiirlerin bulunduğu sayfanın sağ üst köşesinde bir rumuz kullanmalıdır. Dosya adı olarak da bu rumuz kullanılmalıdır. 8.Şiir dosyası ile birlikte aynı rumuz adını taşıyan başka bir dosyada şairler kimliklerini, şiirlerinin adını rumuzlarını ve iletişim bilgileri ile birlikte kısa özgeçmişlerini belirtmelidir. 9.Yarışmaya gönderilen şiirlerin hukuki sorumluluğu şairine aittir.&nbsp; Eserlerin katılım koşullarını sağlaması, başvuru adresine ulaşması şairlerin sorumluluğundadır. Katılımı onaylanan şairler bir iletiyle bilgilendirilecektir. Başvuru koşullarına uymayan eserler için herhangi bir geri bildirim yapılmayacaktır.&nbsp; Ödül alan şiirler ve seçici kurul tarafından yayımlanmaya değer görülen şiirler Nâzım Hikmet İnebolu’da anı kitap olarak yayımlanabilir. Bu kitabın dışında kalan şiirler ise başka herhangi bir yerde kullanılmayacaktır.</p>

<p>SEÇİCİ KURUL: Veysel ÇOLAK, Sabit Kemal BAYILDIRAN, Arife KALENDER, Yusuf ALPER, İrfan Yıldız BEŞLİOĞLU</p>

<p>ÖDÜLLER: Ödül, Nâzım Hikmet İnebolu’da Şiir ödülü olarak bir şaire verilir. Seçici kurul gerek duyarsa ödülü paylaştırabilir veya Jüri Özel Ödülü verebilir. Ödül alan şaire Nâzım Hikmet kitap seti ve Nâzım Hikmet İnebolu’da Şiir Ödülü 2025 adına hazırlanan plaket verilecektir. Çıkacak olan kitapta şiiri yer alan şairlere günün anısına plaket ve birer adet kitap armağan edilecektir. Bunun dışında herhangi bir telif ödenmeyecektir.</p>

<p>2025 YILI YARIŞMA TAKVİMİ: Başvuru başlangıç tarihi: 09.09.2024, Son başvuru tarihi: 30.11. 2024, Sonuçların açıklanması: 01.01. 2025, Ödül töreni: Nâzım Hikmet’in doğum günü anısına 15 Ocak 2025 tarihinde İnebolu’da gerçekleştirilecektir.</p>

<p>YARIŞMA İLETİŞİM BİLGİLERİ : Eserlerin gönderileceği e-posta adresi:&nbsp;inebolukulturvesanatdernegi@gmail.com, Bu şartname 8 maddeden oluşmuş olup yarışmaya başvuranlar tarafından kabul edilmiş sayılır. ‘’&nbsp;</p></p>]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/nazim-hikmet-ineboluda-siir-odulune-basvuru-icin-son-gunler</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Nov 2024 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2024/11/nazim-1.jpg" type="image/jpeg" length="91320"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mecit Çetinkaya Prof. Dr. Fuat Sezgin’i anlattı]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/mecit-cetinkaya-prof-dr-fuat-sezgini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/mecit-cetinkaya-prof-dr-fuat-sezgini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen Vizyon Buluşmaları kapsamında Halk Eğitimi Merkezi Konferans Salonu'nda Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırma Vakfı Yönetim Kurulu ve Mütevelli Heyeti Başkanı Hemşehrimiz Mecit Çetinkaya’nın katılımı ile konferans düzenlendi.</p>

<p>İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, Vizyon Buluşmaları kapsamında İnebolu Prof. Dr. Fuat Sezgin Anadolu Lisesi Konferans Salonu'nda program düzenlendi. Düzenlenen programda, Prof. Dr. Fuat Sezgin'in hayatı ve bilim tarihine katkıları "Kayıp Mirasımızın Kaşifi" başlığı altında ele alındı.</p>

<p>Açılış konuşmalarını gerçekleştiren Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırma Vakfı Mütevelli ve Yönetim Kurulu Başkanı İnebolulu hemşehrimiz Mecit Çetinkaya gerçekleştirdi.</p>

<p>Konferansa, İnebolu Kaymakamı Necdet Uçar eşi Ayşe Tuba Uçar, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş,Belediye Başkan Vekili Murat Akkaya, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Azak, öğrenci ve öğretmenler katıldı.</p>

<p><strong>‘ŞİMDİ GENÇLER SIKINTILARINDAN SÖZ EDİYOR.’</strong></p>

<p>Açılış konuşmalarını gerçekleştiren Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırma Vakfı Mütevelli ve Yönetim Kurulu Başkanı Mecit Çetinkaya; “Fuat Sezgin 1924 yılında Bitlis’te doğdu. Babasının Bitlis’te Kadı ve Müftü olmasından dolayı tayini Doğubayazıt’a çıkınca Doğubayazıt’a gitti. Doğubayazıt’ta ilk ve ortaokulunu okudu. Liseyi okumak için Erzurum’a nakil yaptırdı. Bu kadar zorlukla 12 yaşında bir çocuğun oradan tek başına Erzurum’a kadar lise okumak için gitmesi. Şimdi gençler sıkıntıların söz ediyor. Yürüyemiyoruz servis sıkıntılı gibi serzenişler oluyor ama bu insanlarında yaşamını düşünüp şuan ki halimizden çok mutlu olmamız lazım. Hocamız Erzurum’da liseyi bitirdikten sonra Üniversiteyi okumak için İstanbul Üniversitesi’ne gidiyor. Ailesinin isteği üzerine. İstanbul Üniversitesi’nde Mühendislik okumak için gidiyor. Bir seminere katıldıktan sonra bütün dünyası değişiyor. Alman Oryantalist Hermonistler Müslümanların bölümler tarihindeki yeri anlatıyor. Seminerden sonra hoca ‘ben kesinlikle mühendislik okumam, bilim tarihi okumam gerekiyor’ diyor. Bize bunu anlatırken de şöyle bir örnek veriyordu; bizim hocalarımız, Müslüman bilim insanlarının çok öncelerden dünyayı bir öküzün iki boynuzu arasında olduğunu söylüyorlardı. Ve buna inanıyorlardı. Bende buna bir türlü inanmıyordum" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'İSLAM MEDENİYET VE KÜLTÜRÜNÜ ARAŞTIRMIŞLARDIR'</strong></p>

<p>Konuşmasına devam eden Çetinkaya; "Müslüman bilim insanları nasıl böyle düşünebilir diye bunu hermonitlere söylediğinde hermonitler; güldüğünü ve böyle bir şey olmasının mümkün olmadığını, Müslüman bilim insanlarının Avrupa ve Dünyaya bilim yaydığını söyleyerek benim içimi rahatlattı ve ben bu yanlışı düzeltmek için bilim tarihi okumaya o zaman karar verdim ’diyor hoca. Düşünki Müslümanların bilim tarihindeki yerini Müslümanlardan değil de bir Alman Oryantalistten öğreniyor. Oryantalistler batılı bilim insanlarıdır. Batılı bilim insanları zamanında doğudaki bilimi merak ederek, İslam medeniyetini merak ederek bunları araştırmak içinde bilim insanları oryantalizmi ortaya çıkarmış. Ve oryantalist adı altında gelip doğudaki Müslümanları İslam medeniyeti ve kültürünü araştırmışlardır. Fuat hoca da üniversitesi değiştirmeye çalışmıştır. Hatta kayıt süresi bitince Hermonist kendisine yardımcı olmuştur. Üniversiteyi bitirdikten sonra üniversitede hocalık yapmaya başlar. Ve bilim tarihi konusunda öğrenciler yetiştirir. Profesörlüğe kadar yükselmesine rağmen 1960 yılında okuldan Asker Darbe sonucu uzaklaştırılır” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>PROF. DR. FUAT SEZGİN'İN ZORLU EĞİTİM HAYATI</strong></p>

<p>Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırma Vakfı Yönetim Kurulu ve Mütevelli Heyeti Başkanı Mecit Çetinkaya konuşmasının devamında;&nbsp; “Fuat Sezgin'in hayatından bahsederek 1924 yılında Bitlis’te doğduğunu ve ardından babasının tayini nedeniyle Doğubayazıt’a gittiğini belirtti. Fuat Sezgin'in Doğubayazıt’ta ilk ve orta öğrenimini tamamladığını anlatan Çetinkaya, liseyi okumak için ise Erzurum’a nakil yaptırdığını ekledi. Çetinkaya, Fuat Sezgin'in bu kadar zorluk içerisinde henüz 12 yaşında bir çocuk olarak tek başına Erzurum’a lise okumak için gitmesini vurgulayarak, günümüzdeki öğrencilerin gençler sıkıntılarından bahsetti. Öğrencilerin "Yürüyemiyoruz, servis sıkıntılı" gibi serzenişlerini dile getiren Çetinkaya, aslında şu an ki hallerinden çok mutlu olmaları gerektiğini ifade etti. Fuat Sezgin'in Erzurum'da liseyi bitirmesinin ardından Mühendislik eğitimi için İstanbul Üniversitesi'ne gittiğini belirten Çetinkaya, Sezgin'in burada bir seminere katılmasıyla bütün dünyasının değiştiğini ekledi. Çetinkaya, Fuat Sezgin'in Alman Oryantalist Hermonistler'in Müslümanların bilim tarihindeki yerini anlattığı seminerden çıktığında kesinlikle mühendislik okumak istemediğini ve "bilim tarihi okumam gerekiyor" dediğini aktardı.</p>

<p><img alt="I M G 9560Aaa" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2024/10/i-m-g-9560aaa.jpg" / width="1000" height="667"></p>

<p><img alt="I M G 9595Aaa" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2024/10/i-m-g-9595aaa.jpg" / width="1000" height="667"></p></p>]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/mecit-cetinkaya-prof-dr-fuat-sezgini-anlatti</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Oct 2024 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2024/10/mecit.jpg" type="image/jpeg" length="59110"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[4. OĞUZ ATAY ÖYKÜ ÖDÜLÜ SAHİPLERİNİ BULDU]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/4-oguz-atay-oyku-odulu-sahiplerini-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/4-oguz-atay-oyku-odulu-sahiplerini-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnebolu doğumlu Türk edebiyatının ünlü yazarı Oğuz Atay adına İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından bu yıl dördüncü düzenlenen “Oğuz Atay Öykü Ödülleri” sahiplerini buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu doğumlu Türk edebiyatının ünlü yazarı Oğuz Atay adına İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından bu yıl dördüncü düzenlenen “Oğuz Atay Öykü Ödülleri” sahiplerini buldu.</p>

<p>Seçici kurul üyeleri tarafından yapılan titiz değerlendirmeler sonucu 4. Oğuz Atay Öykü Ödülü’ne Tolga Kılıç’ın “Hapishanedeki Ayna” isimli öyküsü layık görüldü.</p>

<p>4. Oğuz Atay Öykü Ödülü seçki kitabında ayrıca “Sadık Köpeksiler” öyküsü ile Başak Tuncel, “İkinci Kış” öyküsü ile Tutku Sıla Dinç, “Öyleyse Vurun Baltayı” öyküsü ile Seher Tanıdık, “Direkler Arası” öyküsü ile Dilek Türel, “Körebe” öyküsü ile Ergün Doğan, “Okuyamadığımız Her Kitap İçin Yavaşça Acele Ederdik” öyküsü ile Ebru Say, “Nehir Yolcuları” öyküsü ile İlknur Lalek, “Zamanın Tozu” öyküsü ile Serap Işık, “Nalân Roman” öyküsü ile Nazlı Akın, “Kıymık Gibi” öyküsü ile Metin Turan yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen “Oğuz Atay Öykü Ödülleri” ödül töreni düzenlendi.</p>

<p>İnebolu doğumlu yazar Oğuz Atay’ın doğduğu tarih olan 12 Ekim tarihinde düzenlenen ödül törenine seçici kurul üyeleri, anı kitapta öyküsü bulunan yazarlar ile davetliler katıldı.</p>

<p><strong>OĞUZ ATAY VE İNEBOLU YAN YANA</strong></p>

<p>Programın açılış konuşmasını yapan İnebolu Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Hasan İlyasoğlu; “Bugün Oğuz Atay’ı doğum tarihi olan 12 Ekim'de ve doğduğu kentte bir kere daha anmaktan ve Oğuz Atay öykü ödüllerinin dördüncüsünü yapmaktan çok mutluyuz. Biz İnebolu Kültür ve Sanat Derneği olarak bu yolculukta kendimize bir görev, bir borç, bir vefa bilinci edindik Oğuz Atay öykü ödüllerini. 2021 yılında Oğuz Atay Öykü ödüllerini vermeye başladığımız ilk yıl anladık çıktığımız yolun büyük bir sorumluluk özveri ve titizlik gerektirdiğini. Edebiyatımızın büyük ustası Oğuz Atay'ı doğum gününde doğduğu şehirde anmanın çok daha ötesinde bir yerdeyiz 4 yılı tamamladığımızda. Geçen 4 yılda ülkenin her bölgesinden ve yurt dışından her yaş ve meslek grubundan yüzlerce yazar katıldı aramıza. Öyküleriyle binlerce kez dillendi Oğuz Atay ve İnebolu yan yana. Bir yandan Oğuz Atay'ın biyografisindeki İnebolu anlamını ve duruşunu sağlamlaştırırken diğer yandan İnebolu'dan çoğaltır olduk Oğuz Atay'ın edebiyattaki varlığını. İnebolu Kültür Sanat Derneği olarak yüklendiğimiz sorumluluğun büyüklüğün farkındayız. Ödülümüzün yerini bulmasına, büyümesine emek veren, desteğini esirgemeyen başta seçici kurulumuzu oluşturan kıymetli yazarlarımız sayın Altay Ömer Erdoğan sayın Ercan Yılmaz sayın Hasan Özkılıç sayın Hülya Soyşekerci ve sayın Hüseyin Peker olmak üzere İnebolu esnafına, İnebolululara, Ankara İnebolu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine,&nbsp; derneğimizin üyesi sevgili yol arkadaşlarıma, yerel basınımıza ayrı ayrı tüm katılımcılara, yazarlarımıza derneğimiz adına teşekkürü borç bilirim. Oğuz Atay Öykü ödüllerini birlikte yaşatacağız, geleneksel hale getireceğiz,&nbsp; Oğuz Atay'ın doğum gününü her yıl İnebolu'da birlikte kutlayacağız. ‘’</p>

<p><strong>ATAY’I SEVGİYLE ANIYORUZ</strong></p>

<p>Ankara İnebolu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Simge Kömeçoğlu; ‘’Üretmekten vazgeçtiğimiz her alanda bağımsızlığımızdan kaybeder, özgün eserler ortaya koyamaz hale geliriz. Üretmek ise çaba emek ister sabır ister, hele de edebi bir eser ortaya koymak söz konusu ise uykusuz geceleri göze almak gerekir. Bu nedenle üretmemiz, üreteni desteklememiz gerekmektedir. Okuma yazma oranlarımız göz önünde bulundurulduğunda taşın altına elimizi fazlası ile koymamız gerekmektedir. Taşın altına elini koyup bu etkinliği düzenleyen İnebolu kültür ve sanat derneğine, özellikle başkanı Hasan İlyasoğlu ve Özlem Keskin’e sonsuz teşekkürler. Oğuz atayın bir bilim adamının romanı eseri ile İTÜDE öğretim üyeliği yapmış Mustafa İnanın yaşamını öğrenmiştim. Umarım bugün Mustafa İnanın her daim yanında duran, yaparım hallederim deyip kafasına koyduğunu yapan Jale İnanın, onun gibi kadınların hikayesini yazacak yazarlara ilham olmuşuzdur. İyi ki doğdun iyi ki İnebolu da doğdun oğuz Atay, sevgiyle anıyoruz.’’</p>

<p><strong>İNEBOLU, OĞUZ ATAY'IN YURDUDUR</strong></p>

<p>Oğuz Atay öykü ödüllerinin yürütücüsü, Oğuz Atay öykü ödülleri anı kitabının genel yayın yönetmeni, yazar Özlem Keskin yaptığı konuşmada;&nbsp;“Her köşesinde; hayatın, mücadelenin ve sevginin izlerini taşıyan İnebolu, yalnızca bir adres değil; duyguların ve anıların biriktiği ceviz ağacından oyma çeyiz sandığıdır aslında. Bazı kentlere uzun yolculuklar, bazılarına neşeli kahkahalar yakışırken en çok hüzün yakışır ona. Kıymetinden hiç kuşku duymadan taşırız hüznü boynumuzda. Kazandığımız, kaybettiğimiz, büyüttüğümüz her ne varsa o hüzündür anlamlandıran. Çocuklar da dâhildir buna. Bir daha geri vermeyecekmiş gibi yutar güneşi her akşam Karadeniz; utangaç bir hüzün kalır dalgaların sesinden geriye. Daracık sokaklarını adımlarken, tarihin ağırlığından çok daha öte, gidip de dönemeyenlerin umut dolu gözleri canlanır coğrafyanın ruhunda. Bazen Oğuz Atay'ın kaleminden bir karakter, gölge gibi sıyrılıp gider sokağımızdan. Bütün yolculuklarımız içsel yolculuğumuzla kesişir o anda. Oğuz Atay ve İnebolu birbirini tam da bu noktada tamamlar. Aynıdır çünkü Atay'ın sözcüklerinden yükselen ile İnebolu'nun sokaklarından yansıyan ezgi.</p>

<p>Her yıl dalgalar dağıtır bu kenti. En yakınından seyre dalar sonra yeniden yaparız. Zaten bir şiirde, bir öyküde ansızın duruluverecek kadardır bizim de hırçınlığımız. Büyük yazarın, yıllar yılı yıkıcılığını da yapıcılığını da yitirmeyen dalgalarına bir yurt bulunacaksa; İnebolu, Oğuz Atay'ın yurdudur. İnebolu Kültür ve Sanat Derneği olarak, sahiplenmeyi ve aidiyeti çoğaltmak için çıktığımız yolda işlevini de artırarak büyüyor Oğuz Atay Öykü Ödülleri. Bu yıl Tolga KILIÇ'ın "Hapishanedeki Ayna"sı ile çoğaldık. Çocuklarımızı büyütürken hissettiğimiz en saklı, en ilkel duygu; onların, vakti geldiğinde bizi toprakla buluşturacak olgunluk ve yeteneğe ulaşacaklarını bilmenin mutluluğuyken katledilen çocuklardan arta kalan ömürleri biriktirmenin katlanılmaz ağırlığıyla yaşamanın acısına da iyi gelir belki bu ayna. Acının kalın duvarlarından küçücük bir pencere açıp doğru noktadan bakabilirsek; çocuk parklarını, okul bahçelerini, uçurtmaları ve kır çiçeklerini görebiliriz yeniden. Belki o zaman suskunluğumuzu bağışlar gözlerimiz. Sonra toprağa da bağışlatabilirsek kendimizi, artık çocukların gömülmesine izin vermeyiz. Baktığımız yerden yeni bir öykü başlar... ‘’</p>

<p><strong>OĞUZ ATAY’IN DOĞDUĞU YERDE ONUN DOĞUM TARİHİNDE BÖYLE BİR ÖDÜL ALMAK BENİ ÇOK GURURLANDIRDI</strong></p>

<p>‘Hapishanedeki Ayna’ öyküsü ile ödül alan Yazar Tolga Kılıç; ‘’ Ben öykülerimi karanlık odalarda yazmaya alışkınım, Yazmak için aşılayan ve en sevdiğim yazarların başında gelen Oğuz Atay’ın Doğduğu yerde onun doğum tarihinde böyle bir ödül almak beni çok gururlandırdı. Her zaman yazılarından feyz aldığım ve hayranlıkla okuduğum ustalarımdan böyle bir değer görmek benim için çok büyük bir onur oldu. İnebolu Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Hasan İlyasoğlu’na ve yönetimine, Özlem Keskin hanımefendiye sonsuz teşekkür ediyorum. ‘’</p>

<p><strong>İSTİKLAL MADALYALI BİR İLÇEDE YAŞAMAK ONUR VE GURUR VERİCİDİR</strong></p>

<p>Seçici Kurul Üyesi&nbsp;Hülya Soyşekerci; ‘’ Bugün yoğun duygular içerisindeyim, Oğuz Atay’ın anısına saygıyla yeniden merhaba demek onu selamlamak çok güzel bir şey ve gurur verici bir şey bunun için çok mutluyum, İnebolu’da olmaktan çok mutluyum. İnebolu’ya benim gelişim ikinci defa oldu. İnebolu benim çok sevdiğim bir yer, İnebolu Türkiye’nin en güzel ilçelerinden birisidir. İnebolu tarihi konaklarıyla, doğal güzellikleri ile denizin güzelliğiyle her bakımdan ilgi çeken ayrıca İstiklal Madalyası olan bir ilçe, böyle bir onuru taşıması ile harika bir ilçedir İnebolu.&nbsp; Böyle bir ilçede yaşamak onur ve gurur vericidir.&nbsp; Tarihsel ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bu güzel ilçenin birde buradan yetişen çok değerli insanlarından Oğuz Atay var. Oğuz Atay Türk edebiyatının en kıymetli kalemlerinden birisidir. Oğuz Atay edebiyatımıza katkılarda bulunmuştur.&nbsp;&nbsp; Yaşadığı dönemde Oğuz Atay’ı çok iyi anlayan kişiler Oğuz Atay’ı değerlendirebilen okular oldukça azdı. Yazarımız Oğuz Atay 43 yaşında erkenden hayata veda etti. Yaşasaydı o kıymetli eserlerine daha çok eser ekleyeceğine ben cani gönülden inanıyorum. ‘’&nbsp;</p>

<p><strong>BU ÖYKÜ ÖDÜLÜNDE GENÇ KUŞAKTAN SÖZ EDEBİLMESİ SAĞLADI</strong></p>

<p>Seçici Kurul Üyesi Altay Ömer Erdoğan da; ‘’ Oğuz Atay öyküsü güzel bir öykü seçkisi oldu. Diğer yıllar ki Öykülerle karşılaştırdığımızda çok zengin bir seçki oldu bu yıl ben tekrardan anı kitabına giren yazarlarımızı cani gönülden kutluyorum. Bu yılın değerlendirme süreci öyküye sıkı çalışan genç bir kuşağın varlığını bir kez daha hissettirdi seçili kurul üyelerine, kelimelerin hakkını veren öyküye bir kuşaktan söz edebilmemizi sağladı. Küçük hayatlardan büyük hayatlar çıkarabileceğini tanık olmaktan öte vurgunun gücüne inandırdı bize okuduğumuz öyküler, üzerinde yaşadığımız coğrafyanın kaderini değiştirme niyeti ile kaleme alınmış metinler bir kez daha önemli bir bölümü, öyküde cağın bir özgüye öykü yakalayan genç kuşak öykücüleri edebiyatın geleceğine umutla bakmamızı sağlayan metinleri kendi odalarından çıkıp hayata karıştı. Öykünün masa başında yazılmadığını hayatın kılcal damarlarını beslendiğini adeta kanıtlayan vicdani karşılıklara sahip öyküler karşılaştık bu yıl ödülü kazanmaya değil, öyküyü kazanmaya yönelmeli ödülü aday olanlar ki bu yıl buna fazlasıyla tanıklık ettik. Burada gerçekten ödülü kazanmak değil ödülde kişilik kazanmak olan metinlerle karşı karşıyaydık. Emeği geçenlere öykü ödülüne katılan herkesi tebrik ediyorum. Başarılar diliyorum. ‘’</p>

<p><strong>EDEBİYAT DOSTLARINA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM</strong></p>

<p>Seçici Kurul Üyesi Hüseyin Peker; ‘’ Bu topraklarda doğmuş edebiyatımızın kıymetli yazarı Oğuz Atay’ı rahmetle anıyorum. Bu büyük yazarımızın adını yaşatan İnebolu Kültür ve Sanat Derneği’ne öykümü seçkiye layık gören değerli seçici kurul üyelerine ve emeği geçen bütün edebiyat dostlarına çok teşekkür ediyorum. ‘’ dedi.</p>

<p>Etkinlik, Oğuz Atay’ın doğum günü anısına kesilen pasta ile sona erdi.</p>

<p><img alt="I M G 9305 1200X800" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2024/10/i-m-g-9305-1200x800.JPG" / width="1200" height="800"></p>

<p><img alt="I M G 9315 1200X800" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2024/10/i-m-g-9315-1200x800.JPG" / width="1200" height="800"></p>

<p><img alt="I M G 9320 1200X800" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2024/10/i-m-g-9320-1200x800.JPG" / width="1200" height="800"></p>

<p><img alt="I M G 9323 1200X800" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2024/10/i-m-g-9323-1200x800.JPG" / width="1200" height="800"></p>

<p><img alt="I M G 9328 1200X800" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2024/10/i-m-g-9328-1200x800.JPG" / width="1200" height="800"></p>

<p><img alt="I M G 9332 1200X800" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2024/10/i-m-g-9332-1200x800.JPG" / width="1200" height="800"></p>

<p><img alt="I M G 9333 1200X800" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2024/10/i-m-g-9333-1200x800.JPG" / width="1200" height="800"></p>

<p><img alt="I M G 9336 1200X800" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2024/10/i-m-g-9336-1200x800.JPG" / width="1200" height="800"></p>

<p><img alt="I M G 9337 1201X800" class="detail-photo img-fluid" src="https://inebolupostasicom.teimg.com/inebolupostasi-com/uploads/2024/10/i-m-g-9337-1201x800.JPG" / width="1201" height="800"></p></p>]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/4-oguz-atay-oyku-odulu-sahiplerini-buldu</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Oct 2024 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2024/10/i-m-g-9337-1201x800.JPG" type="image/jpeg" length="56073"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[4. OĞUZ ATAY ÖYKÜ ÖDÜLÜ SAHİPLERİ İLE BULUŞUYOR]]></title>
      <link>https://www.inebolupostasi.com/4-oguz-atay-oyku-odulu-sahipleri-ile-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.inebolupostasi.com/4-oguz-atay-oyku-odulu-sahipleri-ile-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından geleneksel hale getirilen Oğuz Atay Öykü Ödülü’nün dördüncüsü sahipleri ile buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından geleneksel hale getirilen Oğuz Atay Öykü Ödülü’nün dördüncüsü sahipleri ile buluşacak.</p>

<p>Türk edebiyatının unutulmayan isimlerinden İnebolu doğumlu yazar Oğuz Atay adına düzenlenerek her yıl geleneksel hale getirilen Oğuz Atay Öykü Ödülü’nün ödül töreni bu Cumartesi gerçekleştirilecek.</p>

<p>İnebolu Kültür ve Sanat Derneği tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Oğuz Atay Öykü Ödülü ödül töreni 12 Ekim Cumartesi günü saat 17.00’da Belediye Sinema ve Çok Amaçlı Salonu’nda yapılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnebolu Kültür ve Sanat Derneği yönetim kurulundan yapılan açıklamada “İnebolu doğumlu yazarımız Oğuz Atay anısına Derneğimiz tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen ‘Oğuz Atay Öykü Ödülü’ ödül töreni programında sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.” denildi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.inebolupostasi.com/4-oguz-atay-oyku-odulu-sahipleri-ile-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Oct 2024 17:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://inebolupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/inebolupostasi-com/uploads/2024/10/atay.jpg" type="image/jpeg" length="62550"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
