Reklam
Bugun...
Reklam
Reklam
Cezaevinde Suçlu Bulundu


Cemal İLYASOĞLU
inebolupostasi@hotmail.com
 
 

15.02.2015 Tarihinde 2007 Deprem yönetmeliği gereği alınan karotlar incelenip İnebolu gündemine geçmesinden bu yana 4 yıla yakın zaman geçti,
Cemal İlyasoğlu buraya sahip çıkılması için en az 40 defa yazdı, 40 takla attı.

Milletvekilleri, siyasi parti yöneticileri, İnebolu’dan Kastamonu’ya kadar idari yöneticiler ise ellerinde ve bilgilerinde ki teknik heyetin jeolojik/jeoteknik Etüd raporunu yıllardır açıklamadılar ve kamuoyundan gizlediler.

İnebolu için hiçte iyi olmayacak olumsuz teknik raporu STK toplantılarında, Vali Mesut Yıldırım’ın toplantısında ve İnebolu Postası’nın sayfalarından gündeme getirince bu kez Cemal İlyasoğlu art niyetli ve spekülatör ilan edildi.

Yetmedi, Cemal İlyasoğlu ilçedeki sivil toplum kuruluşlarından oluşan İnebolu Platformu grubunu kuruma sahip çıkmaya çağırdı. Yapılan toplantıda imza kampanyası ve kapalı salon toplantısı yapılması kararı çıktı. Ancak daha ayakları yere basmayan sivil toplum kuruluşlarından oluşan gurubun attığı adım, İnebolu Platformunu tanımayacağını belirten birileri tarafından engellendi veya üzeri küllendirildi.

20 çalışanın bir anda başka cezaevlerine tayini gerçekleşti, yine ses çıkaran olmadı.

Bir süre sonra 8 tane yer bulduk ve bakanlığa gönderdik, denildi. Fakat gösterilen yerlerin nereler olduğu sorulduğunda “arsa spekülasyonu” olur bahanesi ile kamuoyundan gizli tutulduğu belirtildi.

Daha sonra gösterilen arsaların orman alanı olduğu için kabul edilmediği açıklandı.

Ardından Cumhurbaşkanı KHK ile orman alanlarına cezaevi yapılabileceği kararını yayınladı, fakat daha önce orman alanında olduğu belirtilen arsalara gelip bakıp inceleyen olmadı. 

Adalet Bakanından bizzat söz aldık diye açıklama yapanların sözleri uçtu gitti.

İstanbul’da ki iş adamlarının kapıları arşınlandı. Hatta üçlü telekonferans sistemi ile bizzat Adalet Bakanı ile görüştük, cezaevi kapanmayacak, yenisi yapılacak”, sözleri verilerek kamuoyu umutla bekletildi.

Tekrar tekrar sözler verildi. Umut ve bekleyiş İnebolu’nun ekmeği oldu.

Bir süre sonra arsa spekülasyonuna falan bakılmadan Demirci Köyü’ndeki kamu arazisinin üzerinde fotoğraflar çekildi ve krokiler yayınlandı. Cezaevi’nin yeniden ve daha büyük yapılacağı, yerin uygun olduğu ve bakanlıktan kontrolör geleceği söylenerek boy boy pozlar verildi.

İnebolu’ya ilk defa gelip Demirci Köyü arsasını inceleyen bakanlık kontrolörü veya memuru, ateş alırcasına gelip başka yere bakamadan ve yemek yemeden ilçeden ayrıldı.

Bir süre sonra orasının da uygun olmadığı ve kabul edilmediği ortaya çıktı.

Çekilen ve sosyal medyada yayınlanan bütün fotoğraflar boşa gitti.

Bu arada bakanlığa gönderilen 7-8 tane yer krokisi ile ilgili arsalar bir daha gündeme bile sokulmadı. 

CHP İlçe Başkanı gerekirse Ankara’ya gidelim dedi,

Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı cezaevi için Başkente gidersek masrafları karşılarız, dedi,

MHP İlçe Başkanı her yola hazırız dedi,

İyi Parti geç bile kaldık dedi,

Ancak her seferinde milletvekilleri, siyasi ve idari erk “yeni yer arıyoruz”, “kapanmayacak”, “Demirci Köyü arsası tamam”, “güçlendirme mümkün değil”, “bakana bizzat söyledik”, “Demirci Köyü uygun değil”, en sonunda da “güçlendireceğiz”, cümleleri ile tam 44 ay geçti.

Güçlendireceğiz denileli aylar geçmesine rağmen, güçlendirmeyi gösteren hiçbir çalışma yapılmadı.

Hatta sınavı kazanan ve İnebolu Cezaevi’nde göreve başlaması beklenilen 10 kişi Araç Cezaevinde işine başladı.

Kaymakamlık toplantı odasında ki toplantıda ilçe idare amirinin, mahkum sayısı 280 in altına düşerse girişimlerde bulunuruz, burasının kapasitesi zaten 280 civarında, acele etmeyelim, şeklindeki  açıklamasının üzerinden çok sular aktı. Kurum tek müdüre düştü, mahkum taşıma araçlarının bir kısmı buradan alınıp başka yere gönderildi, güçlendirme ile ilgili en ufak bir adım atılmadı ve mahkum sayısı bırakın 280 i, seksenin altına düştü.

En son ilçede ki oda başkanlarını ve bazı sivil toplum kuruluş temsilcilerini basına kapalı olarak toplayan ilçe idare amiri nihayet cezaevini gündemine aldı.

 Basından ne saklanıyorsa anlaşılmış değil. Toplantıyla ilgili herhangi bir açıklama da yapılmadı.

Hatta Kastamonu Valisi, Milletvekili Hakkı Köylü, İlçe Kaymakamı ve ilçemizden bir önceki toplantıya katılan STK temsilcileri ile Valilik Makamında cezaevi konulu toplantı gerçekleşti.

Toplantıda kurumun kapanabileceği sinyali verildiği fısıltı gazetelerinde yayınlandı.

Toplantının üzerinden 2 hafta geçmesine rağmen toplantı ile ilgili ne sivil toplum kuruluşlarından nede ilçe idare amirinden hala ortada net bir açıklama yok.  

4 Yıldır cezaevi sürecinde yaşananlarda İnebolu Halkı, esnaflar, memurlar ve aileleri acaba ne yerine konuldu, kamuoyu karar versin.

Ancak bilinen bir sonuç var, 4 yılda hiçbir şey değişmemiş, yer bulunmamış, bir kürek harç atılmamış, hiçbir şey yapılmamış, 500 ün üzerindeki mahkum sayısı 80 in altına düşmüş ve 44 nci Ayda, Cezaevine parmak atan ortaya çıkmış.


Sen 44 ay hiçbir şey yapma, bir çöp dikme, bir harç dökme, sorunu yönetimden yönetime devret, vekilden vekile at, yine hiç bir şey olmasın, mahkûm sayısı 500 den 80 nin altına düşsün,

Ondan sonra bir yerlerde suçlu ara.


Yakında cezaevine parmak atanın Tramp olduğunu savunurlarsa şaşmayın.

Önce kendinize sorun “cezaevinin kapanmaması için ne yaptık” diye

Yemezler, bu halk, bu esnaf, orada çalışan memurlar, aileleri saf değil.  

 Hadi atanmışlar süresi doldu mu gidecekler, ama ilçenin seçtikleri yukarıdakiler, İnebolu’da yaşayan seçilenler, bir gün torunlarınızın birileri yakasına yapışır ve hesap sorar, “senin deden ya da baban, filan zamanlarda  ilçe  başkanlığı veya yöneticilik yaptı ve bu ilçeden cezaevinin gitmesine sebep oldu, gıkını çıkarmadı veya insanların umutları ile oynadı, onları oyaladı”, diye hesap sorar.

Makamlar koltuklar gelip geçicidir, aslolan hizmettir, o koltuğu doldurabilmektir.



Bu yazı 2601 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI