Kastamonu ve Cide’nin tanınan iş insanlarından, geçmişte spor kulüplerinde ve sivil toplum kuruluşlarında görev alan İsmail Erşahin, “Gezginci” unvanıyla sürdürdüğü memleket turu kapsamında İnebolu’ya konuk oldu. İşlerini devrettikten sonra karavanıyla Türkiye’yi ve özellikle Kastamonu’nun köy ve ilçelerini dolaşmaya başlayan Erşahin, “Gezginci” unvanının patentini de aldığını belirterek, gittiği yerlerin tanıtımına gönüllü olarak katkı sunduğunu söyledi.

Gaziler Günü kutlandı
Gaziler Günü kutlandı
İçeriği Görüntüle

İnebolu Postası’na yaptığı değerlendirmelerde Kastamonu ve ilçelerinin sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerin yeterince değerlendirilemediğini ifade eden Erşahin, bölgenin geleceğinde turizmin belirleyici bir yere sahip olduğunu vurguladı.

“BİRBİRİMİZLE UĞRAŞMAKTAN MEMLEKETE HİZMET EDEMİYORUZ”

Kastamonu ve ilçelerinde karşılaşılan temel sorunlardan birinin kısır çekişmeler ve ortak hareket edememe olduğunu belirten Erşahin, memleket meselelerinde siyasi görüş ve kişisel hesapların bir kenara bırakılması gerektiğini söyledi.

Erşahin, “Nereye gitsem insanların birbirleriyle uğraştığını görüyorum. Biz bu çekişmeleri aşmadığımız sürece hiçbir sistem doğru çalışmaz. İnebolu gibi İstiklâl Madalyalı, tarihi ve doğal zenginlikleri böylesine güçlü bir ilçenin Türkiye’de çok daha önde olması gerekirken hak ettiği değeri görememesi üzüntü verici. Bütün siyasi partilerin ve idarecilerin memleket menfaati için bir araya gelmesi şarttır” dedi.

“TANITMADAN TURİZM OLMAZ”

Kastamonu’nun ve ilçelerinin ekonomik geleceğinde turizmin önemli bir potansiyel taşıdığını ifade eden Erşahin, ancak bu potansiyelin güçlü ve sürekli bir tanıtımla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.

Köylerde yaptığı çekimlerin sosyal medyada yüz binlerce kişiye ulaştığını belirten Erşahin, bu çalışmaların yalnızca bir tanıtım faaliyeti olmadığını, aynı zamanda yerel üreticilerin ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırmasına imkân sağladığını söyledi.

İnebolu’nun sahip olduğu tarihi dokunun turizme kazandırılması gerektiğini ifade eden Erşahin, “İnebolu’yu adeta bir müze haline getirsek, tarihi dokusunu ön plana çıkarsak buraya akın akın insan gelir. Elimizde çok büyük bir cevher var fakat bunun kıymetini yeterince bilmiyoruz” diye konuştu.

Erşahin ayrıca Çin’de katıldığı bir konferansta, dünyayı gezen bir profesörün Kastamonu’ya ilişkin, “Dört mevsimin yaşanabileceği, dünyada gezilecek yerlerden biri Kastamonu’dur” şeklindeki değerlendirmesine tanıklık ettiğini anlattı.

SPORDA DA AYNI SORUN: SAHİPSİZLİK

Geçmişte Kastamonuspor ve Cidespor başkanlığı görevlerinde de bulunan Erşahin, bölge sporunun yaşadığı sorunlara da değindi.

Spor kulüplerinin kendi değerlerine ve altyapılarına daha fazla sahip çıkması gerektiğini belirten Erşahin, doğru yönetim, doğru kadro ve uzun vadeli planlamayla Kastamonu sporunun daha üst seviyelere taşınabileceğini ifade etti.

“İNEBOLU’NUN GELECEĞİ AŞI BOYALI EVLERİNDE VE DENİZİNDE”

Görüşmede İnebolu’nun turizm potansiyeli üzerine yapılan değerlendirmelerde ise ilçenin geleceğinin öncelikle kendi tarihî ve doğal kimliğinde aranması gerektiği vurgulandı.

İnebolu’nun başka kentlerin mimari anlayışlarıyla dönüştürülmesinin yerine, ilçenin kendine özgü aşı boyalı tarihî evlerinin restore edilmesi, ev pansiyonculuğunun geliştirilmesi ve deniz turizminin canlandırılması gerektiği ifade edildi.

Safranbolu örneğinin de gündeme geldiği görüşmede, tarihî konakların turizme kazandırılmasıyla önemli bir ekonomik hareketlilik sağlayan modelin, İnebolu’nun kendi mimari dokusu ve tarihî kimliği üzerinden değerlendirilebileceği belirtildi.

Buradaki temel mesele ise yalnızca birkaç binayı restore etmek değil; tarihî evden sokağa, sokaktan sahile, sahilden limana uzanan bütüncül bir turizm anlayışını ortaya koyabilmek.

İsmail Erşahin, emeklilik dönemini büyük karavanıyla Türkiye’yi ve özellikle Kastamonu’nun ilçe ve köylerini gezerek geçireceğini belirterek, bundan sonraki süreçte de bölgenin tanıtımına gönüllü olarak katkı sunmaya devam edeceğini söyledi.

MYD

9F990D67 E525 46C0 Bf47 37F910Adf9A5Aaaaaaa