İnebolu’nun yerel tarihi üzerine uzun yıllardır araştırmalar yapan diş hekimi ve tarih araştırmacısı Mustafa Sıtkı Fakazlı, geçmişten geleceğe İnebolu’yu anlattı. Fakazlı, “İnebolu’nun en önemli özelliği coğrafyasıdır” dedi.
Kastamonu Yazarlar Topluluğu tarafından Kastamonu kültür, sanat ve tarihine katkıları dolayısıyla plaket takdim edilen Mustafa Sıtkı Fakazlı, İnebolu’daki çalışmalarını ve yerel tarih araştırmalarını anlattı.
Yaklaşık 20-22 yıldır İnebolu’nun tarihine ilişkin araştırmalar yaptığını belirten Fakazlı, 4 binden fazla eski İnebolu fotoğrafını ve çok sayıda belgeyi arşivlediğini söyledi. Fakazlı, çalışmalarını farklı kaynaklardan elde edilen bilgileri karşılaştırarak yürüttüğünü ifade etti.
İnebolu’nun tarih boyunca farklı bölgelerden insanların buluştuğu bir merkez olduğunu vurgulayan Fakazlı, kentin gelişiminde coğrafi konumunun belirleyici olduğunu söyledi.
“Yol medeniyettir” diyen Fakazlı, İnebolu’nun geçmişte deniz ve kara yollarının kesiştiği önemli bir ticaret merkezi olduğunu, ulaşım bağlantılarının güçlendirilmesi halinde kentin yeniden ekonomik hareketlilik kazanabileceğini belirtti.
İnebolu’nun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Fakazlı, geçmişte kentin ticaret, kültür ve eğitim açısından önemli bir merkez olduğunu hatırlatarak, tarihi yapıların korunmasının ve ulaşım projelerinin tamamlanmasının önemine dikkat çekti.
Yerel tarih çalışmalarının mutlaka bölge insanının katkısıyla yürütülmesi gerektiğini belirten Fakazlı, İnebolu’daki tarihi yapıların korunması konusunda geçmişte yapılan çalışmalara da değindi.
İnebolu’nun sosyolojik yapısının farklı kültürlerin bir araya gelmesiyle oluştuğunu ifade eden Fakazlı, bu çeşitliliğin bir ayrışma değil, kentin zenginliği olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Fakazlı, konuşmasının sonunda İnebolu’nun geleceği konusunda kötümser olmadığını belirterek şu mesajı verdi:
“Bu memleketten bir şey olmaz diyenlere kusura bakmayın, sizden olmaz. Eğer bir şey olsun diye uğraşıyorsanız zaten o bir şey olacaktır. Çalışacağız, çabalayacağız, bir yere varacağız.”