Reklam
Bugun...
Reklam
Reklam


Onlar canla başla görev yapan ‘İTFAİYECİLER’

Onlar canla başla görev yapan ‘İTFAİYECİLER’
+ -
Reklam

Onların hayatları adeta pamuk ipliğine bağlı. Bazen yangın, bazen trafik kazası, bazen de herhangi bir yerde sıkışan canlıları kurtarırken görürüz onları. 24 saat boyunca görev başındadırlar. Kimi zaman eleştirilirler, kimi zaman da can pahası görevleri sebebiyle takdir edilirler. Canlarını hiçe sayarak alevleri söndürmek için çaba sarf ederler. Herkesin hızla kaçtıkları yerlere onlar koşarak girerler. Onlar canla başla görev yapan itfaiyecilerdir.

İtfaiyeciler Haftası nedeniyle İnebolu’da büyük tehlikeleri göze alarak bu görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışan İnebolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nü ziyaret ettik. O an için görevde bulunan yıllardır görev yapan Ayhan Aksakal, Nevzat Çelik, Ahmet Kara, Tuncay Pirci, Salih Nogay’la mesleklerinin zorluklarını ve yaşadıkları sıkıntıları konuştuk…

Bir göreve gittiğinizde trafikte ne gibi sorunlarla karşılaşıyorsunuz?

“SÜRÜCÜLER TRAFİKTE İTFAİYE ARAÇLARINA GEREKLİ KOLAYLIĞI SAĞLAMIYOR”

İtfaiyeci Ahmet Kara; Üzülerek söylemek isterim ki, çoğu zaman itfaiye araçlarına trafikte gerekli kolaylık sağlanmıyor. Bir yangın ihbarı aldığımızda 30-40 saniye içinde bulunduğumuz yerden yangın mahalline hareket ediyoruz. Fakat yollarda yaşadığımız trafik yoğunluğu ve gelişigüzel yapılan parklar bizi çok zorluyor.Trafikte bize çok yardımcı olan vatandaşlar da var ama genel olarak İnebolu’da şu an trafik çok iyi değil. İnsanlar trafikte çok yol vermiyorlar, hatta camdan kolunu çıkartıp bizden bir dakika diye yol isteyen bile var, yol vermek istemeyen var. Telefonla konuşan, araçta yüksek sesle müzik dinleyen var, bu yüzden siren sesini duymuyorlar. itfaiye aracını durdurup yangının nerede  olduğunu öğrenmek için itfaiye aracını durdurmak isteyende oluyor. Bu durumlar tabii ki bize hep engel. Aslında olması gereken trafiğin fermuar şekilde açılmasıdır. İlçemizde mahalle cadde sokakları küçük ve dar olduğu için normalde zaten sıkıntılar yaşıyoruz. Normalde trafik fermuar şeklinde açılır, araçlar sağa ve sola yanaşır, böylece orta şeritten itfaiye olay yerine kolay bir şekilde ulaşır. Biz bazen olay yerine ulaşamıyoruz trafikten dolayı. Bizler vatandaşlarımızdan şunu rica ediyoruz , her zaman; siren sesini duyduklarında sağa ve sola yanaşsınlar. Böylece orta şerit boş kalacak.’’

CANI SIKILAN İTFAİYEYİ ARIYOR

İtfaiyeci Salih Nogay ; Alo 110 Yangın İhbar Hattı’nın gereksiz yere meşgul ediyorlar, Her gün 10- 15 canı sıkılan vatandaşlarımızın zaman geçirmek için yaptığı aramalarvar. Bu ciddiyetsiz aramaları yapanların herhangi bir olumsuz durumda itfaiyeye ihtiyacı olabileceğini unutmamaları gerekir. Herhangi bir olumsuz durumda hattımızı aradıklarında, kendileri gibi başkalarının da hattı gereksiz yere meşgul ettiğinden ulaşamayabileceklerini unutmamalıdırlar. Zamanla yarışan İtfaiye erlerimiz, asılsız ihbardan dolayı olası bir acil duruma müdahale edemediğinden can ve mal kayıpları yaşanabilmektedir.  110 acil ihbar hattımızı gereksiz yere meşgul etmemek, her bireyin vatandaşlık görevleri arasındadır. Asılsız ihbarlar, kamu vicdanı açısından da suç teşkil etmektedir. Vatandaşlarımızın bu konuya hassasiyetle yaklaşmasını ve asılsız ihbarda bulunmamalarını önemle rica ediyorum.

“ÖNCELİĞİMİZ İNSAN HAYATI”

Noğay ; ihbar hattının her türlü ihbarı sonuna kadar dinlediğine de dikkat çekerek, “Bizim önceliğimiz her zaman insan hayatı. Hattımıza yapılan gerçek ihbarlar sonuna kadar dinleniyor. Örneğin, bir yangın ihbarı için arandık ve ekibimizi olay yerine sevk ettik. İkinci bir arama geldi ise, adresi sonuna kadar teyit ediyoruz ve farklı bir adres olup olmadığını tespit edip ekiplerimizi yönlendiriyoruz. Bazen öyle anlar oluyor ki, mahalle ve sokak ismi aynı ama farklı binalarda yangın meydana gelebiliyor. Biz mahalle ve sokak ismini duyunca hemen ekip gönderdik demiyoruz, dinliyoruz, bina ve daire numarasını da kesinleştirip görüşmeyi sonlandırıyoruz. Farklı bir adres ise başka bir ekip yönlendiriyoruz.

TEHLİKELİ BİR İŞTE GÖREV YAPTIĞINIZ İÇİN AİLELERİNİZ DE DOĞAL OLARAK SİZLERİ MERAK EDİYORLARDIR. AİLELERİNİZ MESLEĞİNİZ KONUSUNDA NELER SÖYLÜYORLAR?

İtfaiyeci Ayhan Aksakal, İsteğimize göre bir iş yapmamız mümkün değil. Bu bizim işimiz. Bize ne görev verilirse onu yapıyoruz. İtfaiyecilik tabiî ki tehlikeli bir meslek. Tabiri caizse kelle koltukta gidiyoruz. Büyük bir yangın olduğunda ailemizde bunu duyduğunda tabiî ki endişe ediyorlar. Bizi arayarak kendimize dikkat etmemizi istiyorlar. O yangın tamamen sönüp işyerimize geri dönüne kadar ailelerimiz tedirgin bir şekilde beklemek zorunda kalıyorlar.

YILLARDIR BU İŞİ İLE UĞRAŞIYORSUNUZ. BU SÜRE İÇİNDE DE MUTLAKA BAŞINIZDAN İLGİNÇ OLAYLAR GEÇMİŞTİR. BİZE BUNLARDAN BİRKAÇ ANINIZI ANLATIR MISINIZ?

İtfaiyeci Nevzat Çelik, İtfaiye ekibi olarak her gün değişik olaylara gidiyoruz. Bir gün itfaiyede arkadaşımla nöbetteyken, arkadaşımın annesi acil eve gelmesini istedi. Arkadaşımın babası rahatsız olduğu için annesinin onu çağırdığını düşündük. 5 dakika eve gidip geliyorum dedi ve gitti. Yerine hemen başka arkadaşı çağırdık.  Aradan çok süre  geçmeden itfaiye yangın ihbarı geldi. Arkadaşımı arayarak yangın olduğunu söyledim. Yangın olay yerine gittiğimiz de  ise  itfaiyeci arkadaşımızın evinin yandığını yolda  öğrendik. Annesi arkadaşımıza evin yandığını söylememişti. Ama olay yerine gittiğimizde böyle bir üzücü olayla karşılaştıklarını anlattı.

TEHLİKELİ BİR MESLEKTE GÖREV YAPIYORSUNUZ. BU SİZİ KORKUTMUYOR MU?
Çelik ;
Doğrudur. Mesleğimiz çok tehlikeli. Ancak tedbir aldıktan sonra tehlike diye bir şeyin olduğuna inanmıyoruz. Nasıl bir polisi ve askeri mesleğindeki zorluklar endişelendirmiyorsa bizi de endişelendirmiyor. Görevimizi severek yapıyoruz ve her türlü zorluğa da hazırız.

SİZCE BU MESLEĞİN EN BÜYÜK TEHLİKELERİ NELER?

Çelik; Mesleğimizin en büyük tehlikesi bilinçsizlik ve görevinizi doğru dürüst yapamama. Çünkü herhangi bir yangına gittiğinizde ilk önce kendi güvenliğinizi almak zorundasınız. Bunu yapmazsanız vatandaşa yardımcı olamazsınız ve yangını doğru dürüst söndüremezsiniz. Tabi yangının içine girdiğiniz zamanda başınıza gelebilecek her türlü tehlikeyi önceden sezemeyebilirsiniz. Onlarda tabii bilmeden gelen tehlikeler. Bu tehlikeler de bir itfaiyecinin canına mal olabiliyor. Sonuçta kelle koltukta görev yapıyoruz.

BİR YANGIN İHBARI ALDIĞINIZDA NE KADAR SÜREDE HAZIRLANIP BULUNDUĞUNUZ YERDEN OLAY YERİNE GİDİYORSUNUZ?

İtfaiyeci Tuncay Pirci; Bir yangın ihbarı aldığımızda 1 dakika içinde bulunduğumuz yerden ekipçe çıkmamız gerekiyor. Bizler ekip olarak, 30 ile 40 saniye arasında bulunduğumuz yerden çıkış yapıyoruz. Şehrin en ücra noktasına da 3-3,5 dakika içinde varabiliyoruz. Bu da çok önemli bir husus. Çok kısa sürede ekibimiz itfaiyeden yangın mahalline hareket edebiliyor.

HER YIL BACALAR DÜZENLİ OLARAK TEMİZLENMELİ

Pirci, İlçemizde ev  yangınlarının yüzde 20'si temizlenmeyen bacalardan çıkıyor. Bacalar temizlenmediğinden dolayı  evler yanarak tahrip oluyor. Temizlenmemiş ve doğru kurulmamış sobalardan dolayı çıkan yangınlardan bir çok kişi evsiz kalıyor. Bunun yanı sıra özellikle rüzgarlı havalarda evlerde baca tepmesi dediğimiz olaylar sıklıkla yaşanıyor. Baca gazının tepmesi sonucu gaz içinde bulunan çok zehirli karbonmonoksit gazları açığa çıkıyor ve zehirlenmeler yaşanıyor. Bu nedenle yılda en az iki defa bacaların temizlenmesi gerekiyor. Bacaların en az yılda iki defa temizletilmesi halinde sobalı evlerde meydana gelen karbonmonoksit zehirlenmelerine bağlı ölümlerin önüne geçilebilir.  Ayrıca vatandaşlarımızın yangının önüne geçebilmesi için önceden önlemini alarak , Baca altlarına  kilim, halı ve plastik örtüler sermemelerini tavsiye ediyoruz.  Çünkü ev yangınları  çoğu beton binalarda bu şekilde çıkabiliyor.

TÜM EVLERDE YANGIN TÜPÜ BULUNDURULMALI

Ahmet Kara ; Ev kazaları en sık karşılaşılan, aynı zamanda ölümcül olmasının yanı sıra kalıcı sakatlık yaratabilen kazalar arasındaki payı oldukça büyük. Bu kadar teknik bilginin ışığında hepimizin genellikle göz ardı ettiği, aklımızın ucundan geçirmediği, yasal bir zorunluluk olamaması nedeniyle dikkatimizden kaçan çok önemli bir konuya değinmek istiyorum. Eminim ki birçoğumuzun evinde yangın tüpü bulunmuyor, birçoğumuz yangın söndürme tüpünü hiç kullanmadı ve kullanmayı bilmiyor. Unutulmamalı ki acil bir durumda evlerimizde bulundurduğumuz bir yangın tüpü evimizin yanıp kül olmasını engellediği gibi, sevdiğimiz gözümüzden koruduğumuz çocuklarımızın, ailelerimizin hayatlarını kurtarabilir. Lütfen 50-60 TL ye bugün marketlerde bile satılan yangın söndürme tüplerinden bu akşam evlerimize giderken  bir tane alalım, ailemize ve çocuklarımıza ne zaman ve nasıl kullanılacağını öğretelim.

MAHALLE VE  SOKAK ARALARINA  GELİŞİ GÜZEL ARAÇ PARK EDİLMEMELİDİR

Ahmet Kara; ihbarcının adresi tam olarak verememesi, dar sokaklara park edilen araçlar ve trafikte bazı sürücülerin duyarsızlığı karşısında zaman zaman sorunlarla da karşılaşılabiliyoruz. Yangın yerine ulaştığımızda, sokağın her iki tarafına da araçların park etmelerinden  dolayı yangın alanına yaklaşmakta  güçlük çekiyoruz.  Vatandaşlarımızın mahalle sokak aralarına  ve  yangın olay yerlerine  gelişi güzel araç park etmemeleri konusunda duyarlı olmalarını rica ediyoruz.  

“İNEBOLU BELEDİYESİ İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ” KAÇ ARAÇLA HİZMET VERİYOR? 

Salih Nogay ; Belediye İtfaiye Müdürlüğü  makine parkurunda  3 tane merdivenli itfaiye aracı bulunmaktadır.  Bu itfaiye araçlarının  2  tanesi 30 metre, diğeri ise  18 metre uzunluğundadır. 2 tanede su arasöz bulunmaktadır. 1 tanesi 22 tonluk  diğer ise 17 tonluk su arasözü bulunuyor.

ANIZ VE BENZERİ TÜRÜ BİTKİ ARTIKLARININ YAKILMAMASI  GEREKİYOR

Nevzat Çelik; İlçemizde ve  köylerimizde anız ve benzeri türü bitki artıklarının yakılmasının çevre ve hava kirliliğine neden olduğu ayrıca büyük yangınlara sebebiyet verebiliyor.  En çok Özellikle köylerde tarla, bağ ve bahçelerde yerlerde  anız yangınları meydana gelebiliyor.

KİMYASAL MADDELERLE SOBA TUTUŞTURULMAMALI

Ayhan Aksakal ; Kış aylarının gelmesiyle evlerde veya iş yerlerinde soba yakılmaya başlandı. Vatandaşlarımız soba yakarken genellikle parlayıcı maddeler kullanılmasın büyük risk oluşturuyor. Tehlikenin farkında olmayan vatandaşlar yangınla burun buruna geliyorlar. “Tutuşturucu maddelerle sobayı üstten yandığına emin olmamız gerekir. Yanmayan bir soba karbonmonoksit gazı çıkartacaktır. Sobanın çevre tedbirlerini iyi şekilde almak lazım. Önünde sağında solunda yanıcı maddeleri bırakmamız gerekiyor. sobaların yakılması esnasında benzin, tiner, mazot gibi parlayıcı malzemelerden uzak durması gerekmektedir. Sobaların Çıra, kozalak çıta gibi tutuşturucu maddeler aracılığıyla yakılmasına dikkat çekti.

‘ELEKTRİK KONTAĞI KABUSUNUZ OLMASIN’

Tuncay Pirci, Elektrikten kaynaklanan yangınlarda daha ziyade aynı prize çok sayıda cihazın bağlanması, çoklu kabloların kullanılması ve özellikle fazla elektrik çeken fırın, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi gibi beyaz eşyalarını elektrik kablolarının kaldıramaması ile birlikte elektrik trafolarının da eski olmasından dolayı kaynaklanan yangınların meydana geldiğini ve tarihi ve eski binalarının trafo ve elektrik tellerinin kablolarının değiştirilmesi  gerektiğini söyledi.

‘İTFAİYECİ EN ÇOK KALP KRİZİ GEÇİREREK ÖLÜR’

Ahmet Kara;  Bizim bu arada her çalan telefon bir risktir. Her telefon çaldığında tedirgin bir halde dua ederek kalkıyoruz .İnşallah bir yer yanmıyordur, diye 24 saat sürekli her an bir şey olacakmış gibi hazırlıklı bir şekilde tetikte  bekliyoruz.