Cezaevinde Güçlendirme ve Onarılma İstiyoruz

Cezaevine bir tane inşaat mühendisinin hazırladığı güçlendirme ve onarılmanın mümkün olmadığını belirten raporu sivil tıoplum kuruluşlarını bir araya getirdi.

Cezaevinde Güçlendirme ve Onarılma İstiyoruz
banner3

Sivil toplum Kuruluşları Cezaevine sahip çıktı

İlçemizde bulunan sivil toplum kuruluşları cezaevinin kapatılma ihtimaline karşı toplantı hazırladı.

3 Mayıs 2017 Çarşamba günü İnebolu Şoförler ve Nakliyeciler Odasında bir araya gelen, İnebolu Belediye Başkan Vekili (Mete Yeni), Ticaret Odası Bş.(Şakir İşeri, Bülent Yağcıoğlu), Esnaf Odası Bş.(Ahmet Çölmekçioğlu-İsmail Çakır-Cengiz Kaba), Şoförler Odası Bş.(Metmet Sıtkı Ercankal), Ziraat Odası ( Genel Sekreteri Gizem Baş), Nakliyeciler Kooperatifi Bş.(Ali Kök), Balıkçılar Kooperatifi (Ahmet Çelebi), Karadeniz Tur Kooperatifi ( Yaşar Denizgezen), Muhtarlar Derneği Bş.(Ahmet Çakılcı),  Kızılay Bş.(Ahmet Çeçen), İnebolu Kültür ve Sanat Derneği (Hasan Gündüz), Ankara İnebolu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ( Bülent Yılmaz), İstanbul İnebolulular Derneği (İsmail Karakoca), Ak Parti Bş.(İsa Karamehmetoğlu), CHP (Ziya Alp,Ramazan Kayacan), İnebolu Postası (Cemal İlyasoğlu)’nın katıldığı “CEZAEVİNDE GELİNEN NOKTA” tartışıldı.

İnebolu M Tipi Kapalı Cezaevi Kurumu’nun fiziki yapısı ile ilgili hazırlanan olumsuz raporlar sorununun tartışıldığı toplantının yönetimi ve açılış konuşması, daha önceki Esnaf ve Zanaatkarlar Odasında yapılan toplantıda belirlenen, Kızılay Şube Başkanı Ahmet Çeçen tarafından yapıldı.

Çeçen; "Oturum İznini Verende Rapor Hazırlatanda Aynı Kurum"

 Ahmet Çeçen; İnebolu hepimiz için çok önemlidir. İlçemizde faaliyet gösteren cezaevi kurumunun kapatılmak istenmesi ve zemin etüd raporlarının olumsuz gelmesi, ekonomik ve manevi olarak  hepimizi üzmüş ve ilçemizde yaşayan sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesini zorunlu kılmıştır. İlçemize yapılacak olan her türlü yatırım ve faaliyetlerde çok önemli bir faktör olan hükümetimizin ilçemizdeki temsilcisi Ak Parti ilçe Başkanı İsa Karamehmetoğlu’da aramızdadır. Toplantıya katılımından dolayı kendisine teşekkür ediyorum.

Ahmet Çeçen ; Şu an da ki projeler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bütçesinden pay ayrılarak etüd yapıldı. Aynı cezaevi  eski adı ile Bayındırlık Bakanlığı tarafından proje çıkartılıp yapılıp 1991 yılında teslim alındı. Hiçbir şeyi değişmeyen cezaevinde aynı kurumun bakanlığı yaparken, şimdide aynı kurumun bakanlığı tarafından olumsuz rapor veriliyor.

Cezaevi ile ilgili yaptığı çalışmaları “CEZAEVİNDE GELİNEN NOKTA” başlığı ile anlatan İnebolu Postası Gazetesi Kurucusu ve Yazı İşleri Müdürü Cemal İlyasoğlu, toplantıda, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 16.02.2015 tarihindeki teknik raporu dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı Teknik İşler Dairesi Başkanlığı’nın bir İnşaat Mühendisinin imzası ile çok basit olarak hazırlattığı, cezaevinde “güçlendirilme ve onarılma ihtimali bulunmamaktadır” teknik raporunu okuyarak konuşmasını sürdürdü.

CEZAEVİNDE GELİNEN NOKTA

16.02.2015 tarihinde İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığına, Kastamonu Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Oktay Marşap imzası ile gönderilen inceleme teknik raporu şöyledir.

Yapım tarihlerinin eski olması nedeni ile 2007 tarihli “Deprem bölgelerinde yapılacak binalar hakkında yönetmelik” hükümlerine göre İnebolu M Tipi cezaevinin günümüz inşaat projelendirme ve yapım standartlarına uygun olup olmadığının tespiti amacı ile Bakanlığımızca yetkili/lisanslı kuruluşlara “ Riskli Bina Tespiti” (Depremsellik Analizi) yaptırılması istenmiştir.  Bu doğrultuda yapılan  jeolojik/jeoteknik Etüd raporu sonucuna göre,  binada can güvenliği ve hemen kullanım performansı seviyelerini sağlamadığı ve her iki performans seviyesinin de göçme durumunda olduğu gözlemlendiği ve binanın yıkılmasının daha iyi olacağı kanaatinin bakanlığın teknik personellerince değerlendirilmesine bırakıldığı belirtilmiştir.

Haziran 2016 da hazırlanan teknik raporun sonucu ise, Adalet Bakanlığı Erdoğan Böcek Teknik İşler Dairesi Başkanlığı tarafından, cezaevi binalarında inceleme ve tetkik yapıldığı belirtilerek ve çok basit bir şekilde bir tane inşaat mühendisine imzalatılarak, son teknik rapor olarak, 10.04.2017 tarihinde İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.

Çok basit olarak sonuçlandırılan ve bir tane inşaat mühendisinin hazırladığı tetkik ve inceleme raporu ele alındığında ilçemizin daralan ekonomisini daha da içinden çıkılmaz hale getirecektir.

İnebolu M Tipi Kapalı Cezaevi Kurumu’nda 15.02.2015 tarihli yapılan jeolojik/jeoteknik Etüd raporu sonucu  27.06.2016 da gönderilen yazı  ve ardından 10.04.2017 günü gelen, Adalet Bakanlığı Teknik İşler Daire Başkanlığı tarafından yapılan tetkik ve inceleme zemin etüd raporları sonucu cezaevinin onarımı veya güçlendirme yapılarak binaların sağlıklı bir duruma getirilmesi ihtimali bulunmamaktadır, yazısı ile  son günlerde yapılan alım ihalelerinin geçen yıllara göre miktarlarının kısa süreli  ve düşük tutulması, ileriye dönük yatırımların ötelenmesi söylemleri,  ilçe esnafını, kurum çalışanlarını ve ailelerini ,“ kurumun kapanacağı endişesi” içine sokmuştur.

İlçe gündemine oturan olumsuz rapor ve raporun hazırlanma şekli, güçlendirilme projesinin hazırlanmasına olanak sağlamadan sonuçlandırılması, önce; gazetemizi, ilçemizdeki sivil toplum kuruluşlarını, esnaflarımızı, burada çalışan memurlarımızı ve ailelerini rahatsız etmiş, endişe ve kaygı içine düşürmüştür

İnebolu M Tipi Kapalı Cezaevi, 120 çalışanı, 530 civarında mahkumu ile güvenlikte görev yapan subay astsubay ve askerler baz alındığında Abana, Ağlı, Doğanyurt gibi küçük ilçelerin memur sayısına denk gelen çalışanı olan, ilçemiz için çok önemli bir kurum. Bu önem, kurumun içinde bulunan 700 kişinin günlük ve aylık iaşe giderindeki sebze, meyve, yemek, bakkaliye, tuhafiye, kömür, benzin, mazot, araç ihaleleri ile ziyaretçi ve her yıl en az 10 kişinin işe alınması olarak bakıldığında, ve hatta burada çalışanların ev kirasından sanayide araç bakımına okullarımızdaki öğrencilerinin  masraflarına, gıda harcamalarına kadar ve hatta ve hatta cezaevine ziyarete gelenlerin, taksi şehirci dolmuş ve ilçede ki yapmış oldukları harcamalar göz önüne alındığın da,  ekonomik olarak bu önem daha da artmaktadır.

Cezaevinin ilçemizden gitmesi veya kapatılması ya da yeni cezaevi yapılması için kısa süreli kapatılması, Ağır Ceza Mahkemesi’nin de ilçemizden başka bir bölgeye kaydırılması anlamına gelecektir.

Cezaevinin fiziki yapısından alınan örneklerin sonucu olarak hazırlanan raporun, binada güçlendirilme ve onarılmanın mümkün olmayacağı şeklinde tutulması, alternatiflerin önünün kapatılması,

22.07. 2016 da gelen teknik rapora rağmen 9 aydır çözüm yoluna gidilmemesi ve bulunmaması, yer arayışlarının çözümlenmemesi, İnebolu’nun bitirilmek istendiği yorumlarını güçlendirmektedir.  Güçlendirilme ve onarılmanın mümkün olduğu halde, bir inşaat mühendisinin kararı gereği ihtimal dahi verilmemesi, ateşten değnek olan bu sorunun gizli tutulması, ilçeyi bitireceği gibi geri dönülmez bir sonuçla karşılanacağı, cezaevi gibi önemli bir kurumun kapatılmak istenmesi yada hazırlıklarının yapılması, birilerinin bu ilçeyi gözden çıkarmış olduklarının göstergesi olduğu,  zaten daralan ekonominin tamamen bitmesi anlamına geldiği şeklinde yorumlanmaktadır.

İnebolu Postası olarak bu raporlara ulaştığımızda “CEZAEVİ KAPANACAK MI” başlıklı manşet haberimiz ile duyurmuştuk. Gazete olarak yapmak istediğimiz, sadece bu raporun üzerine gidip çözüm yolu bulunması, güçlendirilme veya onarılmanın yapılması yada yer bulma gibi başka alternatiflerin bir an önce değerlendirilmesi gerektiğini düşünürken, bizler toplantılarda dile getirirken,    ne üzücü ki bu haberimizde art niyet arandı. Spekülasyon arandı.

Aynı teknik raporu Tic. Odası Başkanı Şakir İşeri giden vali Mesut Yıldırımın toplantısında dile getirdiği zaman yine yanlış anlaşıldı.

Anlaşılıyor ki ateşten değneğe kimse dokunmak istemiyor.

Hatta bu kadar çok hükümlünün içeride olduğu bir dönemde cezaevi kapatılamaz şeklinde söylemler yayıldı. Ancak, Türkiye’de 250 civarında cezaevi var. Her cezaevine 2 şer mahkum, birer çalışan gönderseler,  1 hafta da kurumun kapısına kilit vurulacağı bilinmelidir. 

İlçemizdeki mevcut cezaevi sorununa,  aktif durumda iken bir an önce çözüm yolunun bulunması gerektiği kanısındayım. Cezaevinin kapatılması, başka bir bölgeye taşınması ilçemiz için felaket olacaktır.

Adalet Bakanlığının yeni tip kampüs şeklinde cezaevleri yapımı düşünüldüğünde ileriye dönük yer ve arazi bulunmak zorundadır. 

Ola ki, şu an bir şey olmayacak, cezaevi kapanmayacak denilerek sorun ötelense veya başka sözler verilse dahi, 5 yıl yada 10 yıl sonra mevcut rapor göz önüne alınarak, her zaman sorun kapımızda olacaktır.  Bunun için cezaevi sorununu ileriye dönük düşünülerek çözüm üretilmek zorundadır.

Bunun için ilçe sivil toplum kuruluşları ve siyasiler olarak, yöneticilerin, kısır çekişmeleri bir tarafa bırakarak, sen yaptın ben yaptım niyetlerinden önce, hepimiz sahip çıkmak zorundayız.

Bu sorunumuza  bu ilçede yaşayan, çocuklarının geleceğini burada sağlayan, buradan ekmek yiyen, hepimizin sahip çıkması gerekiyor.

Sorunun kaynağında olanların bazıları kıdem almak ve görevlerinde yükselmek için gözlerini kapatabilir ya da susabilir. Soruna el sürmek istemeyebilir. Onlar için değişen bir şey olmayacaktır. Bu konuda başkalarına güvenmek ve verilen sözlere inanmaktan öte, somut adımları atmalarını sağlamak ve bunları adım adım görmek zorundayız. İhtimale yer vermemeliyiz.

Bizler HER ŞEY İNEBOLU İÇİN şiarından yola çıkarak hepimizin ortak davası olan cezaevi konusunda tüzel kişiliklerimizi bir kenara bırakarak kol kola girmek zorundayız.

  Bunun için

  1. ACİL EYLEM PLANI HAZIRLAMAK zorundayız.
  2. Cezaevi aktif durumda iken mevcut teknik rapora itiraz ederek, başka bir teknik ekibe güçlendirme ve onarma projesi hazırlatılmalıdır.
  3. Türkiye de başka yeni yapılan cezaevleri de göz önüne alındığında Cezaevinin üst tarafında bulunan arazinin tahsis edilerek, yeni T Tipi Kapalı Cezaevi’nin kapalı bölümü yapılabilir, yapıldıktan sonra da mevcut cezaevi Açık Ceazevine dönüştürülmesi sağlanabilir.

Bu sayede mağdur durumdan haklı çıkarak cezaevini büyütmüş olduğumuz gibi kadro ve mahkum sayısı daha da artarak, ilçemiz ekonomisi daha da güçlenecektir..

  1. Son 5 yılda Türkiye’nin bir çok ilinde yeni yapılan cezaevleri ilçe veya il merkezinin 15-20 km. dışarısında olduğu görülmektedir.

     2012 de açılan Karabük T Tipi Kapalı ve Açık Cezaevi  70 dönüm üzerine kurulmuştur. 269 personel görev yapmaktadır.

     2016 da açılan Ardahan T.Tipi Kapalı ve Açık cezaevi 17.683 metre karedir.

     2011 de açılan Bafra T.Tipi Kapalı ve Açık cezaevi 90 dönüm arazi üzerine kurulmuştur. 260 personel ve 1200 hükümlü bulunmaktadır.

    2014 te kurulan Söke cezaevi  75 dönüm arazi üzerine kurulmuştur

    2015 te kurulan Samsun Çatkaya T Tipi Kapalı ve Açık cezaevi 30 dönüm arazi üzerine kurulmuştur

  1. İnebolu cezaevi sorununu araştıracak içinde hükümet temsilcisinin de olduğu bir araştırma komisyonu kurup olayın takipçisi olmalıyız.

  Karamehmetoğlu; Şu An için Kapatılma Söz Konusu Değil

Ak Parti İlçe Başkanı İsa Karamehmetoğlu; Öncelikle İnebolu’yu ilgilendiren böyle bir meselede bir araya gelebilmek çok önemli, bu birlikteliği daha önce ilçemizden giden tekstil fabrikası sorununda da toplayabilseydik daha iyi olacaktı. Cezaevi sorunu ile ilgili bir araya gelinmesini çok önemsiyorum. Bundan sonra İnebolu’yu ilgilendiren ne varsa her zaman toplanalım. Her şeye açığız. Tekstilinde manava, ilçe esnafına katkıları vardı. Aradan 1 yıl geçti yerine başka bir firma geldi, O kadar sayı yakalanmasa da çalışıyor. Buna da şükürler olsun.

Cezaevinde ki 120 çalışanın 45 tanesi de İnebolulu. En azından 45 kişiye iş verebiliyorsak bu bizim için çok önemli. Bu 45 aile demektir. Bu tür olumsuz belgeler, mühendis raporları var. Ancak bende özellikle Vekilimiz Hakkı Köylü ile görüşüyorum. Cezaevinin şu an bu şekilde kapanması söz konusu değil. Ama Cemal Beyin söylediği gibi, güçlendirme konusunda bastırıyorum. Burayı bir an önce faaliyette iken, çalışırken, ne kadar masraf gidiyorsa güçlendirmeye aldıralım ve burayı güçlendirerek kurtaralım istiyorum. Yeni tip kampüs şeklinde cezaevleri söz konusu. Ama hepimiz biliyoruz ki ilçemizde yer sorunumuz var. Kampüs şeklinde cezaevi için 80-100 bin dönümlük yer bulmak gerekiyor. Biz kampüs tipi cezaevi yaptırmanın peşine gidelim, ama önceliğimiz şuan ki cezaevini açık tutmak. Ama şuna emin olun cezaevinin kapatılması söz konusu değil. Şu an da böyle bir tehlike yok. Hakkı Köylü vekilimiz bu konuda yetkili ve bilgili. Hatta bu güne kadar her yıl Ağır Ceza Mahkemesi ilçemizden gitme tehlikesi yaşamıştır ve bunu Hakkı Köylü her yıl durdurmuştur. Ağır Ceza Mahkemesinde Cide dosyaları fazla olduğu için ve Cide’den İnebolu’ya ulaşım zor olduğu için Kastamonu’ya geçmek istiyor. Ağır cezanın olduğu yerde cezaevi kapatmak çok zor. Ağlı’da ki bir okulun cezaevine dönüştürülme projesi vardı, bu sonuca ulaşmadı ve kabul görmedi. Devrekâni’ye açık cezaevi söylemleri dile getiriliyor, Ancak böyle bir şey yok. Söylemlerden yola çıkarsak başarılı olamayız.

Cengiz Kaba; 30-70-80 dönümlü cezaevlerinden söz ediliyor. Cezaevinin üzerinde ki arsa kamuya mı ait burası cezaevine katılabilir mi? Buna ne diyorsunuz. Orman arazisi sosyal tesis için alınabilir ama bir süre sonra cezaevine teslim edilebilir.

İlyasoğlu; Böyle Rapor Olduğu Sürece Sorun 5-10 yıl Sonra Yine Karşımıza Çıkar

Cemal İlyasoğlu; Orman İşletmesi’ne ait arazilerde istenilen büyüklükte yerlerin olduğu dile getiriliyor. Ancak, yasa da eğitim sağlık veya sosyal tesis gibi yerlere arazi tahsisi yapılabileceği  belirtiliyor. Sanayiye veya konuta yer verilebiliyorsa cezaevine de verilmelidir. Bunun için yasada ki arazi tahsisi yapılacak kurumlar içine cezaevi de katılabilir.

Diyorsunuz ki kapatılmacak ve boşaltılmacak. Ancak böyle bir sorun varken 5 yıl yada 10 yıl sonra yine böyle bir sorun ortaya çıkacak. Bundan dolayı bunun önüne geçmek için şimdiden büyük bir alan bulunmak durumundadır.

Bir araştırma komisyonu kurup olayın takipçisi olmalıyız.

İşeri; Başka Yerlerde Orman Vasfını Tanıyan Yok

Şakir İşeri; Orman Arazisi denilen bu sorun ilçemizde gerçekten bizim başımıza bela. Bunu ilk oda olarak sanayi arsasında yaşadık. Halada yaşıyoruz ve aşamadığımız bir şey. Biz bu birlikteliği her zaman sağlarsak Orman Bakanlığına gittiğimiz de bu sorunu çözecek güçte oluruz. Safranbolu da vatandaş ormanın içine ev yapmış ve bu kesinlikle sosyal tesis falan değil. İstanbul da stadın yanında Vadi İstanbul evleri ormanın içine yapılıyor. Yani güçlü olmak birlik ve beraberlik içinde olmak gerekiyor. Sanayimiz yok, cezaevi diyoruz, önümüze orman çıkıyor. Büyüyemiyoruz. Evrenye’ye, Kayran’a, Çuha Doruğuna kadar İnebolu ve yeni yol güzergahında da bir çok yer var. Hepsi de orman vasfında. Başka yerlerde orman arazileri sanayi arsasına, fabrikalara, villalara ver veriyorsa, burada vermiyorsa, bu ilçedeki idarecilerin bastıramamasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Mesela kıyı kenar çizgisi denilip birçok yatırım engelleniyor, ama bakın ki Doğu Karadeniz’de böyle bir yasa falan yok.  

Çakılcı; Milletvekilleri sizleri de Kandırabilir.

Ahmet Çakılcı; Olayı oldu bittiye getirebilirler. Olayın arkasındayız diyen Milletvekilleri sizleri de, bizleri kandırabilir. Bunun için bizde, burada bulunanlarda sizin peşindeyiz. 80 yıldır dedemin ektiği tarlayı ağaç bastı diye orman işgal ediyorsa, cezaevinin yeri için de orman yer verebilir. Demirci Köyü güzergahında çok büyük arazi var.

Ahmet Çömlekçioğlu; Orman vasfındaki arazilerin kamulaştırılarak cezaevine yer bulamaz mıyız.?

Ramazan Kayacan; Engel olarak ormanı öne sürmek yanlış, çünkü orman devletinse cezaevi de devletin. Kampüs tipi Cezaevi için orman arazisinden faydalanmalıyız.  

Ziya Alp ; İnebolu’nun sorunlarını konuşmak için ara ara bu şekilde toplantıları sürekli hale getirmeliyiz.

Ali Kök ; Cezaevinin fiziksel yapısında ve içerisinde daha sosyal yaşanabilir iyileştirmelere gidilmelidir.

Bülent Yağcıoğlu; İlçemizdeki sorunların takibi için, sivil toplum kuruluşlarının birlikteliğinde, içinde hükümet temsilcisinin de olduğu İnebolu Platformu adında birlik kurmalıyız.

Güncelleme Tarihi: 11 Mayıs 2017, 17:24
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner6

banner5