‘Umudun Yolu Kağnı Kamyonu Yendi’ belgeseli seyirciyle buluşmak için gün sayıyor

‘Umudun Yolu Kağnı Kamyonu Yendi’ belgeseli seyirciyle buluşmak için gün sayıyor
banner13
banner3

Umudun Yolu “Kağnı Kamyonu Yendi!” belgeseli görsel hafızamız için tarihe Anadolu kadınının gözünden yeni bir sayfa açıyor! Belgesel Tarihe ‘stratejik’ bir bakış ile Umudun hikayesini “İstiklal Yolu” üzerinden ulusal gerçekler ve yerel bilgiyle günümüze taşıyor.

Geçmişin izlerini ve Mustafa Kemal’i tüm gerçekleriyle anlatmak için birçok noktada Nutuk Yıldızı gösterileri düzenleyen Araştırmacı ve Yazar Alp Armutlu ilk kitabı “Umudun Yolu - Kağnı Kamyonu Yendi’yi” bir belgesel olarak seyirciyle buluşturmak için gün sayıyor.

İstanbul’dan İnebolu’ya, İnebolu’dan, Kastamonu, Çankırı ve Ankara’ya uzanan İstiklal Yolu üzerinde Mustafa Kemal Paşa’nın 1919 ile 1922 yılları arasında halkına aktardığı umudu konu alan belgeselin çekimleri tamamlandı. Yönetmenliğini Nazım Doğan ve Sinan Çevik’in yaptığı belgeselde Alp Armutlu birlikte çalıştığı 30 kadar yerel anlatıcı ve 7 kişilik danışma kuruluyla Umudu İstiklal Madalyası ve İstiklal Yolu üzerinden ekranlara taşıyor.

Anadolu kadınının ve yerel halkın 344 km. byunca yazdığı eşsiz kahramanlık destanını hakkında 2 yıllık bir araştırma çalışmasının ürünü olan belgeselde Alp Armutlu çekim ekibiyle birlikte 100 yıl sonra aynı yol üzerinde 344 km. boyunca kağnı kullanarak “Umut” taşıyan kahraman Kuvayı Milliye’nin kadınıyla ve erkeğiyle fedakarlık dolu icraatlarını sadece Türkiye ile değil dünyayla buluşturmayı hedefliyor.

Konuyla ilgili yaptığı açıklamalarda Armutlu; “İnebolu’dan kağnı ile yola çıktığımız ilk gün üzerimize dolu yağdı. Bazen güneş açtı. Öküzlerimiz Kuyruk ve Aslan’ı yol boyunca beslemek çok güzel bir deneyimdi. Yerel halk bizi bağrına bastı. Köylerden geçerken, sepet içinde çay ve börek uzatanlardan tutun, kovanından bal getiren cefakar köylülerimizle Umudu konuşmak mıhteşem bir deneyim oldu. Onların anlattıklarıyla bazen gözlerimiz yaşardı, biz anlatılanları bugüne aktarmak Atatürk izinden gençler olarak bütün ekibimizin borcuydu. Geçtiğimiz her ilçeden toprak aldık cephane sandığımızın içinde biriktirdik. Ankara Valiliği’nin izniyle sabahın 5:30’unda 1. Meclis önünde çekim yaptık. Saat 06:00’da işine giden Ankaralıların yoğun ilgisiyle karşılaştık. Kuyruk ve Aslan ile Meclis önünde yol alırken bazen heyecandan konuşamadım. Hayatımın en duygusal 30-40 dakikasını o anlarda yaşadım. Topladığımız toprağı Haymana’da Mangal Dağı’nda 63 şehidiğimizin yattığı şehitlikle buluşturduk. Dağın tamımında 1.000 şehidimiz var, ilk kez Aslan ve Kuyruğu bu alanda bağladık. Serbest bırakamadık. Aziz hatıraları için düzenli ve tertipli bir şekilde saygıyla dağa çıkıp indik. Gönüllülük esasına dayanan kalabalık bir ekiple tarihi birlieştirdik. Anlatılanları gelecekle İstanbul’dan, Ankara’da gelenlerle birleştirdik. Nasıl bir coğrafyada çalıştığımızı gören tüm anlatıcılar çekim ekibimize inanılmaz yardımda bulundular. Aslında bu yardım arkasında o kahraanlara duyulan eşsiz saygıyı barındırıyor.” dedi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” sözüyle tarihe geçen Sakarya Meydan Muharebesi’nin “insani yönü”ne de vurgu yapan belgesel, İnebolu’dan Ankara’ya kağnı donanmasını süren binlerce kadının içinde taşıdığı umudu izleyicinin zihnine ince ince işleyecek. Türk halkının savaş zamanında dahi düşmanlarına karşı sergilediği duruşa bir övgü niteliği taşıyan belgesel, Mustafa Kemal’in kağnı süren kadınlarla akıllardan çıkmayacak ve hiçbir millette rastlanmayacak teşekkürünü anlatılıyor. Blegesel, bugüne kadar birçok kitaba konu olan, sayısız araştırmanın odağında yer alan kadının tarihteki yerini gösterişli bir dille ele alıyor. Armutlu ayrıca “Atatürk’ün kadınlara teşekkürü; İstiklal Madalyası üzerine farklı bir şifre ile yerleştirmesi ve madalyaları her kahraman vatan evladının yakasına iliştirmesi gibi ben de belgeselimi nice savaşta cephede olan kadınlarımıza ithaf ediyorum” diye konuştu.

Proje Koordinatörlüğü’nün gazeteci Gökhan Karakaş tarafından yapılan belgeselin dış ilişkiler koordinasyonu ise Eyüp Komeçoğlu tarafından sağlandı. Trans Bosphor Denizcilik, Carmed Medikal, Tamay Denizcilik ve İnce Denizcilik belgeselin sponsorluklarını üstlendi. Belgeselin İstanbul Lansmanının 26 Ekim 2022’de yapılması planlanıyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER