Reklam
Bugun...
Reklam
Reklam
SİYASETİN BEDELİ


Volkan Atılgan Emek Volkan'ın Gözünden
 
 

Kem küm eden lafı ağzında geveleyen kaçamak cevaplar veren siyasetçiler böyle siyasetçi olur mu? Siyaset nedir? Siyaset aslında doğruları açık açık söylemek, doğruya doğru yanlışa yanlış diyebilmektir. 

Siyaset olsun günü kurtaralım diye yanlışlara doğru demek veya yanlışı savunarak doğruymuş gibi hareket etmek partimiz puan alsın diye yanlışlara doğru demek veya yanlışı savunarak doğruymuş gibi sunmak yanlıştır.

Bu durumda Türkiye ve millet kaybediyor. Halk bunu artık anlıyor. Analiz yapıyor ve doğru mu yanlış mı söylediğini biliyor. Nasıl mı? Geçenlerde bir televizyon kanalında spiker soruyor bir siyasetçiye “Cem evleri ibadet yeri midir”? diye siyasetçide kendisi alevi olmasına rağmen ibadet yapılan her yer ibadet yeridir deyip geçiştiriyor. Yani cem evleri ibadet yeridir diyemiyor veya camiler ortak ibadet yeridir diyemiyor. Cem evleri kültür evidir veya bir dergahtır diyemiyor. Neden? Niçin? Bunu açıklamazsan halk da sana oy vermez açıklaman gerekiyor. Çünkü muhalefet partileri iktidar değiller. Çözüm üretemiyorsa kaçamak cevaplar vererek siyaset yapılamayacağını herkes bilir. Suriye ve PKK meselesi uluslararası bir proje. Bu projenin içinde Türkiye’nin etrafındaki bütün devletler Amerika, Avrupa var. Hepsi büyük Ortadoğu projesinin birer parçaları karşılıklı savaş oyunları turuncu devrim adı altında revizyonlar yapılıyor ve böl parçala yönet. Bir tarafta Rusya, Çin, İran…vs. devletleri, bir tarafta İngiltere, İsrail, Amerika, Avrupa…vs devletleri. Türkiye iki arada bir derede kalmış. Savaşlara bulaşmadan memleketimizi böldürtmeden bu beladan ve belalardan kurtulmamız gerekiyor. Nasıl mı? Millet, devlet, siyasetçi, işadamı, sivil toplum kuruluşları birlik beraberlik içinde  beraber hareket ederek milli politikamızdan taviz vermeyerek. Eğer muhalefet partileri hükümet politikasında öküz altında buzağı aramaya devam ederse işleri sürekli zora sokar. Hatay da ki Suriye kampını ziyaret eden muhalefet partisi yetkilileri özellikle Suriye’den Esad rejiminden kaçmış asker ve subaylarla görüşmek istiyorlar. Görüşemeyince basın açıklaması yaparak Türkiye’nin Suriye’deki muhaliflere silah ve askeri eğitim sağladığını açıklıyorlar ve bunu dünyaya duyuruyorlar. Yani biri ulusalcı adı altında hareket ederek  Esad rejimini desteklerken diğeri yani Türkiye ve hükümeti Esad rejiminin gitmesini çünkü Esad’ın halkını katlettiği kendi halkını öldürdüğü ve hiçbir vicdan sahibi insanın buna müsaade etmeyeceğini söylüyor. Hükümet göre ayrıca Esad rejimi PKK ‘ya hem silah hem terörist olarak kendi vatandaşını Türkiye’ye karşı kışkırtıyor. PKK’nın içinde çoğunlukla Suriye vatandaşı olan teröristler bulunmaktadır. Tabi Ermeni, İran, Irak vatandaşları da var. Yani bu PKK terör örgütü uluslar arası bir projedir. BDP’nin tutumu belli. PKK’nın Türkiye siyasi uzantısı gibi davranıyor. Diğer muhalefet partileri ve 30 yıldır devam eden PKK terörü neden bitmiyor, bitirilmiyor. Yurtiçi ve yurtdışı bağlantıları silah ve para kaynakları nereden geliyor. Nerede kalıyorlar. Kimler ne yapmak istiyorlar. Bunlar artık biliniyor. 

Hükümette biliyor, muhalefette. Fakat hem Türkiye’nin içinde olan hem de dışında olan terör örgütü ve destekçileri ülkeyi zaafa uğratmaya çalışıyorlar. Amaçları Türkiye’nin gelişmesi, büyümesi ve tam demokrasiye geçişini engellemek. Türkiye bunları yaparsa ne olur. Hem bölgesinde hem de küresel dünyada güç ve söz sahibi olur. Bunu hangi ülkeler ve kimler istemez. İşte bunlar da biliniyor. Peki her şey biliniyor da neden mücadele gücümüzü engelliyorlar. İşte çözüm burada Türkiye’nin içersindeki PKK bağlantılarını ve destekçilerini saf dışı bırakılırsa PKK’nın dışarıdan gelen teröristleri yolunu bulamayan körler gibi hareket etmeye başlarlar. Yani gözlerini kaybederler. Demek ki PKK’nın gözleri Türkiye’nin içindedir. Bunlar bertaraf edilmeli. Anayasa biran önce çıkartılmalı. Fazla fazla da tavizler verilmemelidir. Türkiye’nin bekası için Türkiye’nin doğu ve güneydoğu bölgelerine Uygur ve ahıska Türklerini yerleştirip ileri de çıkacak bu sorunlar Türkiye üzerinden bertaraf edilmelidir. Emperyalistlerin oyunları bitmez. Kendisini din alimi adı altında ulusalcı veya Atatürkçüyüm diyerek, ortalığı bulandırmak isteyenler İslamiyeti dejenere etmek hem de bu yolla Türkiye ye zarar vermek isteyenler. Bu insanlar televizyonlarda beyin takımı gibi çıkıp halkın kafasını karıştırıyorlar. 

Bunların kim olduğu bellidir. Bu insanların yaptığı halkı yanıltmak yanlış bilgi vermek kandırmak bu bir fikir suçudur, fikir dolandırıcılığıdır. Bu ayrıca misyonerliktir. Geleceğimiz için bunlar içinde biran önce önlem alınıp önü kesilmelidir. Türkiye halkı geçmişte bu ülkenin temeline siyasi ve ticari dinamit koyanlar, bu ülkeyi karıştıranlar 70 sente muhtaç edenler, bu ülkeyi sömürenler, hortumlayanlar, ülkenin Müslümanlık inancını yok etmeye çalışanları görmüştür. İnançları olsa bunları yapmazlardı. Onun için geçmişte zulüm görmüş, asılmış, Türkiye için mücadele vermiş siyasetçi ve sivil toplum kuruluşları. Çizgisini değiştirmemiş din adamları ve satılmamış sağ duyulu insanlar sayesinde bu ülke ayakta kalmıştır.



Bu yazı 607 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI