Reklam
Bugun...
Reklam
Reklam


"Sahilin sorunları 16 yıldır masa başında bekliyor"

"Sahilin sorunları 16 yıldır masa başında bekliyor"
+ -
Reklam

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kastamonu Milletvekili Adayları Hasan Baltacı ile Devrim Ezgi Özalp, 24 Haziran'da birlikte yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve 27.Dönem Milletvekilliği Genel Seçimi öncesi İnebolu'da miting gerçekleştirdiler.

CHP 1. Sıra Milletvekili Adayı Hasan Baltacı mitingdeki konuşmasında şunları söyledi: "İstiklal Madalyalı tek ilçe, İnebolu'yu partim adına, cumhurbaşkanı adayım Muharrem İnce adına selamlıyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün “Gözüm Sakarya'da, kulağım İnebolu”da dediği o kahraman ilçe işte bu ilçe. Şerife Bacıların, Halime Çavuşların sırtında top mermesi taşıdığı cadde işte bu cadde. Şimdi 24 Haziran'da bu caddenin sonunu hep birlikte özgürlüğe, eşitliğe ve adalete bağlayacağız. 16 yıldır çözülmeyen sorunları biliyoruz. Bundan önce şunu vurgulamam gerekiyor. 24 Haziran'da çok önemli bir seçime gideceğiz. Bizler oğlunuz, kızınız, kardeşleriniz olarak karşınızdayız. Yalnız 24 Haziran'da sadece milletvekili, sadece cumhurbaşkanı seçmeyeceksiniz. 24 Haziran'da bir karar vereceksiniz. Ya Kastamonu'nun İnebolu'nun kaderini tek bir adamın iki dudağı arasına emanet edeceksiniz yada Kastamonu'yu, İnebolu'yu 80 milyonun aklıyla, 80 milyonun yüreği ve vicdanıyla yönetilim diyeceksiniz. Ya tek adam diyeceksiniz, ya da adalet diyeceksiniz, hukuk diyeceksiniz, eşitlik diyeceksiniz. Ya ayrışma, kutuplaşma diyeceksiniz, ya da biz kardeşiz diyeceksiniz. AKP'linin, MHP'linin, CHP'linin, İyi Partili'nin, Saadet Partili'nin çoçukları birlikte oynasın, birlikte okusun, bu ülkeyi birlikte yönetsin diyeceksiniz. Vicdanlarımızı 24 Haziran'da bu doğrultuda çalıştıracağız.

"SAHİLİN SORUNLARI 16 YILDIR MASA BAŞINDA BEKLİYOR"
"16 yılda İnebolu'nun hiç bir sorunu çözülmedi. Sadece İnebolu'nun sorunları mı çözülmedi? Abana'nın da sorunları çözülmedi, Bozkurt'un da sorunları çözülmedi, Cide'nin de sorunları çözülmedi. Çatalzeytin'in, Doğanyurt'un da sorunları çözülmedi. Sahilin hiç bir sorunu çözülmedi, 16 yıldır masa başında bekliyor. 24 Haziran'da bir karar vereceğiz. Ya bu sorunlar yine masa başında kalacak, yada bu sorunları çözelim diyeceğiz."

"BİZE DÜŞEN İSTİKLAL YOLU'NU TURİZM, TİCARET YOLU YAPMAKTIR"
"Bundan 90 küsur yıl önce dedelerimiz, ninelerimiz bu toprakları kurtarmak için mücadele ettiler. Şimdi bize düşen İstiklal Yolu'nu ticaret yolu yapmaktır. İstiklal Yolu'nu turizm yolu yapmak gibi önemli bir görevimiz var. İnebolu Yolu'na başlandı ama kaynak yok diyorlar, durdurdular. Limanın özelleştirmesi iptal edilince işine gelmeyen bir holding İnebolu Yolu'nun inşaatını da durdurdu. 24 Haziran'da bir karar vereceğiz. Bu yol İneboluluların yolumu olacak yoksa bir holdingin mi yolu olacak? Buna sizler karar vereceksiniz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bu yolu en hızlı şekilde bitireceğiz. Bu yolu bir holdingin limanına değil, Türkiye'nin limanına, İnebolu'nun limanına bağlayacağız."
 
"İNEBOLULU ESNAFI CEZAEVİNE MAHKUM EDENLERE 24 HAZİRAN'DA GEREKEN CEVABI VERMEK BOYNUNUZUN BORCUDUR"
"Cezaevi gibi bir sorunumuz var. Gönül istiyorki bu ülkede suç oranı azalsın, cezaevleri olmasın. Ama ben İnebolu'yu ne zaman gezsem, pazarını esnafını ne zaman dolaşsam İnebolulu esnaf kan ağlıyor. Siftah yapmadan kepenk kapattığımız gün var. O yüzden bu cezaevine ihtiyacımız var diyor İnebolu esnafı. İnebolulu esnafı cezaevine mahkum edenlere 24 Haziran'da gereken cevabı vermek sizin boynunuzun borcudur, bu bizim boynumuzun borcudur. Pazarı dolaşıyorum, Yeşilöz'den anam erik toplamış getirmiş, marul yetiştirmiş onu getirmiş ama satamadan geri götürmüş. Bunun hesabını 24 Haziran'da soracağız. Zincir marketlerle esnafımızı perişan edenlerden hesabı 24 Haziran'da soracağız."

"TEK PARTİ İKTİDARINDA, NEDEN BU DOKTORLAR KOŞA KOŞA HASTANELERE GELMEDİ?"
"Bakın hastaneniz var ama içinde doktor yok. Hastanelerimizde yeteri sayıda çocuk doktoru yok, yeteri sayıda kadın doğum uzmanı yok. Aile hekimleri boşluğu doldurmaya çalışıyor. Bir ağabeyimiz “Başkanlık sistemine geçtiğimizde, doktorlar koşa koşa gelecek” dedi. Peki soruyorum; “16 senede tek parti iktidarında, neden bu doktorlar koşa koşa hastanelere gelmedi.” 16 yıl önce burada cerrah vardı, ameliyat olunabiliyordu. Abanalı İnebolu'ya, İnebolulu Kastamonu'ya, Çankırı'ya, Ankara'ya taşınmıyordu. Yoğun bakıma bir hastanız düşse yatacak yer yok. Ankara'yı, Çankırı'yı, Karabük'ü, Çorum'u, Bartın'ı arıyorlar. Bu memleketin henüz sağlık sorununu bile çözememiş bir iktidar var. Tercihimizi yapacağız. Ya böyle devam edeceğiz yada dünkü defteri kapatacağız."

"2000 YILINDA 26 BİN OLAN NÜFUS BUGÜN 21 BİNE DÜŞMÜŞ"
"Sürekli gelip gittiğim İnebolu'nun nüfusu 2000 yılında 26 binlerde iken, bugün 21 binlere kadar düşmüş. Öğrenci sayısı azalmış, öğretmen sayısı gittikçe azalıyor. Öğretmenlerimiz tayin isteyip başka memleketlere gidiyor. Onların yerine vekil öğretmenlerle eğitim sistemini ayakta tutmaya çalışıyorlar. Okullarımızı nitelikli, niteliksiz diye böldüler. Benim anam, bacım, ağabeyim yastığa başını koyduğunda kara kara düşünüyor; “Acaba benim çoçuğum nitelikli okula mı gidecek, yoksa niteliksiz okula mı?” Bizde diyoruz ki başta taşımalı eğitime son vereceğiz diyoruz. Atanamayan bütün öğretmenleri asaleten atacağız, İnebolu'ya yavrularımızın okuluna göndereceğiz diyoruz. Nitelikli niteliksiz okul ayrımını kaldıracağız. Çünkü bizim çocuklarımızın her biri nitelikli eğitim almayı hak eden çocuklardır."

"İNEBOLU VEKALETEN İDARE EDİLİYOR"
"İnebolu'nun idarelerine, bürokratlarına bakıyorum, hepsi İnebolu'yu vekaleten idare ediyor. Tek adam iktidarı kimseye güvenmiyor. Tek adam iktidarı yetkiyi asaleten kimseye teslim etmiyor. Niye? Ola ki yarın kendisine karşı gelir diye. Niye? Ola ki vekilinin bir ihtiyacı olursa çözemez diye. Halkın ihtiyaçlarını düşünen yok. Bu idarelerin tamamı Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarında vekalaten değil, asaleten yönetilecek. Çünkü biz halkımıza güveniyoruz."

"BİRİLERİ ÇIKIP “BEN SAHİLİN VEKİLİYİM” DERSE İNANMAYIN"
"Başka bir memlekete gittiğimizde biz Karadenizliyiz, biz İneboluluyuz, bizim hamsimiz var deriz. Ama bu denizden ekmeğini çıkartanlar, bu denizden ekmeğini çıkartıp çocuklarının karnını doyuranlar bir sosyal güvenceye sahip değiller. 30 yıldır balıkçılık yapıpta emekli olamayan ağabeylerimiz, kardeşlerimiz var. Bizim sözümüz sözdür. Yediğimiz hamsinin lezzetini unutmayacak, bereketine sahip çıkacağız. Balıkçımızın emekli olabilmesi için, onların sosyal güvenceye kavuşabilmesi için gerekli yasal düzenlemeleri Cumhuriyet Halk Partisi yapacak, bizler yapacak. Bu evlatlarınız bu vaatlere kefildir. Yıllardır İnebolu'ya gelen iktidar partisi vekilleri bu kürsülere çıktıklarında balıkçılara söz verdiler.  “Sizin sosyal güvencenizi biz sağlayacağız, size balıkçı barınağı yapacağız” dediler. Birileri de şimdi seçim" dönemi geldi geziyor ve “ben sahilin vekiliyim” diyor. Peki kardeşim Cidelisin, sahilin vekilisinde yıllardır İnebolulu balıkçılar balıkçı barınağı beklerken, sen o balıkçı barınağını nereye yaptın? Sen gittin o balıkçı barınağını kendi köyüne yaptın. Burada yüzlerce balıkçı senden söz almışken, balıkçı barınağı beklerken sen gittin iki balıkçının olduğu kendi köyüne yaptın. O köyde bizim köyümüz, bu sahilin bütün köyleri bizim köyümüz. Ama birileri çıkıp “ben sahilin vekiliyim” derse inanmayın. Sahilin vekili de burada, İnebolu'nun vekili de burada, Kastamonu'nun vekili de burada."

"KAYNAK ANALARIMIZIN NASIRLI ELLERİNDE, BALIKÇI KARDEŞLERİMİZİN ALNININ TERİNDE"
"Bizler en düşük emekli maaşını bin 500 lira yapacağız dediğimizde, asgari ücreti 2 bin 200 lira yapacağız dediğimizde, taşımalı eğitime son vereceğiz dediğimizde, 180 bin atanamayan öğretmeni atayacağız dediğimizde dönüp bize “kaynağı nereden bulacaksınız” diye soruyorlar. Ben buradan baktığımda kaynak burada. Kaynak ağabeyimizin gözlerinde, kaynak analarımızın nasırlı ellerinde, kaynak balıkçı kardeşlerimizin alnının terinde. Yeter ki kazandıklarımızı hakça bölüşelim, yeterki adil bölüşelim. İşte kaynak burada, meydanda."

"BU OĞLUNUZ, BU KIZINIZ SİZİN VİCDANINIZA EMANETTİR"
24 Haziran'da bir şey daha yapacağız. 24 Haziran'da kucaklaşacağız. Yıllardır bizi bölmek isteyenlere, bizi kutuplaştırmak isteyenlere, sen şucusun, sen bucusun, sen şu partidensin diyenlere karşı kucaklaşmak zorundayız. Kucaklaşmak zorundayız çünkü benim işsiz kardeşim bundan sonra iş bulmak için herhangi bir partiye üye olmak zorunda kalmasın. Benim 22 yaşındaki ziraat mühendisi Zehra kardeşim gitsin tarlasının başında işini yapsın. Benim Ali kardeşim doktor olduysa gencecik yaşında şucusun, bucusun diye güvenlik soruşturmasına takılmasın. Benim 180 bin öğretmenim İnebolu öğretmen beklerken sen bu görüşte, şu görüştesin, sınav yapacağım ardından mülakat yapacağım diye atamasını beklemesin. Siz söz veriyoruz bu ülkeyi mülakatla değil, liyakatla yöneteceğiz. Ben hiç kimseye sağcısın, solcusun gözüyle bakmadım. İşini iyi yapanlar bu tarafa, işini kötü yapanlar bu tarafa diye baktım. 24 Haziran'da işini iyi yapanları iktidara getirme zamanıdır. Herşey sizin elinizde. Ben sizin oğlunuz, evladınız, kardeşiniz olarak halkın ekmeğine, köylünün umuduna, bu işçinin alınterine, çocuklarınızın geleceğine, bu kentin, İnebolu'nun sağlığına, esnafın bereketine sahip çıkacağım.  Hepsi bana emanettir. Bu oğlunuz, bu kızınızda bundan sonra sizin vicdanınıza, sizin adaletinize emanettir. Kahraman İnebolular, tarih yazan kahramanların evlatları bu ülkenin geleceği size emanettir.

"İNEBOLU'NUN KAHRAMAN KADINLARI SARAYIN SEFAKAR KADINLARI OLMAYACAKTIR"

Mitingde ilk olarak konuşan Devrim Ezgi Özalp konuşmasında şunları söyledi: "Bizler genel ve yerel sorunların farkındayız, biliyoruz. Ben 25 yaşında hepinizin evladı, arkadaşı, kardeşi, dostu olarak genel sorunlara değinmek istiyorum. Ben 25 yaşında kendimi insanlarımıza milletvekili adayı olarak tanıtırken; “Kızım daha çok gençsin, her doğru bildiğini söyleme” diyorlar. Bende onlara “bende onlara sizin yerinize de konuşurum. Sırf sizin torununuz, çoçuğunuz, kardeşiniz için konuşurum” diyorum. 25 yaşında feda etmem gereken bir ben varsa, bunu gelecek için ve genç arkadaşlarım için feda etmekten korkmuyorum. Korkusuz diktatörlük olmayacağı gibi, korkulu demokraside olmaz. Lütfen geleceğimize ve demokrasimize sahip çıkalım istiyorum. Toplum olarak o kadar çok ayrıştıldık ki kadın erkeğe, başı açık başı kapalıya bırakın sevgisini saygısını kaybetmiş durumdadır. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi'ni milletvekili adayları olarak halkı temsil etme gücünü kendimizde bulduğumuz için bugün bu kürsüdeyiz. İnanın İnebolu'nun cefakar, kahraman kadınları hiç bir zaman sarayın sefakar kadınları olmayacaktır. Üretmekten, eğitmekten hiç bir zaman alı konulamayacaktır."