Büyüyünce 'büyük' adam olacaklara !

  Son günlerde tekrar gündeme gelen "acımasızca öldürüldü" haberlerinden sonra bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum..

Haberleri açtığımızda karşımıza çıkan son dönemdeki babası tarafından dövülerek öldürülen çocuk ve  kopya çekmesine anlayış göstermediği için öldürülen genç bir kadın haberlerini her düşündüğümüzde çoğumuzun aklına gelen soru şu oldu bir insan diğer insana nasıl böyle bir şey yapabilir? Baba ile çocuk arasında olması gereken o muhteşem bağa rağmen ne yazık ki artık onlar aramızda değil..

Tüm bu inanılmaz olaylar da bu eylemleri yaptıran ne olabilirdi?Pek çok uzmanın hem fikir olduğu bir kaç cevap var aslında bende sizlere bu yazımda bunları anlatmaya çalışacağım.Anne babalarımızdan hayatta kalabilmeyi öğreniyoruz ama anne babalarımız sevgi dilini bilmiyor ise sadece nefes alan canlılar olarak hayatımıza devam ediyoruz aslında.Öyle ki bir çocuğu dünyaya getirirken öncelikle şu soruları anne babanın dürüstçe cevaplayabilmesi gerekir.

Çocuğumun ihtiyaçlarını karşılayabilecek sabır ve şefkate sahip miyim?

Çocuğumla oyun oynayabilecek enerjim var mı ya da buna zaman ayırabilir miyim?

Çocuğumun iyi bir insan olması önemli mi?

Bir çocuğu koşulsuz sevebilir miyim ?

Çocuğum her düştüğünde onu kaldırmamam gerektiğini bilecek ve onun düştüğü yerden kendinin kalkmasına izin verebilecek miyim ?

Evet bu sorulara samimi ve dürüstçe cevap verebilmek mühim elbette çünkü bir çocuğu yetiştirirken sizin hazır oluş durumunuz ileride belki bir psikopat yaratmayabilir ama yaratma olasılığını da göz ardı edemeyiz.Son yıllarda ebeveynlerin çocuk yetiştirirken  daha dikkatli ve özverili olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Öyle ki bir çok anne baba  ne yazık ki çocuğu için en iyisini isterken insanların duygularını umursamayan , kendisinden başkasının haklarını düşünmeyen nesiller yetiştiriyor.Haberlere yansıyan son olaylarda da tahammülsüzlüğün , sevgisizliğin , merhametsizliğin örneğini gördük.Bu insanlar bir anda böyle olmuyorlar , yani bir anda çileden çıktım ya da kontrolümü kaybettim gibi söylemler tam olarak gerçeği yansıtmamaktadır.Sürekli koşullu (şartlı-eğer-yaparsan) sevilen , her istediği yerine getirilen , şiddet gören , sürekli aşağılanan ya da sürekli poh pohlanan çocukların ruh sağlığının sağlıklı olmasını bekleyemeyiz.Vicdan gelişimi çocukluk döneminde tohumları atılan bir gelişimdir.Sizler bu tohumları ne kadar doğru bir şekilde ekip biçer ve budarsanız meyvesi o kadar  şahane olacaktır.Bir çocuk sınav sonuçlarının iyi olduğu kadar kötü de olabileceğini , olumsuz durumların da hayatının bir parçası olduğunu öğrenmelidir. Toplum olarak bir diğer yapılan yanlış da sürekli  mutlu olma ihtiyacıdır.Sürekli mutluluk mümkün olmadığı gibi sürekli mutsuzluk da mümkün değildir ve bu bilinçte çocuklar yetiştirmeliyiz.Sağlıklı bir birey olabilmenin ön koşulu tabiki sevgi ortamıdır. Daha sonrasında ise anne babalarını iyilik yaparken , kitap okurken ,bir hayvanı severken , farklı düşünce ve inançlara saygı duyarken , bir diğerinin haklarına saygı duyarken , birisi ile dalga geçmediğinizi gibi bir çok şeyi sizde de görebilmelidir.Ancak böyle çocuklarımız merhametli , insan sevgisi olan iyi insanlar olabilirler.

  Karne almaya da az kalmışken bu kez bir değişiklik yapın ve davranış notunu önemseyin..

 

                                                                                                                Suna ÖĞÜR

                                                                                                                   Psikolog

YORUM EKLE