Oğuz Atay'ı Anma Paneli düzenlendi

Oğuz Atay'ı Anma Paneli düzenlendi
banner3

Ünlü yazar Oğuz Atay'ın doğduğu yer olan İnebolu'da, İnebolu Kültür ve Sanat Derneği ile İnebolu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin hazırladığı Oğuz Atay anma etkinliği kapsamında Oğuz Atay’ı anlama paneli düzenlendi.

Panele konuşmacı olarak Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Dilek Yalçın Çelik, Yavuz Atay, Savaş Sarıarslan ve Hüseyin Kayacan katıldı.

İnebolu Belediyesi Sinema Salonunda yapılan panelin açılış konuşmasını İnebolu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Kerim Daşcı yaparken, büyük yazarın 12 Ekim 1934 te İnebolu da doğduğunu, 39 yıl önce henüz 43 yaşında iken 13 Aralık 1977 de aramızdan ayrıldığını belirtti. Daşcı yaptığı kısa konuşmada terörü lanetlerken, İstanbul’da ve Kayseri’de yaşanan menfur saldırıları kınadı.

İnebolu Kültür ve Sanat Derneği Yöneticisi Hikmet Yanık ise konuşmasında, "Şiddetin, kinin, nefretin, karanlığın panzehiri kültürdür, sanattır, edebiyattır, müzik, tiyatro, şiirdir diye düşünüyoruz. Büyük Önder Atatürk'ün Cumhuriyet meşaleleri ile aydınlanan Ortadoğu'nun en huzurlu, en ileri, en çağdaş ülkesi olan Türkiye, ne hale geldi günümüzde. Meşalelerin birçoğu ya tamamen söndü ya da sönmek üzere. Tiyatrolar, sinemalar, konser salonları söndü. Ressamlar, yazarlar, şairler, gazeteciler söndü, söndürülüyor. Meşaleler sönünce karanlıkta meydan kimlere kaldı görüyoruz. Hepimiz endişeliyiz. Yurdun her tarafı kan revan içinde. Bombaların nerede kime denk geleceği belli değil. İstanbul'a arkadaşlarını ziyarete giden Sinoplu Tıp Öğrencisi Berkay'a denk geldi en son.  Şiddetin, kinin, nefretin, karanlığın panzehiri kültürdür, sanattır, edebiyattır, müzik, tiyatro, şiirdir diye düşündük. Meşale olamayız belki, ama mum olalım dedik, İnebolu Kültür ve Sanat Derneği'ni kurduk. Edebiyat çalışmalarımız İnebolu doğumlu değerli yazarımız Oğuz Atay'ı anma etkinliği ile bugün başlıyor. Bu etkinliğimiz ileri ki yıllarda da devam edecek. İnebolu ve Oğuz Atay özdeşleşsin istiyoruz" ifadelerine yer verdi.

Kurgu ve sunumunun Aydın Tiryaki’nin yaptığı, derlemesini ise Kerim Daşcı ve Hüseyin Kayacan’ın düzenlediği, büyük yazarın yaşamını, sözlerini ve resimlerini konu alan sinevizyon gösterimi yapıldı.

Hüseyin Kayacan: OĞUZ ATAY’I ANLAMAK

İnebolu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nden Hüseyin Kayacan Oğuz Atay’ı anlamak temalı yaptığı konuşmada, "Ölümünün ardından 39 yıl geçmesine karşın neden bu gün kitapları, kitapçıların “en çok satanlar” raflarında yer alıyor. Bir çok filmde, dizide kitaplarından alıntılar yapılıyor, ya da nasıl hala ilham olabiliyor tüm bunlara?" dedi.

Oğuz Atay’ın insan ruhunun derinlikleri ile ilgilendiğini, insanın mükemmel olmadığını, özünde iyilik kadar kötülükte barındırdığını belirtti.

Büyük yazarın kitaplarından yaptığı derlemeleri anlatan Kayacan, Oğuz Atay'ın insanın samimi olması gerektiğini, ölüm karşısında aciz kaldığını, nasıl olması gerektiğini hissettirdiğini anlattı. Ünlü yazarın toplumlar ile insan arasındaki ilişkiyi, insanın geriye dönüp kendisine sormasını, yaşamında başkalarına ve kendine ne katabildiğini, nasıl olması gerektiği Oğuz Atay'ın altını çizerek hissettirdiğini anlattı.

Varoluşu, İnsan ruhunun farklı biçimlerini sorgulayan Oğuz Atay, ölümünün 39. yıldönümünde hala anılıyorsa, bunu eserlerindeki "samimi insan portresine" borçlu olduğunu söyledi.

Oğuz Atay'ın romancılık anlayışını ise kendinden sonrakilere ilham verdiğini, metinler arası  özellikleri, oyun, mektup, şarkı, ansiklopedi maddesi gibi bir çok yazın biçimini barındıran bir metin ürettiğini ve yazarın çok sesliliğe  ulaştığını anlattı.  

Büyük yazarın, sistemin bireyi denetleyip düzene uydurmasındaki acımasızlığı, modern toplumla birey arasındaki uzlaşmaz çatışmayı mizahi ama kötümser bir bakış açısıyla değerlendirdiğini, söyledi.

Hüseyin Kayacan yaptığı sunumun sonunda Oğuz Atay'ın bazı sözlerini dile getirdi.

Yavuz Atay; Oğuz Atay Anıları

İnebolu doğumlu büyük yazarın kuzeni Yavuz Atay, yapacağı konuşmayı 3 kategoride olacağını belirterek, anne ve babasından aldığı değerler, aydınlardan aldığı değerler ve eleştiriler ile anılardan ibaret olacağını söyledi.

Bazı aydınların yaşarken öldüğünü, bazılarının ise öldükten sonrada yaşamaya devam ettiklerini belirtirken, Oğuz Atay’ın 39 yıl önce yaşama veda etmesine rağmen hala yaşadığını söyledi.

Yavuz Atay,  Oğuz Atay'ın genlerini annesinden babasından aldığını, babası Cemil Atay'ın uzun yıllar hakimlik ve milletvekilliği yaptığını, Devrekani doğumlu olduğunu söyledi.

Oğuz Atay'ın Türk solundaki bazı aydınları eleştirirken, halkın evrensel ruhuna inanan, onu tanımaya çalışan "gerçek aydınlar toplumu"  ile halkın aydınlanacağını belirttiğini dile getiren Yavuz Atay, büyük yazarın günümüze bakışını, batı ile ilgili görüşlerini bu gün ile eşleştirmeler yaparak anlattı.

Oğuz Atay ile ilgili anıların anlatan Yavuz Atay, bugün çoğalan hatalara karşı Oğuz Atay'ın silgisine ihtiyaç olduğunu belirtti.

Savaş Sarıarslan: Neden Oğuz Atay, neden unutulan hikayesi.

Panelde söz alan Yönetmen Savaş Sarıarslan neden Oğuz Atay’ın hikâyesini konu alan kısa film hazırladığını ise şöyle anlattı: Oğuz Atay'ın korkuyu beklerken kitabındaki 2. hikâyesi olan Unutulan’ı filme uyarlama teşebbüsünde bulundum.

Oğuz Atay'ın bu kitapta 3 hikayesi var , beyaz mantolu adam, unutulan ve demiryolu hikayecileri bir rüya. Bu üç hikâye bana ayrı bir anlam ifade ediyor. Film çekmeye karar verdiğimde o gün ki ruhsal durumum, hem yaşadıklarım, hem de hikâye ile olan şahsi irtibatım, unutulan hikayesini filmleştirmem konusunda adeta bana bir emir veriyordu.

Oğuz Atayın bana ifade ettiği duygu ise, tutunamayanlarda diyor ki düşünceler göklere yükseliyor,

Fakat vücut toprağa bağlı. Bana göre Oğuz Atay'ın esas trajedisi bu sözlerde saklı.

Prof.Dr.Dilek Yalçın Çelik; Oğuz Atay Okumak Kazançtır

Hacettepe Üniversitesi öğretim görevlilerinden Prof.Dr.Dilek Yalçın Çelik, Oğuz Atay’ın edebiyatla ilişkilerini anlatırken, onun post modernist bir yazar olduğunu belirtti.

Oğuz Atayı okumak bir kazançtır.  Oğuz Atay boş adam işi değildir Oğuz Atay her yerde okunmaz. Metroda, deniz kenarında, otobüste okunmaz.  Oğuz Atay'ı okumak ciddi bir iştir. Orada size verdiği doneleri bilmek zorundasınız. Onu okumak bir dönemlik bir iştir.

Oğuz Atay diyor ki edebiyat insanı anlatır. Nermin Uygur da bunu söylüyor Edebiyat insanı anlatır. Oğuz Atay insanı dışarıdan görmez bilinçaltını gördüğünü belirtir. İnsanın bilinçaltını okumak için Freud okumak zorundasınız. Oğuz Atay sezgi yoluyla aldığı bir yapıtı sanat yoluyla bana vermiştir. 1970 te bilinç akımı adını kullanmıştır. Bu çok yeni bir şeydir. Oğuz Atay Tutunamayanlar’da, "Bilinç akımı" tekniğini kullanarak 30-40 sayfa nokta ve virgül kullanmadan cümle kurmuştur. Hepinizin bir yazar dostu olsun. O yazarın ilk eserinden son eserine kadar hepsini okumalısınız. Onunla gelişelim onunla büyüyelim, onunla farklılaşalım. Ne kadar çok yazarınız varsa o kadar dünyanız var demektir.

Modernist romanı okumaya başladığınızda dünyayı sorgulamaya başlarsınız. Oğuz Atay'da bu dünyayı sorgulamıştır. Oğuz Atay Türk edebiyatındaki yerine bakarsanız ilk eserleri 1972 de yayınlanıyor ve ölene kadarda art arda çıkıyor. Oğuz Atay gibi erken ölümlerin edebiyatçılara katacağı çok şeyler var. Ne mutlu size ki Oğuz Atay size ait, İnebolu'ya ait bir yazardır. Bunun için çok gururlanmalısınız. Ne mutlu bize ki Türk edebiyatının bir yazarı. Bizim için çok önemli değer ve biz derslerde onu okutuyoruz. Öğrencilerin okuma düzlemini biraz daha yükseltmek istiyoruz.

Konuşmaların ardından konuklara ve etkinliğe katkısı olanlara plaketleri verildi.

Güncelleme Tarihi: 21 Aralık 2016, 14:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner6

banner5